Etiket Arşivleri: aydınlatma

Yaşam alanlarına ışıltılı dokunuşlar

Mimari tasarımlar kim ya da kimler için tasarlanıyor olursa olsun, ışığın tasarımdaki kullanımı son derece önemlidir. Müstakil bir ev, kullanışlı bir ofis veya ışıldamak isteyen bir mağaza… Dünyanın neresinde olursa olsun yapılar, ışıklandırmaya ihtiyaç duyarlar. Çünkü tüm mimari tasarımlar içinde yaşayacakları insanlar için tasarlanırlar ve insanların en büyük ihtiyaçlarından bir tanesi de ışıktır. Bu yüzden ışığın kullanımı mimarlıkta son derece önemli bir husus olarak karşımıza çıkar.

Günümüzde tasarım alanındaki gelişmelerin temelinde, pozitif bilimlerdeki gelişmeler yatmaktadır. Bu noktada pozitif bilimlerin gelişmesi, insan ile ilgili tüm alanlarda yapılan çalışmalarla birlikte, aydınlatmanın da yan bilgi olmanın çok ötesinde, başlı başına bir konu olduğunu ortaya koymuştur. Geçmişte aydınlatma teknolojileri alanındaki araştırmalarda göz ardı edilen konular, günümüzde sağlık sorunları olarak karşımıza çıkmaktadır. Verimlilik, performans, mekân algısı gibi konular, özellikle iç mekânların fiziksel ortam koşullarından kaynaklanan problemlerdeki artış nedeniyle göz ardı edilemez bir konuma gelmiştir. Bu noktada; ışığın geliştirilmesi, üretilmesi, satılması, uygulanması ve tasarlanması konularında, çalışan kişiler tarafından, ‘iyi görme koşullarının sağlanması için’ ışık uygulamak konusu, insan sağlığı çerçevesinde düşünülüp sağlıklı aydınlatmanın gereklerini yeniden belirlemesi gerekmektedir.

Sonuç olarak; özellikle görsel performans düzeyinin yüksek olmasının istendiği durumlarda mekânda yapılacak aydınlatma tasarımının da mekânla birlikte tasarlanması gerekmektedir. Bu amaca yönelik yapılacak aydınlatma tasarımlarında, zamanının büyük bir kısmını kapalı mekânlarda ve yapay ışıkla geçiren kişilerin, yapay ışıktan fizyolojik, biyolojik ve psikolojik bakımdan nasıl etkilendiklerini bilmek gerekmektedir. Teknolojinin desteğiyle gelişen yeni tasarım anlayışı aydınlatma seçeneklerinin yelpazesini genişletirken, yaratıcı aydınlatma fikirlerinin mekânlara etkisi de giderek güçleniyor.

Son yıllarda aydınlatma ürünleri, ışık ihtiyacının ötesinde dekorasyonun tamamlayıcısı olarak yaşam alanlarına kattığı renk ve şıklık sebebiyle iç mekân tasarımında büyük önem kazanmış durumda.

Yaratmak istediğiniz ambiyansın yolu, belirlediğiniz ışık miktarı ve stilden geçiyor.

Vazgeçilmez Klasik
Her dönemin zamansız stillerinden olan klasik tasarım anlayışı, aydınlatmada birer mücevheri andıran çizgileri ile modası geçmeyen zevkleri yansıtıyor. Gösterişi ve şatafatı ile avant-garde bir duruş sergileyen dev sarkıtlar, sarkıtların en büyük tamamlayıcısı aplikler, masa üzeri aydınlatmalar ve lambaderler ile klasik tarzdaki yaşam alanınızda çarpıcı bir vurgu sağlayabilirsiniz.

Duvarda Işık Oyunları
Bölgesel aydınlatma ile desteklenen mekânların belki de en şık parçaları arasında yer alan aplikler duvara yansıttıkları ışık gölge oyunları ile adeta birer enstelasyona aracılık ediyor. Modernden klasiğe, bakırdan cama kadar her malzeme ve stile bürünen aplikler yaşam alanlarının her noktasına çok yakışıyor.

XL Yaşam
Yaşam alanlarımız büyüdükçe aydınlanma ihtiyaçları da aynı oranda artıyor. Yüksek tavanlı, geniş oturma gruplu ve büyük bir yemek masasının konumlandırıldığı bölümlerde yaşamımızı XL boyutlara sahip aydınlatmalar aydınlatıyor. İri sarkıtlar, uzun lambaderler, dev bahçe aydınlatmaları derken büyüklük hissi mekânlara da yeni bir boyut kazandırıyor.

Hangi aydınlatmayı nerede kullanalım?

*Modern mekân tasarımında yalın ve düz hatlı avizelerle birlikte daha klasik veya avangard bir aydınlatma ürünü kullanarak sıcak ve sevimli bir ortam sağlamak mümkün.

*Farklı noktalara yerleştirilen abajur ve lambaderlerle ışığın değişik açılardan gelmesi sağlanarak daha romantik ve dinlendirici bir ortam sağlanabilir.

*Yüzyılların vazgeçilmezi klasik aydınlatma ürünleri olan döküm ve cam avizeler, artık sadece kristalli, pirinç ve bronz kaplamalı değil, tarza uygun antik kaplamalar ve patine dokunuşlarla farklı renklerde daha güncel ve daha country tarza dönüşebiliyor.

*Klasiğin en güzel temsilcilerinden biri olan porselen avizeler, farklı tasarımlarla tekrar popüler hale geldi. Bu tür aydınlatmaları modern bir mekânda kullanarak çarpıcı bir ortam yaratabilirsiniz.

*Osmanlı ve Selçuklu motifleri de günümüzde aydınlatma ürünlerinde sıkça kullanılan desenler arasında.

*Üfleme camlar yeniden gündemde. Varak kaplamalar, pastel renkler, püsküller, adeta bir hat sanatçısının elinden çıkmış gibi motifli parçalar üfleme camlarla birleşince, tarihin şık mekânlarını anımsatan bir ortam yaratıyor.

*Artık mutfaklarda sadece amaca yönelik ürünler kullanılmıyor; daha yalın ve düz hatlı mutfaklarda masa ve adaların üstüne takılan cam ve sarkıtlarla birlikte son derece şık cam kollu avizeler, hatta kristalli sarkıtlar kullanılıyor. Böylece mutfaklarda oturma grupları ve avizeleriyle daha uzun süre zaman geçirilen bir ortam yaratılabiliyor.

*Banyolarda camın en güzel renk ve modelleriyle yapılmış tavan armatürleri ve sıva altı ürünler yine kullanılıyor.  Öyle ki; porselen desenli lavabolar, döküm musluklar ve ışıltılı seramiklerle bezenen büyük banyolarda, özellikle mekâna yerleştirilen jozefin tarzı oturma gruplarıyla birlikte Maria Terasa tarzı avizeler dahi kullanılır hale geldi. Artık banyolar pozitif enerji yükleyen, dinlendirici ve bir o kadar da gösterişli mekânlara dönüşüyor.

 

EĞİLİMLERİN IŞIĞINDA AYDINLANIN

Mimari tasarımlar kim ya da kimler için tasarlanıyor olursa olsun, ışığın tasarımdaki kullanımı son derece önemlidir. Müstakil bir ev, kullanışlı bir ofis veya ışıldamak isteyen bir mağaza… Dünyanın neresinde olursa olsun yapılar, ışıklandırmaya ihtiyaç duyarlar. Çünkü tüm mimari tasarımlar içinde yaşayacakları insanlar için tasarlanırlar ve insanların en büyük ihtiyaçlarından bir tanesi de ışıktır. Bu yüzden ışığın kullanımı mimarlıkta son derece önemli bir husus olarak karşımıza çıkar.

Işık ve aydınlık, insanlar için ihtiyaç olmasının yanı sıra aynı zamanda estetik bir unsurdur. Mimari tasarımlarda ışığın kullanımı, aydınlık insanlara ferahlık verir, onları psikolojik olarak iyi yönde etkiler. Bu yüzden ışığın kullanımı mimarların üzerinde en çok durdukları unsurların başında gelir. Işık kullanımı konusunda farklı bir yol izleyen Gotik mimari, mimarideki bu genel eğilimin aksine mekânların içinde de dışında da karanlığın ve karanlık alanların üzerine düşer. Gotik sanat akımının insanları suçluluk ve karamsarlığa ittiğini söylemeye gerek yok.

Günümüzde tasarım alanındaki gelişmelerin temelinde, pozitif bilimlerdeki gelişmeler yatmaktadır. Bu noktada pozitif bilimlerin gelişmesi, insan ile ilgili tüm alanlarda yapılan çalışmalarla birlikte, aydınlatmanın da yan bilgi olmanın çok ötesinde, başlı başına bir konu olduğunu ortaya koymuştur. Geçmişte aydınlatma teknolojileri alanındaki araştırmalarda göz ardı edilen konular, günümüzde sağlık sorunları olarak karşımıza çıkmaktadır. Verimlilik, performans, mekân algısı gibi konular, özellikle iç mekânların fiziksel ortam koşullarından kaynaklanan problemlerdeki artış nedeniyle göz ardı edilemez bir konuma gelmiştir. Bu noktada; ışığın geliştirilmesi, üretilmesi, satılması, uygulanması ve tasarlanması konularında, çalışan kişiler tarafından, ‘iyi görme koşullarının sağlanması için’ ışık uygulamak konusu, insan sağlığı çerçevesinde düşünülüp sağlıklı aydınlatmanın gereklerini yeniden belirlemesi gerekmektedir.
Sonuç olarak; özellikle görsel performans düzeyinin yüksek olmasının istendiği durumlarda mekânda yapılacak aydınlatma tasarımının da mekânla birlikte tasarlanması gerekmektedir. Bu amaca yönelik yapılacak aydınlatma tasarımlarında, zamanının büyük bir kısmını kapalı mekânlarda ve yapay ışıkla geçiren kişilerin, yapay ışıktan fizyolojik, biyolojik ve psikolojik bakımdan nasıl etkilendiklerini bilmek gerekmektedir. Bir mekânın mekânsal özellikleri ve yaratılmak istenen atmosfer en iyi ışık sayesinde vurgulanabilir. Daha iyi görme koşullarını sağlamanın ortamdaki aydınlık düzeyini yükseltmek olmadığı yeni nesil araştırmalarla anlaşılacak ve belki de günümüzde doğru olarak kabul ettiğimiz pek çok uygulama tarihte kalacaktır. Işık mekânın kimliğini ve mekânsal özelliklerini doğrudan etkilemekte ve oluşturmaktadır. Bu bakımdan aydınlığın karanlık yüzünü görmek, zamanımızın  büyük kısmını geçirdiğimiz iç mekânlara aydınlatma bakımından daha etkili yaklaşımlar getirecektir.

Yaratmak istediğiniz ambiyansın yolu, belirlediğiniz ışık miktarı ve stilden geçiyor. Aydınlatma elemanları ise güçlü tasarımlarıyla dekorasyonu tamamlayan kilit birer oyuncu haline dönüşüyor. Farklı stillerdeki tasarımlarıyla ikinci planda kalmayı reddeden aydınlatma elemanları ve taze kullanım fikirleri yeni heyecanlara ışık tutuyor.

 

PARLAYAN, YANSIYAN, YÜKSELTEN DEKO-ŞİFRELER

Klasiğin Vazgeçilmezliği

Her dönemin zamansız stillerinden olan klasik tasarım anlayışı, aydınlatmada birer mücevheri andıran çizgileri ile modası geçmeyen zevkleri yansıtıyor. Gösterişi ve şatafatı ile avant-garde bir duruş sergileyen dev sarkıtlar, sarkıtların en büyük tamamlayıcısı aplikler, masa üzeri aydınlatmalar ve lambaderler ile klasik tarzdaki yaşam alanınızda çarpıcı bir vurgu sağlayabilirsiniz.

Salon Aydınlatma Önerileri

Salon evdeki en meşgul odalardan biridir. Televizyon seyretmek, misafir ağırlamak ya da yemek yemek için kullanırız. Bu durumda salonda farklı aydınlatma biçimlerinin bir arada bulunması gerektiği sonucunu çıkarabiliriz. Yemek masası için ayrı bir avize ve evde tek başınıza dinlenirken size yetecek bir abajur gibi farklı ürünler bir arada kullanılarak salonda etkili bir aydınlatma sağlanabilir.

Avize seçerken tarzınıza uygun ve tasarımıyla dikkat çeken modellerle salonda çarpıcı bir etki yaratabilirsiniz. Son yıllarda özellikle yemek masalarının üzerine grup halinde asılan sarkıt lambalar en gözde aydınlatma düzenlemelerinden biri. Salonun farklı köşelerindeki aydınlatma ürünleri mutlaka takım olmak zorunda değil. Ancak tutarlı bir görüntü için renk, malzeme ve tarz açılarından değerlendirerek birbirini tamamlayacak ürünleri satın alabilirsiniz.

Eğer salonu sıfırdan dekore ediyorsanız aydınlatma noktalarının nereler olacağını erkenden belirleyip hem prizleri hem de aydınlatma düğmelerini buna göre düzenleyebilirsiniz. Kablo uzatmak ya da avizeyi ortalayacak şekilde masayı yerleştirmek zorunda kalmazsınız. Aydınlatma düğmesi olarak dimmerli anahtarları tercih etmeniz salonun ambiyansına istediğiniz zaman müdahale edebilmenizi sağlar. Işığın şiddetini kendi zevkinize göre dilediğiniz an kolayca değiştirebilirsiniz.

Salona avize asmakla yetinmek aydınlatma konusundaki en büyük yanlışlardan biridir. Salonun farklı köşelerinde farklı amaçla kullanılabilecek çeşitli ışık kaynakları olması en idealidir. Ana avizenizin dışında karanlık köşeleri aydınlatmak için ayaklı lamba, duvar aplikleri, okuma lambası, abajur benzeri farklı ışık kaynakları yaratabilirsiniz.

Salonu aydınlatırken önceliğimiz elbette etrafı rahatça görebilmektir ama ışık kaynakları sadece bu amaçla kullanılmaz. Duvardaki tabloyu aydınlatarak esere dikkat çekmek ya da tavana vuran spotlarla odayı daha geniş göstermek için de aydınlatma ürünlerinden yararlanırız. Küçük bir salonun dört köşesini de aydınlatarak odayı daha geniş göstermek mümkündür. Işığı farklı yönlerde yansıtan aplikler düz duvarları hareketlendirebilir.