Kategori Arşivleri: Basında Sem

AÇIK ALANDA MAKSİMUM FAYDA

Bahar ve ardı yaz, her zamanki arzusu ile yeniden doğuş ve değişimi bekliyor.  Temiz berrak sabahların, parıldayan güneşin, ormanda, bağda veya deniz kenarında bir verandanın tadını çıkarmanın tam zamanı.

Doğayla temas halinde yaşamanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha öğrendik .

Mabedimiz, evlerimiz; 21. yy koşullarıyla birlikte maksimum fayda sağlar niteliklerle zenginleştirilmiş, konforun maksimumda tutulduğu, konsept köşelerle renklenmiş tüm bir günü keyifle geçirme imkanı tanıyan yaşam alanlarımız haline geldi. Hatta ‘’Home Sweet Home’’ tabiri hiç bu kadar yerini bulmamıştı. İster terasta, ister balkonda veya bahçede olsun, açık hava salonları olmazsa olmazlar haline geldi. Alçak masa, kanepe ve koltuklardan oluşan setler, minderli dokuma rattanlar, bahçe salıncakları ve nice tamamlayıcılarla zarif, konforlu bahçe salonları dış mekanlarımızda ekstra bir incelik ve rahatlama deneyimi yaratıyor. Nitekim geçtiğimiz yılın ivmesini baz alan ev sahipleri, akıllı mutfaklar, ev sistemleri, botanik alanlar, modüler mobilyalar gibi pek çok alanda evlerine yatırım yaptı. Akılcılığı kuşkusuz olan bu yaklaşımın gelecek yıllar için de oldukça önemli bir yatırım olduğu bir gerçek. Öte yandan geçtiğimiz yılla birlikte doğayla temas halinde yaşamanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha öğrendik . 

 

Herşeye olduğu gibi pandemi koşullarına da uyum sağladığımız şu günlerde, yazın gelmesiyle birlikte özel alanlarımızdaki buluşmalara, davetlere hazırlanmanın vakti geldi.

Ofisleri, spor salonlarını, sinemaları, tiyatroları, sergileri, konserleri evlerimize taşıdık. Yeni hayatlarımıza uyum sağladık, kendi sığınaklarımızı yarattık. Pek çok ihtiyacımıza çözüm bulduk ancak insanın en büyük ihtiyaçlarından biri olan sosyalleşme olanaklarımızı kaybettik, kaybetmeliydik… Geçen yılın ardından herşeye olduğu gibi pandemi koşullarına da uyum sağladığımız şu günlerde, yazın gelmesiyle birlikte özel alanlarımızdaki buluşmalara, davetlere hazırlanmanın vakti geldi. Tabiki sosyal mesafemizi koruyarak, sterilizasyona önem vererek ve olabildiğince az sayıda insanla bir araya gelerek. Artık bunları söylemeye bile gerek olmamalı ama biz yine de üstünden geçmiş olalım. 

 

Geniş alanlara yayılan farklı oturma grupları misafirlerinizin kişisel konfor tercihleri için iyi bir alternatifken aynı zamanda kendilerini rahat hissedecekleri bir açık alan sunmanız tedirgin olmadan keyif almaları için özgürlük alanı tanır. Açık alan mobilyada temel olarak kolay temizlenebilir, konforlu, dış mekan koşullarına dayanıklı ürünler tercih edilmeli(2021 Outdoor mobilya trendlerinden önceki sayıda bahsetmiştim göz atabilirsiniz). Yeni nesil led aydınlatmalı ve dekoratif puflar da bu özel günlerin vazgeçilmez tamamlayıcıları..

 

 

 

 

Davetlerde bistro kullanımı davetlilerin enerjisini yüksek tutmak, iletken bir iletişim sağlamak adına işlevsel.

Yiyecek ve içeceklerin paylaşımına engel olmak ve kişiye özel servis için davetlerde bistro kullanımı her zamankinden daha önemli. Aynı zamanda davetlilerin enerjisini yüksek tutmak, iletken bir iletişim sağlamak adına işlevsel. Puflarda olduğu gibi bistrolarda da led aydınlatmalı ürünler oldukça popüler. Hoş bir davet için dikkat çekici ve etkileyici olduklarını söylemek mümkün. Davetkar ve şıklar.

 

 

 

Bir yandan pandemi koşullarında self servis oldukça önemli bir hususken diğer yandan iştah açıcı samimi bir ortam tüm misafirleri mutlu etmek için güzel bir sebep. Açık alan barbekü ve fırınlar arz- talep karşılama konusunda bambaşka bir boyutta artık. Benim diyen şefleri kendine hayran bırakan tasarımlar görüyoruz. Palazetti ve DFN özellikle bu alanda benim favorilerim. 

 

İç mekanlarda kullandığımız teknolojileri açık alanlara entegre etmek günümüz teknolojisiyle oldukça pratik. Açık alanda projektörle yansıtılan bir konser ve ya ikonik bir film sahnesi hoş bir atmosfer yaratır. Ses sistemini görüntüden ayrı tutmakta fayda var, kimseyi uyutmak istemeyiz.

 

Ateş başında dostlarla yapılan derin bir sohbet geleceğe bırakılacak zengin bir anı.

Hafif esintili bahar-yaz akşamları için ateş çukurları açık hava davetlerinin en keyifli deneyimi. Günün tatlı yorgunluğuyla ateş başında dostlarla yapılan derin bir sohbet geleceğe bırakılacak zengin bir anı… Modüler – portatif ateş çukurları tercih edilebileceği gibi bahçenizin bir bölümünü tamamen bu alana ayırıp ateş çukuru ve etrafına şık bir oturma grubuyla dekoratif bir köşe de yaratabilirsiniz.

Bu özel günlerde misafirlerinize eşlik eden minik dostlarımız için bahçemizin birkaç noktasına mama ve su kapları yerleştirerek onları da mutlu etmeyi unutmayalım.

Her şey bittiğinde, hep birlikte kutlayabileceğimiz güzel günlere…

 

Doğa bize ne fısıldıyor?

Son zamanlarda geçirdiğimiz zorlu günlerde doğanın hissiyatını daha iyi anlamamıza neden oldu fakat evlerimizde izole olmuşken kalabalık yerlere karışmadan kendi bahçemizi ve dünyamızı yaratabiliriz bu yüzden bahçelerimiz ve kendimize özel alanlarımızı daha iyi bir şekilde planlayıp kendimize nefes alabileceğimiz alanlar oluşturabiliriz.  Temiz hava ve güneş ışığının bağışıklık sistemimiz için gerekli olan D vitamini sağlayarak hastalıklara karşı koruma kazandırdığını biliyoruz. Havada dolaşan yüksek enerji, zor günlerde bize yardımcı olabilecek en güzel şey. Durup biraz düşünelim ‘Doğa bize ne fısıldıyor?’

Baharın gelmesiyle güneşte sıcak yüzünü bizlere göstermeye başladı hal böyle olunca dış mekânlarda geçirdiğimiz zaman uzadı. Şehrin kaosunda yaşarken yeşil alanlara da özlemimiz artıyor. Evinizin bir parçası haline gelen bahçelerinizi de unutmamak gerekir. Doğayla iletişim halinde olmanın faydaları bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek. Artık iç mekân kadar dış mekânın dekorasyonu da önemli bir hal aldığını biliyoruz. Markalar açık hava alanlarının mobilyalarının hava koşullarına uygun materyal ve tekstillerden üretmektedir.  Dayanıklılık ve estetikten ödün vermeyen tasarımlarıyla açık havada tüm koşullara kolaylıkla uyum sağlayabilen koleksiyonları, ergonomik yapısıyla da ön plana çıkıyor. Tik, sentetik rattan ve alüminyumu profesyonel işçilikle harmanlayan marka, biçim, renk, derinlik gibi detayları takipçilerinin tercihlerine uygun şekilde kurguluyor.

İç mekânda yemek pişirmek kadar bahçenizde de bu güzel keyfin tadını doğayla birlikte çıkarabilirsiniz. Eğer bahçede yeterli alana sahipseniz mutfak yapan firmalardan destek alarak bahçenize uygun bir mutfak ünitesi de tasarlatabilirsiniz. Bu tarz mutfaklar arasında en çok tercih edilen, dış kaplaması doğal taş olan modellerdir. Buradaki en önemli kıstas ise mutfak malzemesinin dış mekân koşullarına uygun olması ve ‘durability’ güvenilirliği. Evler artık dış mekâna taşınıyor. Outdoor mutfaklar, banyolar kesinlikle hem pratik hem de çok keyifli.

Havaların sıcaklığıyla dış mekândaki süremizi artırmaya çalışıyoruz. Yaz aylarında çok daha aktif hale geleceğimiz bahçeleri daha verimli ve güzel vakit geçirebileceğimiz şekilde dizayn edebiliriz.  Bir yaz gecesi bahçenizde yıldızların altında uyumak oldukça keyifli olacaktır. Şimdi durup dinleyin doğa size ne fısıldıyor?

A.Ozan Ekşi

 

Aydınlatma unsurlarının yaşantımızda ve dekorasyonda ki vazgeçilmez önemi

Evler, ofisler, sokaklar dünyanın neresinde olursa olsun yapılar iyi aydınlatmaya ihtiyaç duyar. İnsanların içinde yaşayacakları evlerin ve kullanım alanlarında ki en temel ve ihtiyaç duyulan unsurlarından bir tanesi aydınlatmadır. Bu yüzden aydınlatmanın kullanımı mimarlıkta son derece önemli bir husus olarak karşımıza çıkar.

Işık, ihtiyaç olmasının yanı sıra dekorasyonda vazgeçilmez tamamlayıcı bir unsurdur. Genellikle mimarlar tasarımda aydınlatma kullanımını insanlara, daha aydınlık ve ferahlık hissi verecek şekilde psikolojik olarak iyi yönde etkilemesi için tasarımlarında doğru yerlerde kullanmaya özen gösterirler. Kelvin ışık rengi ölçü birimi ile yaşantımızda seçeceğimiz aydınlatma hakkında bize oldukça bilgi verir. Örneğin, 5300-6500 Kelvin arası beyaz ışığı genellikle hastaneler tercih etmektedir bunun sebebi ise daha uyarıcı ve dikkat toparlayıcı özelliği olduğundan dolayı kullanılmaktadır. Beyaz ışığı evinizde tercih ettiğiniz zaman sizi yoran bir aydınlatma türü olacaktır gözlerinizde parıldama, kontrast ayırmada güçlük ve yorgunluk gibi sıkıntılara neden olabilir. Evlerde daha çok gün ışığı renklerini tercih edilmelidir yani 2800-3000 kelvin arasında aydınlatmayı kullanılmalıdır. Bu aydınlatma skalası enerjik hissetmeyi ve güneş ışığının insan üzerinde ki olumlu etki yaratmasına sebep olacaktır bu renkleri yaşam alanlarınızda tercih edebilirsiniz. Işık ve ruh doğru orantılı bir şekilde değişim gösterebiliyor. 

Günümüzde tasarım alanlarında ki gelişmelerin temelinde pozitif bilimlerde ki gelişmeler yatmaktadır. Pozitif bilimlerin gelişmesi insan ile ilgili tüm çalışmalarda, aydınlatmanın yan bilgi olmasının daha da öteside başlı başına bir konu olduğunu ortaya koymuştur. Mekânda ki aydınlatma ile verimlilik, performans gibi fiziksel değişimlerde oldukça önemli rol oynar. Yaşadığınız mekânda iyi görme koşullarının sağlanması için doğru aydınlatma türleri seçilmelidir. Örneğin; görsel performans düzeyinin yüksek olmasının istendiği durumlarda mekânda yapılacak aydınlatma tasarımının da mekânla birlikte tasarlanması gerekmektedir. İç mekânlarda olduğu kadar dış mekânların aydınlatmaları da önemlidir. Bahçeler, havuz kenarlarında ki aydınlatma ile atmosferi değiştirmeniz iyi bir şekilde fark yaratacaktır. Mekânsal özellikleri ve yaratılmak istenilen atmosfer en iyi aydınlatma unsurları sayesinde vurgulanabilir. Aydınlatma mekânın kimliğini ve mekânsal özelliklerini doğrudan etkilemekte ve oluşturmaktadır. 

Evinizde yaratmak istediğiniz ambiyansın yolu, belirlediğiniz ışık miktarı ve stilden geçiyor. Aydınlatma unsurları güçlü tasarımlarıyla dekorasyonu tamamlayan kilit unsurlardır. Odadaki doğru aydınlatmayı seçerek, tüm dekorasyon ve mobilyaları vurgulamak için her türlü atmosferi yaratabiliriz örneğin, odanın gerçekte olduğundan daha büyük göründüğü izlemini verecek olan aplikleri tavana doğru çevirerek mevcut alanı görsel olarak genişletebilirsiniz. Tercih edilen iç tasarım projesine göre aydınlatma seçiminde modernize ve özgünlük dokunuşunu benimseyerek geleneksel kodlarla kırmayı tercih edebiliriz. 

2020 Yılının Rengi ‘Klasik Mavi’

Pantone Renk Enstitüsü, Yılın Renginin 19-4052,  Klasik Mavi olduğunu açıkladı.  Bu yılının öne çıkan rengi, sakinliği, güveni ve bağ kurmayı kolaylaştıran özellikle de güven verici bir varoluş olarak tanımlamakta. 

5 ana renklerden olan mavi, ilk Antik Mısır çağında keşfedilmiştir doğa da sadece denizi ve gökyüzünü mavi renkte gördükleri için nesneleştirmemişler. Mavinin boyar maddelerini keşfeden rengi tanımlayan kelimelerde ilk olarak Mısır Medeniyetinde kullanılmaya başlamış ve bu boyar madde dünyanın en eski yapar boyar maddesidir. Her renk kendine özel dalga boyutuna sahiptir mavi, dinginliği sevgiyi ve sezgileri uyandırır denizi, gökyüzünü gördüğümüz zaman içimizi huzur ve sakinlik kaplıyor. Günümüzde mavinin bütün tonlarını görebiliyoruz ve yaşamımızın bütün bir kısmında bu renk vardır. Eski zamanlarda ve günümüzde de olan mistik ve değerli taşlar arasında da bu rengi oldukça görebiliriz. Nazar boncuğu, mavi dantelli akik taşı, safir, örneklerinden bir kaçıdır.  Özellikle mavi dantelli akik taşı strese, cilt hastalıklarına, kemiklere, nazardan ve olumsuzluklardan koruyucu özelliği vardır. Negatif enerjiden arındırdığı, insana mutluluk ve iyilik verdiği görülmüştür. Kararlı ve güvenilir bir renktir, güven veren bir renk olduğu için finans ve banka kurumları tarafından genellikle tercih edilmekte. Renklerin hayatımızda nasılda iyi ve kötü enerjiye sahip olduğunu anlıyoruz. 

Yüzyıllardır dünyanın her yerinde sanat eserleri, mutfaklar, tamamlayıcı ürünlerde mavi kullanılmıştır, mavi renginin geçmeyen bir modası vardır.  Mavi, genellikle bütün renklerle uyum sağlayabiliyor. Açık ve koyu tonlarını diğer renklerle uyumlu bir şekilde bir araya getirebilirsiniz. Zengin renklerden olan mavi süet, kadife gibi kumaşlarda asil bir duruş yaratmaktadır. Mavi duvarlar, tekstil ürünleri, koltuklar veya duvar kâğıtları bulunduğu ortamda çok daha ferah ve temiz bir görüntüyü ortaya çıkarır. Benim tavsiyem dinlenme alanlarınızda kullanmaktan ve görmekten sıkılmayacağınız renklerden olan mavi,  sizi dinlendirmekle beraber ruhunuzu okşar ve denizin iyot kokusunu duyduğunuzu hayal ettirir ortamın atmosferinin değişeceğini göreceksiniz.  Dinlenme odanızda aksesuarlara yer verebilirsiniz. Daha soğuk tonları seviyorsanız beyaz tonlarla maviyi eşleyebilirsiniz daha sıcak tonlarla kullanmak isterseniz yeşil, pembe ya da turuncu kullanarak daha renkli ve daha sıcak bir görünüm yaratabilirsiniz. 

2020 yılında bol bol mavi rengi göreceğiz. Modada, ev dekorunda, ürünlerin ambalajlarına kadar çeşitli yerlerde karşımıza çıkacak. Mavi renk tonu cinsiyetsiz ve mevsimsiz olarak adlandırabiliriz. Bu sene Pantone ilk defa bir rengi tanımladığında hissel olarak genişletti. Yazı ve kışı bol bol mavi rengin huzuru ve dinginliği ile geçirecek gibi duruyoruz. 

 

Doğayla Entegre Yaşamlar

Günümüz dünyasında şehir yaşamından sıkılan bunalan stres altında olan insanların ruhlarını ve bedenlerini dinlendirip keyif ve huzur aldığı kişilerle zaman geçirebileceği, dinlenebileceği kendini yenileyebileceği tek yer doğayla bütünleşmektir.

Bunun yegâne yollarından bir tanesi doğanın içerisinde doğanın verdikleri ile yapılmış statik elektrikten ve teknolojiden uzak doğa evlerinde mümkün olduğunca fazla vakit geçirerek ayağımızı toprağa basarak, taşa ağaca dokunarak negatif enerjimizi ve stresimizi atabiliriz. Doğanın bize sunmuş olduğu ağaç, taş gibi doğal malzemelerden yapılan tam anlamıyla doğayla entegre olmuş evlerde yaşamanın huzuru, uyku ve yaşam kalitesini çok yüksek olduğu bilimsel çalışmalarla da kanıtlanmış olmakla beraber yüz yıllardır da bilinmektedir.
Genellikle şehirlerde ki kaos, trafik, stres, kötü hava, kalabalık gibi bir çok etkenden dolayı insanlar gergin ve huzursuz oluyor. Büyük şehirlerde hava kirliliği oldukça fazladır bu yüzden insan sağlığına kötü bir etken oluyor hal böyle olunca herkes kendisine bir kaçış noktası arıyor bol oksijen, yeşillik, doğa gibi. Zaman zaman doğanın kalbine kendimizi bırakmamız gerekir çünkü tabiatın bize fısıldadığı huzuru tüm vücudumuzda, ruhumuzun derinliklerinde hissetmek bizi yeniden canlandıracak. Büyük şehrin kirli havasından ve kaosunda kaçarak, teknolojiden uzak doğanın kollarında bir yenilenme detoksu olarak düşünebiliriz.

Tabiatın bir diğer sihiri sudur. Suyun sakinleştirici ve negatif enerjiyi attığını hepimiz biliyoruz. Güzel bir doğa yürüyüşünden sonra sıcak su ile terapi yapabilirsiniz. Kendinizi suyun rahatlatıcı etkisine teslim etmek istediğiniz zamanlar için düşünülmüş Türk hamamı ve sauna ile güzel bir yenilenme yaşayabilirsiniz veya eşsiz doğa manzarasını karşısına alan jakuzilerde sakinliği bulabilirsiniz. Etrafa koyacağınız birkaç mum, güzel kokular hafif bir müzik size eşlik edebilir. Doğanın tüm materyallerinden faydalanmanızı öneririm.

Doğa evlerinde ısıtma için kullanılan şöminelerin gerçek odun ateşi ile ısıtılması ve o anda ateşin vermiş olduğu sıcaklık, görsellik, yanmadan dolayı kaynaklanan çıtırtı insan ruhuna iyi geldiği tedavi ettiği ve dinlendirdiği görülmektedir. Dağ evlerinde şömine ateşi olmazsa olmazlardandır. Bu tarz yapılarda mümkün oldukça günümüz teknolojisinden uzak kalınmasını öngörmekteyim. Çıtır çıtır yanan ateş eşliğinin yanında keyifli sohbet ve şaraplarınızı yudumlamanın mutluluğu içinizi ısıtmaya yetecektir. Yemeğimizi şömine ateşinde veya bir kuzinede yapıp ısımızı şömineden sağlayıp her şeyden uzakta kalarak bedensel ve ruhsal arınma yapabileceğimiz dağ evlerimizde gelenekselleşen kış tatillerimizde bu arınmayı yaparak yeni bir yıla başlamak ve yeni yılın birkaç ayında da bu mekânlar da zaman geçirmek tüm bir yılın enerjisini ve ruh dinginliğini tüm yıl sağlar.

Doğanın kalbinde hissettiren bu özel mekânlarda oksijene doyabileceğimiz, tablo gibi manzaralarda stresten uzak sevdiklerimiz ile birlikte keyifli vakit geçirmek için en güzel plan olabilir.

Mimar A.Ozan Ekşi

Güzellik yaratmak bir sanattır

Güzellik bir zevk meselesidir ancak güzellik yaratmak bir sanattır!
Günümüz kent yaşamının konut kulvarında önemli bir yenilik söz konusu. ‘Loft’ tipi daireler, bekar metropol insanının da, iki kişilik ailelerin de yaşam mekanı tercihlerinde ilk sıralara yerleşiyor. Hacim, plan ne olursa olsun yeni jenerasyon konut projelerindeki en önemli ortak nokta, küçük metrekareler ve çözüm odaklı alandan kazanma mottosu. Yaşam alanınızın ön plana çıkan özelliği metrekaresi değil, rahat, dekorasyonu iyi planlanmış ve akıllı çözümleriyle tasarlanması oluyor.

Genel olarak bu yeni yaşam tarzı öncelikle, ailelerinin apartman dairesi hayatından sıkılmış, dinamik ve iyi kazanan genç nesil tarafından ya da tempolu yaşayan yüksek gelirli profesyoneller tarafından tercih edildi ve edilmekte. Peki rahatına düşkün ve orijinal çözümler isteyen herkesin hayallerini süsleyen evler nasıl dekore edilebilir?

Yaşam alanında sürekli güzellik arayan estetik bir laboratuvar olan Driade, geniş kataloğunda; ev, bahçe ve kamusal alan mobilyalarını, günlük kullanım için sanat parçaları ve objeleri, birbirlerini uyumlu bir şekilde harmanlayan ruhlar içeriyor. Tüm bunlar, tasarım dünyasında Driade’yi benzersiz kılıyor.

Geniş hacimli, yüksek tavanlı ve büyük pencereli mekânlar için mobilya seçmek, dekorasyon yapmak, bir tarz tutturmak çok da kolay değil. Tek ve açık planlı mekân, dışarıda görünen kirişler, taşıyıcı kolonlar gibi unsurlar, dekoratif olarak fazla seçenek bırakmıyor. Örneğin klasist veya gösterişli bir dekorasyon tarzını seçmek işin doğasını bozuyor. Dolayısıyla gidilecek yolda modernist ve maskülenist davranmak, zaman zaman çağdaş sanat eserlerine veya tasarım heykellere yer vererek, vintage veya bir iki parça antika kullanarak yaşam gustosu olan bir denge kurmak gerekiyor. Elbette ki ‘rahatlık’ temasını göz önünde bulundurmak en önemli kriter: Bu noktada en konforlu yaşama, uyuma ve yemek yeme alanlarının belirlenmesi şart. Driade’de benzersiz, eklektik aynı zamanda şık ve zamansız tasarımları bulabilirsiniz. Hepsinden önemlisi bu ifade ve duyu araçları simyası içinde, neşe dolu ürünlerde herkes kendine benzeyen bir Driade bulur. Italian Creation Group bünyesinde olan 1968 yılında kurulan Driade ürünlerinden sandalye, masa, koltuk, yatak, kitaplık, aydınlatma ve ayna, halı gibi tamamlayıcı aksesuarlar dikkat çekmektedir.
Günümüzde birçok şirket tek başarısı ile hatırlanırken, Driade son 50 yıldır sadece tek bir proje ve tasarımıyla değil, sürekli gelişen bir estetik atölyesi, sanat fabrikası olmaya odaklanmasıyla anılmaktadır. Kurucuları markayı tanımlarken; “Üç temel unsurun sinerjisi: proje planlama, yürütme ve reklamcılık’tır.” diyor.


Driade Lab ekibinin yanı sıra uluslararası tasarım projeleri düzenleyen; Ed Annink, Bonaldo, Kartell, Magis, Moroso gibi önemli İtalyan tasarım şirketleri ile işbirliği yapan; Ron Arad, İngiliz avangard tasarımının öncü üsleri olarak uluslararası alanda tanınan Patrik Fredrikson ve Ian Stallard, İtalyan mimar ve tasarımcıların en önemlilerinden biri olarak kabul edilen; Carlo Colombo, zekâyı estetik oyunla birleştiren; Ron Gilad, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki çeşitli üniversitelerde öğretmenlik yapanToyo Ito ve Ludovica – Roberto Palomba gibi ünlü tasarımcılar da yer alıyor.
Kısaca, evlerimiz günümüzün adeta kişisel yaşam alanı değil de sahnesi gibi. Büyüklüğü, ferahlığı, akışkan alanları ve kokusuyla tam bir arena. Kentin tüm klişeleşmiş ve monotonlaşmış sistemine karşı bir jest gibi. Yani hayata bakışını değiştirmek ve akışını yönetmek isteyenler için kaçırılmaz bir deneyim. Neden olmasın ki?

Açık Alanlarda Alışkanlıkları Değiştiren Mutfak ve Banyolar

Bir düş mü? Hayır. Günümüzün açık hava alanları artık ‘derme çatma’ köşeler olarak değil her işlevin dört dörtlük kurgulandığı mekânlar olarak kurgulanıyor. Bu trafiğe en yeni katılanlar ise ‘mutfak ve banyolar’

Mevsim gelip kapı-pencereler açılınca ve herkes kendini balkon, teras, veranda, bahçe ve havuz çevresine taşıyınca ister istemez günlük hayatımızın pek çok ritüeli de buralarda yapılıyor. Uyku için dahi kendimizi hamağa atıyoruz. Kitaplarımızı okumak için kendimize bir köşe hazırlıyoruz. Masalar temizleniyor, spor aletleri dahi temiz havaya çıkarılıyor.

Bu trendin en son ve en önemli atağı mutfak ve banyolara geldi. Yemek yeme için zaten dışarıya alışığız ama ya pişirmek için? Basit duşlarla ferahlamayı biliyoruz ama gerçek bir dış mekân spa alanı için heyecanlanmaz mıyız acaba? Tasarım evleri ve markalar bu soruların cevabını özgürleşme ve doğayla bütünleşme isteğimizi de duyarak veriyor, banyo ve mutfakları bahçeye taşıyorlar.

Açık plan banyolarda rahatlama ve arınma

Banyo, hepimiz için evdeki en kişisel ve özel alan. Sadece temizlenmek ve arınmak için değil, banyonun yerleşimi ve renkleriyle de huzurlu ve pozitif enerji veren bir mekân olması gerekiyor. Bu duygular, beraberinde yenilenmeyi ve ferahlamayı da getiriyor. Sadece bu yüzden bile bir pencere veya temiz havayla teması olan banyolar başka bir değerle seviliyor. Hatta manzrası olan banyolar bir evi satın alırken bile tercih nedeni. Eğer banyonuzun hemen yanında ya da karşısında bir bahçeniz varsa küvetinizin yanına koyarak manzaraya karşı duş alabilirsiniz. Hem gün ışığı, hem temiz hava, hem de pozitif enerji veren bir mekân aurası, yenilenme hareketine tamamlayan faktörler.

Ancak en iyi formül her şeyi dışarıya taşımak. Doğrudan bir görüş alanı içinde değilseniz, yani müstakil bir bahçeniz varsa, bu alanda bir köşe, kabin veya oda yaratabilir, bağımsız küvet veya duş teknesi ile kendi özel spanızı yaratabilirsiniz. Elbette bu alanı kullanmanız için hava sıcaklığının yüksek derecelerde seyrettiği bir bölgede yaşıyor olmalısınız.

Dış mekânlar için mutfak tasarımı

Açık hava alanlar için özel olarak tasarlanan mutfaklar ve ada çözümleri, atmosfer keyfini daha uzun süreli hale getiriyor. Eğer bahçede yeterli alana sahipseniz mutfak yapan firmalardan destek alarak bahçenize uygun bir mutfak ünitesi de tasarlatabilirsiniz. Bu tarz mutfaklar arasında en çok tercih edilen, dış kaplaması doğal taş olan modeller. Açık hava mutfaklarına da dış mekân için tasarlanan servis arabaları eşlik ediyor. Bahçeye taşınan ya da bahçeyle birleştirilen mutfaklar yine daha aşina olduğumuz bir kavram ancak profesyonel bir mutfağın bahçeye taşınması ise yeni bir kavram. Buradaki en önemli kriter ise mutfak malzemesinin dış mekân koşullarına uygun olması ve ‘durability’ güvenilirliği. Elbette ki kurgunun da yemek alanına uygun ve karşılıyor olması gerekiyor. Birbirinden kopuk pişirme ve yemek alanları yine trafik kaosu ve bölünme yaratıyor. Separasyonsuz mekânlarda hazırlanmış ‘aynı işlev-farklı köşeler’, bütün mekânın estetiğini dağıtabilir, oysa ki kompakt kurgulamanız daha hoş olacaktır.

Kısacası yazın gelmesi ve havaların ısınmasıyla dış mekândaki keyif süremizi artırmaya çalışıyoruz. Alışkanlıklarımızı takip eden tasarım dünyası da sürekli çözüm arayışında. Yeni sezonda kahvaltı öncesinden başlıyoruz dışarıya çıkmaya. Hatta gece bile orada uyuyoruz. Dolayısıyla gelecekte yatak odalarına benzeyen uyku köşelerine rastlarsanız ve yıldızları vaadeden tasarımlar görürseniz şaşırmayın.

Lüksün deko-şifreleri

Günümüzde lüks anlayışı sürekli şekil değiştiriyor. Lüks kalitedir; el işçiliği, doğal malzemeler, zanaatkârlık gibi değerler paha biçilmezdir. Öte yandan zaman sağlayandır; teknolojinin tüm avantajlarını maksimum kullanabilen her ürün size zaman armağan eder ve o dakikalar da önemlidir, özellikle bu kadar yoğunluğun ve trafiğin olduğu bir dönemde.
Son olarak da konfor sağlayandır; ideal konumuna geçmiş, her türlü altyapısını tamamlamış, kullanıcısına uzun yıllar rahatlık sağlayabilecek her ürün temel olarak lükstür.
Yormayan, koşturtmayan, rahat ettiren parçalardır. Sadece pahalı olan değil, sizi ruhen ve zihnen zenginleştirenlerdir. Bugün bir post materyalizm dönemindeyiz ve insanlar artık zenginliği hayat kaliteleriyle ölçüyorlar, sahip olduklarının adediyle değil. Yaşam gustonuz ve kendinize kattıklarınızla…

A.Ozan Ekşi

Yapılan araştırmalara göre lüks dünyada satışı büyütmenin yolu sadece kaliteli hammadde ve havalı tasarımlardan geçmiyor; eğlenmek, keyif almak ve paylaşmak lüksün yeni dünya düzeninde müşterilerin en önem verdiği konular. Nihai kullanıcılardan gelen talepler değiştikçe, firmaların ve tasarımcıların çalışmaları da bireye özgün konseptler yönünde oluyor, yeni ürünler yeni alışkanlıkları doğuruyor.
Özgün ve lüks detaylarıyla yaşam alanlarımıza karakter kazandıran tasarımlar siyah-altın, deri, kürk, mermer ve pirinç hakimiyetinde…

Siyah ve altının asaleti
Lüksü ifade eden altın renginin aşk yaşadığı siyahla kombinasyonunu mekanda asil ve sofistike bir etki yaratmak için kullanabilirsiniz. Yıllardır popülerliğini kaybetmeyen siyah ve altın rengi, göz kamaştırıcı bir birliktelikle mekânlara ışıltı katıyor.  Yaşam alanlarımızda metalik ışıltılar gösterişli ve muhteşem alanlar yaratmak için başvurduğumuz yöntemlerin başında gelir. Abartıya kaçmadan dikkatli kullanılan bu ışıltılar, sade tasarımları şıklaştırırken aynı zamanda mekânda çok ciddi estetik algı yaratır. Özellikle tarz olarak retro, eklektik, klasik ve modern konseptlerde dikkatli kullanıldığı müddetçe olağanüstü mekânlar yaratmak mümkündür.
Aristokrat seçim: Deri

Deri dekorasyonda yıllara meydan okuyan bir malzeme olarak her yıl karşımıza çıkıyor. Girdiği ortama lüks bir dokunuş katan deri, kış ayları için biçilmiş kaftan gibi görünse de aslında yılın dört mevsiminde rahatlıkla kullanılabiliyor. Kahverenginin farklı tonlarında natürel bir malzeme olan derinin şıklığı bir yana en büyük özelliklerinden bir tanesi de pek çok kumaşa göre daha kolay temizlenebilir olması. Sofistike dokusuyla deri, gün geçtikçe kanepe ve koltukları giydirmenin dışına çıkıyor, tepsi, sehpa, hoparlör gibi aksesuarlarda kaplama malzemesi olarak kullanılıyor.

Elegan frekans: Kürk
Isınma teması lüksle buluşuyor. Kürk görünümlü yumuşak dokular dağ evi konseptine modern, şık ve elegan bir hava katıyor. Özellikle yastıklarda, kilimlerde ve battaniyelerde bolca gördüğümüz kürklü tasarımlar, kendilerini yatak odalarından ofislere kadar her ortamda sergileme şansı buluyor.

Sofistike malzeme: Mermer
Kalitesinden asla ödün vermeyen mermer; son yıllarda modern bir trend olarak keskin dönüşüyle tekrar mekânlara ev sahipliği yaptığını görüyoruz. Son yıllarda tasarımcıların odak noktası haline gelen mermer, yaşam alanlarında mimari malzeme olmanın yanı sıra mobilya, aksesuar ve banyo tasarımlarında da karşımıza çıkıyor.

Mekânda ihtişamı gösteren titanyum kaplama renkleri

Dekorasyon dünyasında her geçen gün farklı trendler ön plana çıkarken yaşadığımız mekânları güzelleştirmek için sayısız seçeneğe sahip oluyoruz. Son zamanlarda dekorasyondan moda dünyasına, kozmetikten birçok alana kadar sıçramış olan metalik trendi; altın, bronz, gümüş gibi geniş bir yelpaze sunuyor. Metalik renklerin yanı sıra rose gold son dönemde sıkça adını duyurmakta… Dekorasyonda titanyum kaplama renkleri ile siz de evinizi dekore edebilirsiniz.

Feminen, şık ve bir o kadar da stil sahibi bir dekorasyonu tasarlamak istiyorsanız bright light, matt champagne, glossy rose gold detaylar kullanabilirsiniz. Masa, sandalye, sehpa, koltuk gibi mobilyaların metal kısımlarını ve aksesuarlarınızı rose gold seçebilirsiniz.

Toprağın geçmişten gelen yolculuğu

Dokunmaktan haz aldığımız, kusurlarına saygı duyduğumuz, renklerinde kaybolduğumuz seramikler, içimizde ve evimizde derin bir mutluluk uyandırıyor.

Dile kolay, 8000 yıl öncesine uzanan bir hikâyesi var seramiğin… Toprak, su, ateş, hava diye yola çıkan insanoğlu, önceleri sadece ihtiyaçlarını karşılamak için şekillendirdiği toprağı daha sonra dekoratif aksesuarlarla dönüştürmüş. Çanaklar, çömlekler, küpler, su testileri… Bu uzun zaman diliminde Truva, Lidya, Hitit, Bizans derken seramik neredeyse tüm medeniyetlere yayılmış ve üretilmeye, keşfedilmeye, süslenmeye, özellikle sanatsal anlamlar katılmaya açık bir malzeme olmuş. Öyle ki, mimari objelere, ilkyazı tabletlerine, dini simgelere dönüştürmüş. Bu liste uzayıp giderken teknikler de geliştikçe gelişmiş. Çamura renk katmışlar, sonra da kumu eriterek seramiği kaplayan parlak malzeme olarak bilinen sır tekniğini bulmuşlar. Her ne kadar kökeni Anadolu’da olsa da farklı tekniklerle değişik formlara giren kil, İran’dan Çin’e, Hindistan’dan Fransa’ya dünyanın dört bir yanına yüzyıllar boyu yayılmış. Bugün pek çok sanatçıya, mimara ve tasarımcıya ilham olan seramik, kişiselleştirilmiş dokuların, formların ve renklerin tutkuyla, usta eller tarafından bir araya getirildiği birer şahesere dönüşüyor.

Doğanın, yalınlığın, saflığın ve ham olanın tercih edildiği yaşam stillerindeki eğilimler gösteriyor ki, malzemede de iyi, sağlıklı olanı arıyoruz. Doğru işlemlerden geçtiği sürece sağlığa herhangi bir zararı olmayan seramik, belki de bu yüzden hayatımızın bir parçası. Son yıllarda modayı ve trendleri de önemli ölçüde etkilerken, günümüzde salonlardan bahçelere dek ev ile ilgili her alanda karşımıza çıkıyor. Dekorasyondan aksesuara kadar tek bir yerde sıkışıp kalmayı reddeden seramik, banyo zeminlerinden mutfak duvarına kadar hayatımızın her alanını işgal etmiş durumda. Bir dekorasyon öğesi olarak seramiğin sıcak ve soğuğa karşı dayanıklı olması mimarideki kullanımını da güçlendiriyor.

Günümüzde dekorasyon modası, akımları temelden reddeden bir anlayıştan uzaklaştı. Önceki yıllardan gelen retro geometrik esintisi güncelliğini 2019’da da sürdürüyor. Önceki yıllarda daha çok banyo, mutfak ve balkon gibi alanlarda tercih edilen, 2018 yılı içinde salon, yatak odası duvarlarında da boy gösteren seramikler; önümüzdeki yıllarda da buradaki yerini koruyacak gibi görünüyor.

Genel dekorasyon içinde seramiğin etkin kullanımına baktığımızda mutfak ve banyolardaki çağdaş tasarımlara tanık oluyoruz. Ev hayatımızın büyük bir bölümünün mutfakta ve banyoda geçtiği gerçeğini inkâr edemeyiz; ev almayı ya da evlerini yenilemeyi düşünenler için bazı püf noktaları var. Bu yıl mutfaklarda çağdaş tasarımlar, banyolarda ise daha sağlıklı ve sade ürünler tercih ediliyor. Ayrıca çalışma hayatının getirdiği zamansızlık nedeniyle, kolay temizlenebilir ve bakteri barındırmayan ürünler bu yıl bir adım öne çıkıyor. Gri ve beyaz renklerin hüküm sürdüğü mutfak dekorasyonunda siyah-beyaz kontrastı da dikkat çekiyor. Ayrıca seramiklerde platin ve platin renk tonlarının ışıltısı ile özel tasarlanmış detaylar da, klasik ve gösterişli tarzdan vazgeçemeyenlerin beğenisine hitap ediyor. Seramik sektöründeki öncü firmalar beğenileri dikkate alınarak yarattığı serileri, estetik ve bütüncül konseptleri ile yeni ürünlerini sunmanın tatlı heyecanı ve keyfini sürüyor.

Seramikler yalnızca ıslak zeminde değil, evlerin her köşesinde sade bir şıklık yaratıyor. Retro esintisi yaratan çizgileri ile soyut görüntü veren bir tarza sahip olan seriler ise; sanat galerilerinde, otellerde ve kafelerde fark yaratmak isteyenlerin tercihi oluyor.

**Tüm fotoğraflar Emil Group’tan alınmıştır.

TASARIMA GLOBAL BAKIŞ – SALONE DEL MOBILE 2019

Sadece İtalya ya da Avrupa’nın değil dünyanın en önemli tasarım etkinliği Milano Tasarım Haftası bu yıl 9-14 Nisan tarihlerinde gerçekleşti. Dünyanın dört bir yanından tasarımcılar, mimarlar, sanatçılar, markalar, gazeteciler ve tasarım-severler, teknoloji, dekorasyon, aydınlatma ve mimaride en son yenilikleri görmek ya da sergilemek için Milano’ya akın etti. Etkinlik, yanına aydınlatma fuarı Euroluce’yi de alarak şehrin her noktasına yayıldı. Tüm yıl merakla beklenen dünyanın en köklü mobilya fuarı Salone del Mobile, bizleri yine şaşırtmadı. Birbirinden görkemli tasarımlarla, etkileyici mobilyalar ve yenilikçi ürünlerle, tasarımcılara, mimarlara ve sektörün meraklılarına çok yüksek perdeden cevap verdiğini gördük.
Fuarın kendisi zaten yeterince kapsamlıydı ve yanı sıra düzenlenen şehir içi etkinlikler, sergiler, ürün lansmanları, panel ve seminerler, partiler ve birçok etkinlikle Milano tam anlamıyla bir ‘tasarım şölenine’ sahne oldu.
Sektördeki gelişim sürecine baktığımızda 2019-2020 yılının geçmiş yıllardan daha iyi olacağı kanısındayız. Salone del Mobile’de; Roberto Cavalli Home, Bentley Home, Etro Home, Gianfranco Ferre Home, B&B Italia, Minotti, Giorgetti, Molteni & C, Missoni, Fendi Casa, Longhi gibi dev isimleri ziyaret ettik.
Fuardaki mobilya firmalarının işbirliği yaptığı tekstil ve otomobil markalarının öne çıktığına ve dev markaların bu alanda ciddi yatırımlar yaptığına şahitlik ettik. Dekorasyonda devrim yapan giyim sektörünün önde gelen isimlerine bakacak olursak; Versace’nin görkemli marka kimliği bu sene tasarımla buluştu. Ünlü iç mimar Sasha Bikoff ve sanatçı Andy Dixon ile işbirliği yapan moda devi, mobilya koleksiyonunda Miami’nin güncel stili ile 80’li yıllarda İtalya’da yükselen Memphis akımını buluşturdu. Louis Vuitton’un seyahatlerden ilham alan Objets Nomades koleksiyonu, bu yıl tanıtılan 10 yeni parçayla birlikte özenle hazırlanmış 45 tasarımın yer aldığı büyük bir koleksiyona dönüştü.

“Tasarımın Başkenti” sloganıyla çıkış yapan Jumbo Group, 4 farklı dev markası; Roberto Cavalli Home Interiors, Gianfranco Ferré Home, Etro Home Interiors ve JCP Universe ile lüks mobilya endüstrisindeki en büyük ve en başarılı şirketlerden birisi. Ziyaretçilere ikonik parçaları görme, en yeni stil ve trendleri öğrenme ve yeni bir iç tasarım hizmeti konsepti keşfetme fırsatı sunuyorlar. Her dönem olduğu gibi bu sezon da moda ve tasarım öngörüleri doğrultusunda oluşturdukları geniş koleksiyonuyla oldukça dikkat çekiyor. Gucci, İtalya’nın zengin sanat kültürünü yaşatan sıra dışı tasarım kombinasyonuyla geleneksel ev eşyaları ve mobilyalarıyla da artık dikkat çekiyor. Bütün bunlar demek oluyor ki podyum şovlarından aşina olduğumuz çok sayıda ünlü marka mobilya ve aksesuar tasarımlarıyla yaşam alanlarında da kendilerine yer buluyor. Önümüzdeki yıllarda yalnız bu alanda atılım yapmakla kalmayan saygın markaların, banyo ve mutfak sektöründe de çeşitli yatırımlarını göreceğimizin sinyallerini alıyoruz. İlerleyen zamanlarda Aston Martin imzalı bir banyo ya da Christian Louboutin’in sınırlı sayıda ürettiği mutfak görürseniz şaşırmayın…
2020-2021 yılı için modadan dekorasyona, dünyanın sosyokültürel alanda entegrasyonu incelendiğinde geçmişe övgüler yapılacağını göreceğiz. Dekorasyonda yükselen trendler arasında, Osmanlı tarzı gün geçtikçe talebi artan bir akım haline geliyor. Osmanlı mimarisinin ve stilinin, dekorasyondaki yansıması, modern dünyada göz kamaştırıcı bir zevki temsil ediyor. Günümüzde rönesansın sanat biçiminden etkilenen İtalyan dekorasyonuyla donatılan evlere rastlıyoruz. Bunun yanı sıra 1800’lü yılların ihtişamını yaşam alanına yansıtmak isteyenler geçmişte olduğu gibi Viktorya tarzı dekorasyonun inceliklerinden faydalanıyor olacak… Tasarımcılar ve mimarlar binlerce yıllık gelenekler arasında geçen özenli bir yolculuğu tasarım, stil ve bugünün çağdaş yaşam alışkanlıklarıyla yorumlayacak. Çağdaş tasarıma dair parçaların doğayla etkileyici bir kontrast oluşturduğu farklı doku ve materyaller özgürce bir araya getirilerek modern bir eklektik stile imza atılacak. Gerçek malzemelerin ilkel karakteri ve doğada el değmeden oluşan heykelsi formların günümüze uyarlanacağı bir dönem bizleri bekliyor. Toprakta köklenmiş doğal ahşaplar, deri ve doğal dokular usta ellerde işlenerek binlerce yıllık zanaat hikâyelerini geleceğe taşıyacak. Yalın formlar, iyi ve kaliteli bir yaşamın önemini açığa çıkaracak. Zamansız, doğal malzemelerin daha fazla mekâna ev sahipliği yaptığını göreceğiz ve güzelliğin kusurlarla daha estetik olduğu bir felsefeyi benimseyeceğiz.
Son yıllarda modern bir trend olarak altının yerine geçmeyi başaran Rose Gold, tahtını bakıra ve okside edilmiş metallere bırakıyor. Bronz aynalar ve cam detaylarının bu yıl da dekorasyona heyecan kattığını gözlemledik. Tekstilde üç yıl önce sinyallerini gördüğümüz hayvan motifleri, resimleri, objelerini de artık dekorasyonda daha fazla görmeye başlayacağımız döneme girmiş bulunuyoruz. Afrika’nın bir kıta dolusu dokusu mekânlardaki yerini alacağa benziyor. Mimari içerisinde hep var olan geometri bu yıl dekorasyonda biraz daha fazla hissedilir etkiler yaratmakta kararlı. Geometrik, simetrik ve asimetrik çizgiler, bizi sonsuz bir dünyanın içine çekiyor. Pantone 2019 için Yılın Rengi’ni doğuştan gelen iyimserlik ve mutluluk arayışı ihtiyacımızı simgeleyen Living Coral olarak belirlediği andan bugüne mercan ve deniz yosunları sezonun öne çıkan temaları arasındaydı. İç mekânlara girmeye hazırlanan deniz aksesuarlarını, aydınlatma parçalarını görmekle beraber mekânlarda canlı bitkilerin dekorasyon unsuru olarak kullanıldığına şahit olacağız.
A.Ozan EKŞİ