Yazar Arşivleri: sinan

Basketbol sahaları dev sanat eserlerine dönüşüyor

Basketbol sahalarını sanat eserlerine dönüştüren Backboard Projesi 2014’te Daniel Peterson’ın öncülüğünde başlamış. Üniversite yıllarında basketbol oyuncusu olan ve şu anda basketbol takımı Memphis Grizzlies’ın bir çalışanı olan Peterson, çevredeki sahaların ihmal edilmiş halini fark etmiş. Böylece çatlakları doldurmak ya da çizgileri yeniden çizmek gibi küçük düzenlemelerle sahaları elden geçirmeye başlamış. Bu basit görünen adım, Paris’te Pigalle Duperré‘de ve İtalya’da Carlo Carra Parkı‘nda olduğu gibi eşsiz sahaların ortaya çıkmasını sağlayacak sihirli bir girişim olmuş.

Peterson, sahaları iyileştirmeye başladıktan sonra bu konuya olan ilgisi yaşadığı bölgenin sınırlarını aşarak çevre mahallelere de taşmaya ve buralarda da heyecan yaratmaya başlamış. Yerel sanatçı Anthony Lee’nin yakınlardaki bir sahayı yeniden tasarladığını öğrendikten sonra ise sanatçıyla iş birliği yapmış ve ona üzerinde çalıştığı sahanın gri zeminini parlak pembe ve mavi renklere boyamakta yardım etmiş. Bu iş birliği Backboard Projesi’nin -backboard, basketbol potalarının arkasındaki tahta anlamına geliyor- başlangıcı olmuş. Bundan sonra Peterson yerel sanatçılarla iş birliği yaparak sahaları yenilemeye devam etmiş. Peterson, yerel sanatçılarla çalışmayı ise özellikle tercih ediyor çünkü onların yaşadıkları bölge ve bölge halkı ile bağları olduğuna inanıyor. Böylece ortaya çıkacak sanatsal işlerin de daha anlamlı olacağını düşünüyor.

Memphis’de birkaç basketbol sahasını yeniledikten sonra proje, St. Louis ve Los Angeles’a yönelmiş. Hatta wonderwalls.be’nin paylaşımına bakılırsa etkisi Belçika’ya kadar ulaşmış. Project Backboard kapsamından yenilenen sahaları, projenin Instagram hesabından takip edebilirsiniz.

Pantone 2018’in Rengi: Ultra Violet

Pantone Renk Enstitüsü, her yıl teknoloji, moda ve medya trendlerini araştırıyor ve buna göre zamanın ruhunu en iyi anlatan etkileri tespit ediyor. 2017’nin rengi doğayla bağ kuran ve yeni başlangıçları temsil eden Greenery olmuştu. Bu yılın rengini ise “PANTONE 18-3838 Ultra Violet” olarak duyurdu.


Pantone neden Ultra Violet’ı yılın rengi seçti?
Pantone bu yılki açıklamasında da soyut ifadelerle zamanın ruhunu ve yılın rengini seçme nedenlerini aktarmış. Pantone’a göre Ultra Violet; geleceğe işaret eden yaratıcılık, özgünlük, mucitlik ve görsel düşünme fikrini anlatıyor. Derin düşünceye işaret eden bu karmaşık renk; kozmosun gizemlerini, görünen gerçekliğin hilelerini ve şu an bulunduğumuz noktanın ötesindeki keşifleri sembolize ediyor. Gecenin sınırsız gökyüzü, neyin mümkün olabileceğinin bir simgesi ve kendi dünyamızın ötesine geçme arzusuna ilham veriyor.

Pantone’nin Yönetici Direktörü Leatrice Eiseman’ın kendi sözleriyle rengin seçilme nedeni şu:
“Hayal gücü ve yaratıcılık gerektiren bir dönemde yaşıyoruz. Bir mavi bazlı mor olan Ultra Violet bize ihtiyacımız olan yaratıcı ilhamı sağlayacak ve farkındalığımızı yükseltecek. Yeni teknolojilerden, sonsuz galaksiye, sanatsal anlatımdan, ruhsal çözümlemelere derinliğe sahip bu mor rengi bizi bekleyen bilinmezlere ışık tutacak.”

Duyguların derinliğini, bireylerin özgünlüğünü ve dünyanın kargaşasından kaçışı sembolize eden bu renk  hepimizin gelecekle ilgili kafasının karıştığı, yapay zeka, robotlar, big data sözcüklerinin lügatımıza artık iyice girdiği, Black Mirror izleyerek halimizin ne olacağını sorguladığımız bu dönemde mor renginin huzuruna ihtiyacımız vardı!

Pantone her sene tüm dünyadaki tasarımcılara yılın rengini sunuyor. Pantone renk araştırmaları merkezinin çalışmaları ardından belirlediği renk genellikle dünyada olan sosyo-politik, ekonomik gelişmeler, kişilerin ruh hali ve gelecek beklentileri üzerine şekilleniyor.


Geçmişten günümüze ‘ Yılın Renkleri ‘

 Kaynak: www.pantone.com

Dar alanda yaratıcı çözümler: dolaplar

Dağınıklığı toplama konusunda en hızlı elemanlar olan dolaplar, yatak odası sessizliğinden salonun hızlı trafiğine uzanan yolda evin başka mekanlarında da faydalı duruşlar yaparlar. Vereceğiniz her şeyi içlerine atarlar ve siz izin vermedikçe sırlarınızı ifşa etmezler.

2018 yılı trend alarmları çalıyor! Ünlü markalar özel ürünlerini tanıtırken, gözden kaçmayanları sizin için derledik. Kimisi yıllar önce bu koleksiyonları oluşturmuş kimileri de yakın sayılabilecek bir zaman diliminde koleksiyonlarını pazara sunmuşlar. Bu yıla damga vuracak dolapları birlikte inceleyelim.

Maxalto-Alcor B&B Italia

Ginza Longhi – Sem Collections

Yaşadığımız mekan küçük de olsa büyük de olsa, eşya depolama karşılaştığımız ana problemlerden biridir. Çok fazla alan harcamadan, iyi organize edilmiş depolama alanları hayatımızı kolaylaştırdığı gibi yaşam alanları da sağlar. Yatakların ve koltukların altında kullanılan çekmeceler, bazalar yada sandık şeklindeki puf ve sehpalar gibi alışılmış depolama yöntemleri dışında merdiven altlarının, kolon kiriş aralarında kalmış alanların depolama ünitesi haline getirilmesi, biraz emek isteyen ancak nişler ve aydınlatma elemanlarıyla desteklendiğinde,  güzel ve kullanışlı sonuçlar elde edilen depolama yöntemlerindendir. Küçük evlerde daha çok tercih edilebilecek diğer bir depolama yöntemi ise odalarda  yükseltilmiş zemin kotları oluşturarak döşeme altlarının depolama alanı olarak kullanılması. Eğer bir çatı katında oturuyorsanız çatı eğimlerinde depolama alanları oluşturmak için oldukça elverişli ve dekoratif çözümler sunabilen diğer bir depolama yöntemidir. ‘

Merve Benice Musluoğlu / İç Mimar

 

Kermes – Ligne Roset

BD Barcelona – Haaz

Bolia – Nordist

Alivar – Sem Collections

Marcantonio Mogg-Vetrinetty Italdeko

Pixel Cabinet – Boca do Lobo

Sizin tercihiniz hangisi?

 

Kaynak: Maison Française

Şehirden uzakta yaşamak isteyenlere özel bir ev konsepti geliştirildi

Avusturya’lı tasarımcılar şehirden uzakta yaşamak isteyenlere özel bir ev konsepti geliştirildi. Araştırma ve geliştirme çalışmaları henüz devam ediyor.

Avusturya’lı mimar ve tasarımcı Chris Precht öncülüğünde bir grup tasarım uzmanı şehirden uzakta yaşama hayaliyle yanıp tutuşanlar için deneysel çalışmalara imza attı. Kışın seraya dönüşebilecek altyapıda tasarlanan yin & yang evi ekolojik kaygılarıyla birlikte her şeyiyle kendine yetebilecek bir altyapıda tasarlanmış. Tasarımcıları yapıyı açıklarken mimarların çoğu kez yeni yapı tasarladıklarında doğaya ait olan şeyleri ele geçirerek Dünya’nın daha kötü bir yer olmasına çalıştıklarını vurguladı. Bu eksikliği çatıda kurgulanan şirin bir bahçe kavramıyla çözmek niyetinde olduklarının da altını çizdi.


Yeşil bahçesi olan bu ev, çatısında bitki yetiştirilmesi için tasarlandı.

Kassel bölgesinde planlanan yapının iç içe geçmiş iki farklı kütlenin estetik birleşimi şeklinde yorumlanabileceğini de söylemek mümkün.

Her mevsim ayrı güzellikler sunması için projelendirildi

Kreatif fikirlerin hayal gücü ekseninde sınırsız bir ufku var. Bu fikir elbette Dünya üzerinde bir ilk değil ama gerek senaryosu gerekse de minimalist oluşuyla diğerlerinden bir nebze de olsa ayrılıyor.

Avusturya’lı tasarımcılar kışın , yazın ve bahar mevsimlerinde yapının gerçek zamanlı modellemesi üzerinden fikir alışverişinde bulunmuşlar.

Görsel manipülasyonların biraz abartılı durduğunu farketsek te, fikir bakımından sürdürülebilirliği desteklememiz hasebiyle projeyi başarılı bulduğumuzu belirtmeliyiz.

Tasarımcılarının bitkileri yalnızca gıda yetiştiriciliği adına değil aynı zamanda doğal bir yalıtım örtüsü olarak planladıklarını düşünmeliyiz.

Kaynak: Mimari Haber 

Eviniz bahara hazır mı?

Kasvetli ve dondurucu kış aylarının ardından, tıpkı sizin gibi evinizin de canlanmaya ve yenilenmeye ihtiyacı var. Yaşadığınız yerin atmosferini tazelemek hem psikolojinize hem de ruhunuza iyi gelecektir. Yapılacak düzenlemeler ve minik dokunuşlar ile evinizi bahara hazırlayabilirsiniz.

İşte evlerde çiçek açtıran bahar hazırlıkları…


BAHAR TEMİZLİĞİ

Bahar hazırlığının ilk adımı derin bir temizlikten geçer. Camlardan dolap altlarına, koltuk minderlerinden radyatör içlerine dek yapacağınız temizlik, açık pencerelerin neden olduğu hava sirkülasyonu sırasında tozların etrafa yayılmasını engelleyecektir.


FLORAL DESENLER
Taze çiçekler gibi floral desenlerde ilk baharın simgelerinden, bu nedenle evinizde bol bol yer verebilirsiniz. Berjerlerinizde, perdelerinizde ya da kırlentlerinizde küçük çiçek desenleri oldukça hoş duracaktır. Dilerseniz salonunuzun bir duvarını da çiçek desenli duvar kağıtları ile kaplayabilirsiniz.

KEYİF KÖŞELERİ
Mobilyalarınızda yer değişikliği yaparak baharda yepyeni bir ev düzenine kavuşabilirsiniz. Pencere önü, kapalı balkon ve cumba gibi daha aydınlık alanlarda renkli sandalye ve masalarla yapacağınız keyif köşeleri oldukça şık duracaktır.

DEKORATİF AYDINLATMA
Baharla birlikte mumluk, fener ve şamdan gibi dekoratif aydınlatmalar ön plana çıkarken lambader,
aplik ve abajurlar da bahar akşamlarını aydınlatacak.

BAHAR RENKLERİ
Evinizi baharın izlerini taşıyan tonlarla renklendirmenin tam zamanı. Duvarlarda pastel renklere yer vererek gözünüzü dinlendirirken, daha sıcak ve canlı renkleriyse aksesuarlarda detaylandırabilirsiniz.

İÇ AÇICI SOFRALAR
Bahar ruhu sofralara dokunmadan olmaz. Naif yemek takımlarına zarif kristaller eşlik etmeli. Mis kokulu buketler ile süslediğiniz masanızdan dekoratif mumlukları da eksik etmeyin.

TEKSTİL DEĞİŞİMİ
Kışı sıcacık geçirmenizi sağlayacak yorganlara, battaniyeler, kalın perdelere ve halılara veda zamanı geldi. Yıkayıp dolap ve bazalara kaldırdığınız kışlık tekstillerin yerine pikeler, uçuşan tüller ve incecik kilimler geliyor. Bu arada yatağınızın yaz tarafını da çevirmeyi unutmayın.

EŞYALARI YENİLEYİN
Mobilyalarınızı değiştirmek yerine yenileyerek kullanmaya devam edebilirsiniz. Oturma grubunuzun döşemesini değiştirerek, dekoratif yastıklarla hareketlendirmeyi deneyin. Kullanmaktan sıkıldığınız ahşap eşyaları da pastel renklere boyatıp, yeniden değerlendirmeniz mümkün.

AKSESUARLARA YOĞUNLAŞIN
Yalnızca aksesuarları kullanarak da dekorasyonda etkili bir odak noktası yaratmak mümkün, örneğin romantik tarzda dev bir aynayla ortama derinlik katabilir, porselen ve cam objelerle bir aksesuar köşesi oluşturabilir, paspas ve çiçekli kapı süsleri ile bahar temalı dekorasyonu tamamlayabilirsiniz.

TAZE ÇİÇEKLER
Canlı çiçekler ve yeşil bitkiler bahar temalı dekorasyonun vazgeçilmez parçalarından. Saksı bitkilerinizi salon dekorasyonunuza entegre edebilir, fesleğen ve biberiye gibi aromatik bitkileri pencere kenarına koyabilir, taptaze çiçekleri vazolarda sergileyebilirsiniz.

DUVARLARI SÜSLEYİN
Evin her yanı süslenir de duvarlar hiç eksik kalır mı? Rengarenk duvar panoları, posterler, tablolar, fotoğraflar ve aynalar duvarların tekdüzeliğini kıracak detaylardan yalnızca bazıları.

BALKONLAR FORA
Baharın gelmesiyle birlikte yaşam alanları da açık havaya taşınıyor. Renkli minderler, yemyeşil bitkiler ve ferforje tasarımlarla tamamlanan bir balkon dekorasyonu güneşli günlerin tadını çıkarmak için hayli ideal.

 

Adım adım parke seçimi

Doğal olduğu için kullanıldığı mekâna zararlı kimyasallar bırakmayan, yenilenebilir ve geri dönüştürülebilir bir malzeme olan parkeler, her geçen yıl artan çeşitliliği ve suya karşı dayanıklı olma gibi özellikleriyle zemin kaplamalarının en çok tercih edilen alternatifleri arasında yer alıyor.

Parke seçimi yaparken uyguluma yapacağınız mekânın alacağı ışığı, kullanım trafiğini, suya ve neme maruz kalma gibi olasılıklarını göz önünde bulundurmalısınız. Islak mekanlar için suya dayanıklı, güneş ışığı alan mekanlar için solma riski olmayan, hayvanlı ve ayakkabıyla sık dolaşılan yaşam alanları için ise çizilme konusunda hassas olmayan ahşap seçimlerine öncelik vermelisiniz. Ahşap seçiminizi fotoğraf üzerinden değil, satın alacağınız yerdeki ahşap bloklardan bakarak seçmeli, her bir parçanın aynı ağaçtan çıkmayacağını düşünerek olası ton ve desen farklılıklarını göz önüne getirerek seçim yapmalısınız.

Parke koruma kılavuzu

  1. Mobilyalarınızın parkelerinize kalıcı hasarlar verebileceğini unutmayın. Olası çizilmeleri önlemek için mobilya ayaklarına keçe tabanlık koyabilirsiniz.
  2. Parkenizin fazla güneş alması renginin değişmesine sebep olur. Kiraz ağacı ve meşe gibi ahşapların renkleri gittikçe koyulaşır. Ahşap zemininizin renginin değişmesini istemiyorsanız güneşlikli perdeler kullanabilirsiniz.
  3. Suya ve neme dayanıklı olmayan ahşap çeşitlerini banyo ve mutfak gibi ıslak alanlarda tercih etmemelisiniz. Evin diğer bölümlerinde kullandığınız ahşapların temizliğini az nemli bezlerle yaptırmaya özen göstermelisiniz.
  4. Toz ve kir parkelerin çizilmesine, dolayısıyla renginin solmasına neden olur. Temizlik rutininizi parkelerinize göre organize etmeyi ihmal
  5. Ahşap, sıcaklık derecesine göre mevsim geçişlerinde genişleme ve daralma şeklinde hareket eder. Parke ve döşendiği odanın duvarı arasında yaklaşık 15 mm’lik bir nefes alma payı bırakılması bu tür aksiliklerle karşılaşmamanıza yardımcı olur.

Küçük bahçe ve teraslar için dekoratif ipuçları

Gittikçe güzelleşen havaların tadını çıkartabilmek için açık havada bulunan alanınızı dekore etmek istiyorsunuz ve aklınızdan pek çok renk ve fikir mi geçiyor?
Küçük de olsa alanınızdan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için ipuçları hazırladık.

Alanınızı tam olarak ne için kullanacağınıza karar verin: Yemek yemek, güneşlenmek, arkadaşlarınızla bir araya gelmek, ayaklarınızı uzatıp yatmak ya da pek çok sebep için bu alanı değerlendirmeyi istiyor olabilirsiniz. Küçük alanları kullanabilmek ve planlamasını yapabilmek için mutlaka bir tercih yapmalısınız. Bundan sonraki adımda mobilya ve bitki seçimleri ile devam edebilirsiniz.

Bütün alanı kaplayan mobilyalar seçmeyin: Dar alanlar için mobilya seçerken büyük hacimli ürünler kullanmaktan kaçının. Küçük alanlarda büyük mobilyalar kullanmak, alanı olduğundan daha küçük gösterir. Eğer bahçecilikle de ilgilenmek istiyorsanız bunun için de yer ayırmalısınız. Dar ve mümkünse kolçaksız koltuklar hatta banklar kullanın. İnce ve minimal tasarıma sahip bacakları olan masa ve sandalyeler seçin. Seçilen koltuk ve sandalyelerin masanın altına tamamen girebildiğinden emin olun.

Alanı ferahlatan ve geniş gösteren materyaller ve kumaşlar seçin: Üstü cam olan masa ve/veya sehpa seçin.  Pastel tonlarda ya da açık renklerde olan ürünleri tercih edin. Açık örgü ya da hasır gibi ışığı geçiren malzemeler kullanın.


Dikeye yayılın: 
Kısıtlı bir alanınız varsa duvarları, tavanı, tırabzanları ve parmaklıkları da kullanmanız gerekebileceğini unutmayın. Tavandan aşağı doğru sarkan bitkiler asarak, duvarlara dikey bahçe uygulamaları yerleştirerek, dar raflar üzerine saksılar koyarak yeşil alanlar yaratabilirsiniz.

 

 

Manevra alanı bırakın: Açık hava alanınızı şezlong koyup güneşlenmek için veya masa-sandalye koyup yemek alanı olarak kullanmak isterseniz de günlük işlerinizi yapabileceğiniz bir hareket alanı bırakın. Yer açmak için katlanabilir sandalye ve masalar kullanabilir, tek  uzun bir masa yerine iki kare masayı birleştirerek gerekmediğinde kaldırabilirsiniz.

Dünyanın dört bir yanından ilham veren evler

Farklı yaşam alanlarının aynı zamanda zevkli tasarım ve akıllı detaylarla ne kadar keyifli olabileceğini gösteren bir içerikle karşınızdayız. Dünyanın dört bir yanında ilham verici alternatif ev örneklerine rastlıyoruz. Ulaşılamaz gibi gelmesin; hepsinde hemen uygulanabilecek fikirler saklı. Doğayla iç içe, duyarlı ve küçük alanda büyük yaşamak isteyenler arttıkça bu tür evler ve mimari tasarımlar da yaygınlaşacak gibi görünüyor.

Japon Mucizesi

Japon tasarımcılar ufak alanlarda harikalar yaratmakta ustalar. Ağırlıklı olarak ahşapla çalışan Tagami Haruhiko’nun tasarladığı evler minicik bir alanda akıllı yaklaşımla neler yapılabileceğinin şahane örnekleri. Öncelikle, bu evler tekerlek üzerinde tasarlanmış, sadece 500 kilo ağırlığında ve normal bir araba ile çekilebiliyor. Dolayısıyla mobil hayat sürmek isteyenler için enteresan. Evin neredeyse tamamı doğal ağaçtan üretiliyor. İçerisi geleneksel Japon evlerinde olduğu gibi açık bir ofis alanından yatak odasına, yatak odasından mutfağa, mutfaktan yemek odasına dönüşebiliyor.

Ağacın İçinde

Ağaç evler sadece filmlerde çocukların oynadığı evler mi sandınız? Aslında ağaç evler Güney Pasifik’te bir çok geleneksel kültürde kullanılıyor. Ama son yıllarda aynı zamanda ofis, dinlenme alanı ya da sürekli oturmak için tercih edenler de var. Tasarım ağaç ev, ahşap merdivenle çıkılan basit bir oda da olabilir, içinde salonu, mutfağı, yatak odası olan tam teşekküllü bir ev de. Tamamen doğal, kullanılmış materyallerden yapılıyor. Su ve elektrik ihtiyacını güneş panelinden ve yağmur suyundan elde ediyor. Daha fazla fikir için ağaç evlerin ustası sayılan Pete Nelson’un kitabını karıştırabilirsiniz.

Palet Ev

Normalde yük taşımak için kullanılan paletlerden mobilya yapıldığını biliyoruz. Peki ya tamamen palet kullanılan bir ev? Mimar Selin Maner, dünyanın dört bir yanında ses getiren doğaya uygun projelere imza atmış biri. Maner’in tasarladığı, 2016 Venedik Mimarlık Bienalinde sergilenen 120 metrekarelik palet ev, tam 400 paletten yapılmış. Evin sadece iskeleti değil, içindeki tasarım detaylarının hepsi, mutfak dolaplarından, kapılara, merdivenlerden, paletlerden yapılmış. Paletlerin arasında bırakılan boşluklar ise evin içinde doğal havalandırma sağlanıyor.

Kapsülde Yaşam

Slovak mimari ofis Nice Architects’in uzaydan inmiş dev bir yumurtaya benzeyen kapsül evleri bu senenin sonunda teslim edilecek ancak bir süredir alternatif yaşam haberlerinde ses getiriyor. Bu evler, güneş panelleri, yağmur suyu toplama ünitesi ve 750 watt rüzgar türbini sayesinde kendi enerjilerini üretiyorlar. Ufacık olmalarına rağmen net ve modern tasarımları sayesinde son derece ferahlar.

Igloo Ev

Igloo, evet Eskimoların buzlarla inşa ettikleri evlerden bahsediyoruz. Modern igloo tasarımlar buzdan yapılmıyor ama aynı tasarım anlayışını kullanıyorlar. Şu anda daha çok festivallerde ve dizayn otellerde tercih edilen igloo evler aslında derli toplu, ufak tefek bir hayat isteyenler için son derece kullanışlı. İçinde mutfak, banyo, yatak odası bölümü olabiliyor.
Daha fazla ilham için; Igloo: Contemporary Vernacular Architecture, Alejandro Bahamon,‎ Ana Canizares

Snøhetta, Enerji Verimliliği Yüksek “HouseZero”yu Tamamladı

Harvard Üniversitesi’nin (CGBC The Harvard Center for Green Buildings and Cities) yapılarda enerji verimliliğini araştıracağı merkezin projesi tamamlandı.

Harvard Üniversitesi’nin (CGBC The Harvard Center for Green Buildings and Cities) yapılarda enerji verimliliğini araştıracağı merkezin projesi tamamlandı.

Yapım tarihi 1940’ların öncesine dayanan ev, Harvard Yeşil Binalar ve Şehirler Merkezi’nin (CGBC) genel merkezi olarak kullanılmak üzere HouseZero projesi kapsamında yenilendi. HouseZero, bir yapının verimlilik ve sağlığı destekleyici biçimde doğal çevresiyle nasıl bağlantı kurabileceğini ve nasıl tepkiler verebileceğini yeniden tanımlamaya çalışıyor.

Konutu kapalı bir kutu olarak görmek yerine, HouseZero’nun yapı kabuğu ve malzemeleri mevsimlerle ve dış ortamla daha doğal bir şekilde etkileşime girecek şekilde tasarlandı. Bina, kullanıcılarının rahat hissedeceği termal konfor şartlarına ulaşmak için kendini mevsimsel ve günlük olarak ayarlıyor.

Mimari projesini Snøhetta’nın tasarladığı ve enerji mühendisliğinden Skanska Teknikk Norway’in sorumlu olduğu 4.600 metrekarelik yapı, hem rahat bir çalışma alanı hem de yaşayan bir laboratuvar olarak hizmet vermeyi hedefliyor. Cambridge, Massachusetts’teki (ABD) merkezin sürdürülebilirliği için, otomatik olarak açılıp kapanabilen pencereler ve çatıda, enerji üretimi için fotovoltaik güneş pilleri ile sıcak su üretimi için termal güneş paneli yer alıyor.

Bugüne kadar uygulanan yapı yenileme projeleri arasında en titiz verimlilik standartlarını hedefleyen HouseZero projesinin performans hedefleri arasında şunlar yer alıyor:

• Isıtma ve soğutma sistemlerinde sıfır enerji kullanımı ( HVAC sistemi bulunmuyor)

• %100 doğal havalandırma

• %100 gün ışığı kullanımı (gündüz saatlerinde ışıklandırma için elektrik kullanılmıyor)

• Sıfır karbon emisyonu (malzemelerin içeriğindeki enerji de dahil)

Araştırma merkezi CGBC:

“Geleceğin yeşil binalarının mühendislik ağırlıklı bir yaklaşımdan ziyade ekolojik bir yaklaşımı benimsemesi gerekiyor. Çözümlerimizin ekosistemlerden ilham almasına izin verirsek binalar, çevrelerine göre nefes alabilen ve kendilerini ayarlayabilen canlı organizmalar olarak kabul edilebilir. Temel yaklaşımdaki bu değişimin insan-çevre ilişkisi açısından çok büyük etkileri olabilir.”

Merkezin web sitesinde şöyle belirtiliyor:

Projenin öncelikli hedefi, merkezin yürüttüğü araştırmalara ve neyin mümkün olduğunu kanıtlamasına olanak tanıyacak son derece ayarlanabilir ve veri odaklı bir altyapı oluşturmaktı.

Verimli yapı güçlendirme stratejilerine yol gösterecek HouseZero projesi; enerji gereksinimini azaltarak, mülk sahiplerinin harcamalarını azaltacak bir model oluşturuyor.

Yenileme projesinde yapılan tadilatlar arasında daha iyi bir yalıtım, radyan ısıtma sistemi ve birçoğu gölge sağlayan çıkıntılı örtülerle çevrelenmiş yeni pencereler yer alıyor.

Pencereler, bir yazılım aracılığı ile otomatik olarak açılıp kapanıyor ancak kullanıcıların ihtiyacına göre manuel olarak da açılabiliyor. Yapının doğu cephesindeki cam güneş bacası, bodrum katın doğal havalandırmasına hizmet ediyor.

Yapının performansını izlemek, projenin hedeflerinden biri. Tesis içinde yerleştirilen yüzlerce sensör ile yapı sürekli takip ediliyor:

Elde edilen veriler, araştırmacılara karmaşık yapı davranışı konusunda daha önce görülmemiş bir anlayış sunacak. Bu veriler, araştırma merkezinin enerji verimliliği, sağlık ve sürdürülebilirlik ile ilgili yeni algoritmalar geliştirmesine yardımcı olacak.

HouseZero bir ofis binası olarak kullanılırken, mevcut konutların yenilenmesi için de çözümler üretmek amaçlanıyor:

Yapı stoku, ülkedeki toplam enerji kullanımının yaklaşık %40’ından sorumlu. Yapılarda enerji tüketiminin yaklaşık 1/4’ü konutlarda gerçekleşiyor. Proje, yapı stokundaki enerji verimsizliklerini ele almak ve iklim değişikliği üzerindeki etkilerini azaltmak için muazzam bir fırsat sunuyor.

HouseZero’nun birincil önceliği, enerji tüketimini azaltmak. Bu doğrultuda, enerji üretimi ikinci planda yer alıyor. HouseZero, bir yeşil bina sertifikası veya derecesini hedeflemiyor. Proje, geçmiş uygulamalardan bağımsız ve benzersiz olarak sürdürülebilir bir yapıyı göstermeyi amaçlıyor.

2014 yılında Harvard School of Design tarafından kurulan ve mimari teknoloji profesörü Ali Malkawi’nin yöneticisi olduğu CGBC, tasarım odaklı stratejilerle yeni yöntemler, sistemler ve ürünler geliştirerek yapı sektörünü dönüştürmeyi hedefliyor.

Pantone 2019’un Rengini Açıkladı: Living Coral

Pantone 2019 için Yılın Rengi’ni doğuştan gelen iyimserlik ve mutluluk arayışı ihtiyacımızı simgeleyen Living Coral olarak belirledi.

2019 yılı yaklaştıkça yeni yıla dair beklentiler de artıyor. Bir çoğumuz, kendi içimizde geçtiğimiz yılı değerlendirmeye ve gelecek yıl ile ilgili hayaller kurmaya başladık. Bunu bilen markalar, şimdiden bizlere 2019’un neye benzeyeceğini göstermeye başladı bile. Bu anlamda Pantone her yıl olduğu gibi yine en önemli adımlardan birini attı ve Yılın Rengi’ni açıkladı. Bu sene çevremizde ve sosyal medyada sıklıkla göreceğimiz renk 16-1546 kodlu Living Coral.

2019 Yılının Rengi 16-1546 Living Coral

Pantone her yıl modadan, tasarıma, mobilyadan endüstriyel ürünlere birçok farklı endüstrinin ürün geliştirme ve satın alma kararlarını etkileyen Yılın Rengi’ni seçiyor. 2016 yılında cinsiyet eşitliğini temsil eden Rose Quartz ve Serenity rengini, 2017’de doğayla bağ kuran ve yeni başlangıçları temsil eden Greenery rengini, 2018’de ise görsel düşünme ve gelecek gibi kavramları temsil eden Ultra Violet rengini seçen Pantone, 2019 için Yılın Rengi’ni doğuştan gelen iyimserlik ve mutluluk arayışı ihtiyacımızı simgeleyen Living Coral olarak belirledi.

Pantone, günlük hayatımızın her geçen gün artarak dijital teknoloji ve sosyal medya tarafından sarmalanmasına tepki olarak, insanlığın bağlanma ve samimiyet  kurmasına imkan sağlayan otantik ve kapsayıcı deneyim arayışını göz önünde bulundurarak 16-1546 kodlu Living Coral rengini bu yılın rengi olarak seçti. Pantone Color Institute’un Yönetici Direktör’ü Leatrice Eiseman renklerin doğal ve dijital gerçeklikler arasında dengeyi kurduğunu ve bunun özellikle insanileştirici ve cesaretlendirici özellikler taşıması sebebiyle, insan ilişkileri ve sosyal etkileşimi arzulayan tüketicilerin hassas noktalarına dokunan Canlı Mercan rengi için geçerli olduğunu söylüyor.

İnternet sitemizden en verimli şekilde faydalanabilmeniz ve kullanıcı deneyiminizi geliştirebilmek için Cookie kullanıyoruz. Cookie kullanılmasını tercih etmezseniz tarayıcınızın ayarlarından Cookieleri silebilir ya da engelleyebilirsiniz. Ancak bunun internet sitemizi kullanımınızı etkileyebileceğini hatırlatmak isteriz. Tarayıcınızdan Cookie ayarlarınızı değiştirmediğiniz sürece bu sitede Cookie kullanımını kabul ettiğinizi varsayacağız.