Etiket Arşivleri: iç dekorasyon

Aydınlatma unsurlarının yaşantımızda ve dekorasyonda ki vazgeçilmez önemi

Evler, ofisler, sokaklar dünyanın neresinde olursa olsun yapılar iyi aydınlatmaya ihtiyaç duyar. İnsanların içinde yaşayacakları evlerin ve kullanım alanlarında ki en temel ve ihtiyaç duyulan unsurlarından bir tanesi aydınlatmadır. Bu yüzden aydınlatmanın kullanımı mimarlıkta son derece önemli bir husus olarak karşımıza çıkar.

Işık, ihtiyaç olmasının yanı sıra dekorasyonda vazgeçilmez tamamlayıcı bir unsurdur. Genellikle mimarlar tasarımda aydınlatma kullanımını insanlara, daha aydınlık ve ferahlık hissi verecek şekilde psikolojik olarak iyi yönde etkilemesi için tasarımlarında doğru yerlerde kullanmaya özen gösterirler. Kelvin ışık rengi ölçü birimi ile yaşantımızda seçeceğimiz aydınlatma hakkında bize oldukça bilgi verir. Örneğin, 5300-6500 Kelvin arası beyaz ışığı genellikle hastaneler tercih etmektedir bunun sebebi ise daha uyarıcı ve dikkat toparlayıcı özelliği olduğundan dolayı kullanılmaktadır. Beyaz ışığı evinizde tercih ettiğiniz zaman sizi yoran bir aydınlatma türü olacaktır gözlerinizde parıldama, kontrast ayırmada güçlük ve yorgunluk gibi sıkıntılara neden olabilir. Evlerde daha çok gün ışığı renklerini tercih edilmelidir yani 2800-3000 kelvin arasında aydınlatmayı kullanılmalıdır. Bu aydınlatma skalası enerjik hissetmeyi ve güneş ışığının insan üzerinde ki olumlu etki yaratmasına sebep olacaktır bu renkleri yaşam alanlarınızda tercih edebilirsiniz. Işık ve ruh doğru orantılı bir şekilde değişim gösterebiliyor. 

Günümüzde tasarım alanlarında ki gelişmelerin temelinde pozitif bilimlerde ki gelişmeler yatmaktadır. Pozitif bilimlerin gelişmesi insan ile ilgili tüm çalışmalarda, aydınlatmanın yan bilgi olmasının daha da öteside başlı başına bir konu olduğunu ortaya koymuştur. Mekânda ki aydınlatma ile verimlilik, performans gibi fiziksel değişimlerde oldukça önemli rol oynar. Yaşadığınız mekânda iyi görme koşullarının sağlanması için doğru aydınlatma türleri seçilmelidir. Örneğin; görsel performans düzeyinin yüksek olmasının istendiği durumlarda mekânda yapılacak aydınlatma tasarımının da mekânla birlikte tasarlanması gerekmektedir. İç mekânlarda olduğu kadar dış mekânların aydınlatmaları da önemlidir. Bahçeler, havuz kenarlarında ki aydınlatma ile atmosferi değiştirmeniz iyi bir şekilde fark yaratacaktır. Mekânsal özellikleri ve yaratılmak istenilen atmosfer en iyi aydınlatma unsurları sayesinde vurgulanabilir. Aydınlatma mekânın kimliğini ve mekânsal özelliklerini doğrudan etkilemekte ve oluşturmaktadır. 

Evinizde yaratmak istediğiniz ambiyansın yolu, belirlediğiniz ışık miktarı ve stilden geçiyor. Aydınlatma unsurları güçlü tasarımlarıyla dekorasyonu tamamlayan kilit unsurlardır. Odadaki doğru aydınlatmayı seçerek, tüm dekorasyon ve mobilyaları vurgulamak için her türlü atmosferi yaratabiliriz örneğin, odanın gerçekte olduğundan daha büyük göründüğü izlemini verecek olan aplikleri tavana doğru çevirerek mevcut alanı görsel olarak genişletebilirsiniz. Tercih edilen iç tasarım projesine göre aydınlatma seçiminde modernize ve özgünlük dokunuşunu benimseyerek geleneksel kodlarla kırmayı tercih edebiliriz. 

2020 Yılının Rengi ‘Klasik Mavi’

Pantone Renk Enstitüsü, Yılın Renginin 19-4052,  Klasik Mavi olduğunu açıkladı.  Bu yılının öne çıkan rengi, sakinliği, güveni ve bağ kurmayı kolaylaştıran özellikle de güven verici bir varoluş olarak tanımlamakta. 

5 ana renklerden olan mavi, ilk Antik Mısır çağında keşfedilmiştir doğa da sadece denizi ve gökyüzünü mavi renkte gördükleri için nesneleştirmemişler. Mavinin boyar maddelerini keşfeden rengi tanımlayan kelimelerde ilk olarak Mısır Medeniyetinde kullanılmaya başlamış ve bu boyar madde dünyanın en eski yapar boyar maddesidir. Her renk kendine özel dalga boyutuna sahiptir mavi, dinginliği sevgiyi ve sezgileri uyandırır denizi, gökyüzünü gördüğümüz zaman içimizi huzur ve sakinlik kaplıyor. Günümüzde mavinin bütün tonlarını görebiliyoruz ve yaşamımızın bütün bir kısmında bu renk vardır. Eski zamanlarda ve günümüzde de olan mistik ve değerli taşlar arasında da bu rengi oldukça görebiliriz. Nazar boncuğu, mavi dantelli akik taşı, safir, örneklerinden bir kaçıdır.  Özellikle mavi dantelli akik taşı strese, cilt hastalıklarına, kemiklere, nazardan ve olumsuzluklardan koruyucu özelliği vardır. Negatif enerjiden arındırdığı, insana mutluluk ve iyilik verdiği görülmüştür. Kararlı ve güvenilir bir renktir, güven veren bir renk olduğu için finans ve banka kurumları tarafından genellikle tercih edilmekte. Renklerin hayatımızda nasılda iyi ve kötü enerjiye sahip olduğunu anlıyoruz. 

Yüzyıllardır dünyanın her yerinde sanat eserleri, mutfaklar, tamamlayıcı ürünlerde mavi kullanılmıştır, mavi renginin geçmeyen bir modası vardır.  Mavi, genellikle bütün renklerle uyum sağlayabiliyor. Açık ve koyu tonlarını diğer renklerle uyumlu bir şekilde bir araya getirebilirsiniz. Zengin renklerden olan mavi süet, kadife gibi kumaşlarda asil bir duruş yaratmaktadır. Mavi duvarlar, tekstil ürünleri, koltuklar veya duvar kâğıtları bulunduğu ortamda çok daha ferah ve temiz bir görüntüyü ortaya çıkarır. Benim tavsiyem dinlenme alanlarınızda kullanmaktan ve görmekten sıkılmayacağınız renklerden olan mavi,  sizi dinlendirmekle beraber ruhunuzu okşar ve denizin iyot kokusunu duyduğunuzu hayal ettirir ortamın atmosferinin değişeceğini göreceksiniz.  Dinlenme odanızda aksesuarlara yer verebilirsiniz. Daha soğuk tonları seviyorsanız beyaz tonlarla maviyi eşleyebilirsiniz daha sıcak tonlarla kullanmak isterseniz yeşil, pembe ya da turuncu kullanarak daha renkli ve daha sıcak bir görünüm yaratabilirsiniz. 

2020 yılında bol bol mavi rengi göreceğiz. Modada, ev dekorunda, ürünlerin ambalajlarına kadar çeşitli yerlerde karşımıza çıkacak. Mavi renk tonu cinsiyetsiz ve mevsimsiz olarak adlandırabiliriz. Bu sene Pantone ilk defa bir rengi tanımladığında hissel olarak genişletti. Yazı ve kışı bol bol mavi rengin huzuru ve dinginliği ile geçirecek gibi duruyoruz. 

 

Evinizde Bulunan Sağlıklı Yaşam Merkezi; Spa & Wellness

Son yıllarda gerçek bir iyileştirme alanı olarak tasarlanan banyolar, fonksiyonelliği ön planda tutan ancak dekorasyon tarzını da es geçmeyen birer spa şeklinde hayal ediliyor. Kısaca ev tipi wellness alanlarına dönüşen banyolar, sadece yıkanma değil, arınma, dinlenme, tazelenme, iyileşme gibi fillilerle birlikte anılıyor. İnsanı su ile buluşturan bu özel atmosferler için tasarlanan spa sistemleri de günlük hayatımıza keyif katan son teknolojiler olarak saygıyı hak ediyorlar.

1949 yıllarında Carmenta, Padua eyaletinde ki Carmignano di Brenta’da ki küçük bir fabrikada üretilmeye başlamıştır tamamen özel ve İtalya’da üretilen mobilyalar ve aksesuarlar sunan banyo ve mobilya sektöründe öncü firmalar arasında yer almaktadır. Carmenta, sağlık dalı için ürünler geliştirmeye başlayarak alanını genişletmeye devam etmektedir, Türk hamamı, sauna, spa, tuz buhar banyoları gibi birçok alanda başarıya imza atmıştır.

Evde kişisel spa alanı yaratma konusunda uzman markalardan olan ve Türkiye’de de en çok tercih edilen isimler arasında sayılan İtalyan Carmenta, kişisel detaylarla zenginleşen çağdaş banyolar konusunda uzun yıllardır hizmet veren bir firma. Gerçek bir wellness dünyasına kapı açan Carmenta’da buhar banyoları, hamamlar, saunalar, Himalaya tuz duvarları, reaksiyon duşları, biosauna, dinlenme alanları, kromoterapi kabinleri, masaj odaları, cilt ve vücut bakım odaları ve kum odaları bulunuyor. Kısaca markanın, geleceğin wellness dünyasını kurgulama ve insanı su ile farklı senaryolar eşliğinde buluşturacak teknolojiler tasarlama konusunda yatırımları oldukça geniş. Banyo kavramını fiziksel ve ruhsal iyileşme, yenilenme ve tazelenme noktasına taşıyan Carmenta, bu özelliğini bünyesinde çalışan mühendisler, tasarımcılar, teknisyenler ve sanatçılar gibi farklı uzmanlık dallarının bir arada karar vermesine borçlu. Gittikçe bir teknoloji üssü haline dönen yıkanma alanları her geçen gün biraz daha spa’ya dönüşüyor. Bu sayede artık evimizde rahatça arınıyor, rahatlıyor ve dinlenebiliyoruz.

Yaşam alanları için mutfaktan banyoya, mobilyadan aydınlatmaya kadar pek çok alanda, tanınmış uluslararası markaları ve ürünleri aynı çatı altında buluşturan Sem Collections, banyoyu bir bütün olarak tasarlama anlayışı içinde çalışan Carmenta ürünlerini Çiftehavuzlar’daki showroom’unda sergiliyor.

 

Antoniolupi’ den büyüleyici bir tasarım CRISTALMOOD

Banyo dünyasının en büyük markası ve lideri olan Antoniolupi, 50 yıl önce Toskana bölgesinde kurulmuştur. Yüksek kalite ve yenilikçi olan Antoniolupi taş küvetler, duş sistemleri, aksesuar, şömine, outdor duşlara kadar ürün yelpazesine sahiptir. Carlo Colombo, Paola Ulian, Nevio Tellatin, Silvia Nerbi, Andrea Bogazzi gibi dehalarla çalışmaktadır.
Antoniolupi özel koleksiyonlarını Milano’da tanıtmaya başlamıştı daha sonrasında hızlı bir şekilde dünyaya açıldı. Neredeyse her mimarın gözde markalarından bir tanesi olmuştur. Özellikle mermerin büyüsünü kullanan Antoniolupi bu konuda da farklılığını öne sürmüştür. Gessati mermer anlayışının modernize edilmesinin en iyi örneklerinden birisi.
Tasarım ekipleri daha çok moda dünyasından esinlenen tezgah üstü lavabolar, küvetlerde paralel çizgilerin motiflerini ortaya seriyorlar. Gessati’nin teması yumuşak kıvrımlı hacim ve paralel çizgilerden oluşuyor. Kavisli yüzeylerde paralel hatlardan oluşan lavabolarda yuvarlak, oval ve kare seçenekleri sunulmaktadır.

Özellikle son tasarımlarından biri olan Cristalmood oldukça ses getiren bir tasarım örneği olmuştur. Suyun aktif rolünü muhafaza etmeyi ve yumuşak geçişler yaratabilmeyi mümkün kılan özel bir malzemeden tasarlanmış. Bu malzeme sıvının akışını kolaylaştırıyor, suyun hareketlerini okuyor ve gücünü takip ediyor. Antoniolupi 9 yeni moda renk ile geliştirdiği parlak küvet modelleriyle banyo stilinizi belirliyor. Renk renk ve mermerin işlenmiş güzel ve oval hali ile enerjisini hissedebiliyorsunuz. Cristalmoodlar’ın renk seçenekleri ile tarzınıza en uygun olanını seçmek için sizleri bekliyorlar.

Yaşam alanları için mutfaktan banyoya, mobilyadan aydınlatmaya kadar pek çok alanda, tanınmış uluslararası markaları ve ürünleri aynı çatı altında buluşturan Sem Collections, banyoyu bir bütün olarak tasarlama anlayışı içinde çalışan Antoniolupi ürünlerini Çiftehavuzlar’daki showroom’unda sergiliyor.

Modern Yaşam Alanlarında Estetik

Organik ve Teknolojik Bir Marka: Rimadesio

Çağdaş ve Fonksiyonel Çözümler

Yaşam alanlarınızı düzenlemek ve daha yalın bir hale getirmek kendimizi iyi hissetmemize neden olur. Kendimizi mutlu hissedebileceğimiz evler yaratmak için gereksiz kalabalık eşyalarınızdan kurtulup daha modern ve uzun süreli kullanabileceğiniz mobilya ve aksesuarları tercih etmemiz gerekiyor.

Modern yaşam alanlarına estetik ve daha pratik çözümler ve ürünler üreten Rimadesio, dekorasyon dünyasının ve mimarların çok yakından tanıdığı bir markadır. Alan ve hareket kabiliyeti kaybetmeksizin çözüm formülü üretti. Modern kapı sistemleri, kayar paneller, saklama üniteleri, raf sistemleri, walk-in giyinme/soyunma mekânları-sistemleri ve tamamlayıcı mobilyalar üreten çok güçlü bir firma. Rimadesio’nun felsefesi cam ve metali yani organik teknolojik olan iki malzemeyi yan yana getiren estetikle buluşturmak ve yenilikçilik.  Dünyanın birçok yerinde seçkin projelerde yer alan Rimadesio, mimarların en büyük çözüm ortakları arasında olmakla birlikte Young & Design, KBB gibi birçok tasarım ödülünün de sahibi.

 

Rimadesio sistemleri, adeta sanat eseri gibi. Farklı seçeneklerde açılır-kapanır ve kayar sistemlerde üretirken, bütün bir panel olarak mekânı tek perspektifte kaplıyor. Lüks rezidans konseptlerinden flat’lerdeki pratik giyinme odalarına kadar her mekanda, düz kapı seçeneklerinden ziyade sofistike duvarlara ve onlarla bütünleşmiş kapılarla buluşturuyor. Ev ve ofisler için tasarladıkları mobilya ve duvar sistemlerine de taşıyan marka, özel ve toplu yaşam alanlarına çağdaş ve fonksiyonel çözümler getiriyor.

Yaşam alanları için mutfaktan banyoya, mobilyadan aydınlatmaya kadar pek çok alanda, tanınmış uluslararası markaları ve ürünleri aynı çatı altında buluşturan Sem Collections, Rimadesio’nun eşsiz ürünlerini Çiftehavuzlar’daki showroom’unda sergiliyor. Tüm bu avantajlarından faydalanmak ve hayatınızı kolaylaştırmak için sizde bir an önce açık dolap ve açık raf sistemlerinden faydalanmaya başlamalısınız.

 

Doğayla Entegre Yaşamlar

Günümüz dünyasında şehir yaşamından sıkılan bunalan stres altında olan insanların ruhlarını ve bedenlerini dinlendirip keyif ve huzur aldığı kişilerle zaman geçirebileceği, dinlenebileceği kendini yenileyebileceği tek yer doğayla bütünleşmektir.

Bunun yegâne yollarından bir tanesi doğanın içerisinde doğanın verdikleri ile yapılmış statik elektrikten ve teknolojiden uzak doğa evlerinde mümkün olduğunca fazla vakit geçirerek ayağımızı toprağa basarak, taşa ağaca dokunarak negatif enerjimizi ve stresimizi atabiliriz. Doğanın bize sunmuş olduğu ağaç, taş gibi doğal malzemelerden yapılan tam anlamıyla doğayla entegre olmuş evlerde yaşamanın huzuru, uyku ve yaşam kalitesini çok yüksek olduğu bilimsel çalışmalarla da kanıtlanmış olmakla beraber yüz yıllardır da bilinmektedir.
Genellikle şehirlerde ki kaos, trafik, stres, kötü hava, kalabalık gibi bir çok etkenden dolayı insanlar gergin ve huzursuz oluyor. Büyük şehirlerde hava kirliliği oldukça fazladır bu yüzden insan sağlığına kötü bir etken oluyor hal böyle olunca herkes kendisine bir kaçış noktası arıyor bol oksijen, yeşillik, doğa gibi. Zaman zaman doğanın kalbine kendimizi bırakmamız gerekir çünkü tabiatın bize fısıldadığı huzuru tüm vücudumuzda, ruhumuzun derinliklerinde hissetmek bizi yeniden canlandıracak. Büyük şehrin kirli havasından ve kaosunda kaçarak, teknolojiden uzak doğanın kollarında bir yenilenme detoksu olarak düşünebiliriz.

Tabiatın bir diğer sihiri sudur. Suyun sakinleştirici ve negatif enerjiyi attığını hepimiz biliyoruz. Güzel bir doğa yürüyüşünden sonra sıcak su ile terapi yapabilirsiniz. Kendinizi suyun rahatlatıcı etkisine teslim etmek istediğiniz zamanlar için düşünülmüş Türk hamamı ve sauna ile güzel bir yenilenme yaşayabilirsiniz veya eşsiz doğa manzarasını karşısına alan jakuzilerde sakinliği bulabilirsiniz. Etrafa koyacağınız birkaç mum, güzel kokular hafif bir müzik size eşlik edebilir. Doğanın tüm materyallerinden faydalanmanızı öneririm.

Doğa evlerinde ısıtma için kullanılan şöminelerin gerçek odun ateşi ile ısıtılması ve o anda ateşin vermiş olduğu sıcaklık, görsellik, yanmadan dolayı kaynaklanan çıtırtı insan ruhuna iyi geldiği tedavi ettiği ve dinlendirdiği görülmektedir. Dağ evlerinde şömine ateşi olmazsa olmazlardandır. Bu tarz yapılarda mümkün oldukça günümüz teknolojisinden uzak kalınmasını öngörmekteyim. Çıtır çıtır yanan ateş eşliğinin yanında keyifli sohbet ve şaraplarınızı yudumlamanın mutluluğu içinizi ısıtmaya yetecektir. Yemeğimizi şömine ateşinde veya bir kuzinede yapıp ısımızı şömineden sağlayıp her şeyden uzakta kalarak bedensel ve ruhsal arınma yapabileceğimiz dağ evlerimizde gelenekselleşen kış tatillerimizde bu arınmayı yaparak yeni bir yıla başlamak ve yeni yılın birkaç ayında da bu mekânlar da zaman geçirmek tüm bir yılın enerjisini ve ruh dinginliğini tüm yıl sağlar.

Doğanın kalbinde hissettiren bu özel mekânlarda oksijene doyabileceğimiz, tablo gibi manzaralarda stresten uzak sevdiklerimiz ile birlikte keyifli vakit geçirmek için en güzel plan olabilir.

Mimar A.Ozan Ekşi

Açık Alanlarda Alışkanlıkları Değiştiren Mutfak ve Banyolar

Bir düş mü? Hayır. Günümüzün açık hava alanları artık ‘derme çatma’ köşeler olarak değil her işlevin dört dörtlük kurgulandığı mekânlar olarak kurgulanıyor. Bu trafiğe en yeni katılanlar ise ‘mutfak ve banyolar’

Mevsim gelip kapı-pencereler açılınca ve herkes kendini balkon, teras, veranda, bahçe ve havuz çevresine taşıyınca ister istemez günlük hayatımızın pek çok ritüeli de buralarda yapılıyor. Uyku için dahi kendimizi hamağa atıyoruz. Kitaplarımızı okumak için kendimize bir köşe hazırlıyoruz. Masalar temizleniyor, spor aletleri dahi temiz havaya çıkarılıyor.

Bu trendin en son ve en önemli atağı mutfak ve banyolara geldi. Yemek yeme için zaten dışarıya alışığız ama ya pişirmek için? Basit duşlarla ferahlamayı biliyoruz ama gerçek bir dış mekân spa alanı için heyecanlanmaz mıyız acaba? Tasarım evleri ve markalar bu soruların cevabını özgürleşme ve doğayla bütünleşme isteğimizi de duyarak veriyor, banyo ve mutfakları bahçeye taşıyorlar.

Açık plan banyolarda rahatlama ve arınma

Banyo, hepimiz için evdeki en kişisel ve özel alan. Sadece temizlenmek ve arınmak için değil, banyonun yerleşimi ve renkleriyle de huzurlu ve pozitif enerji veren bir mekân olması gerekiyor. Bu duygular, beraberinde yenilenmeyi ve ferahlamayı da getiriyor. Sadece bu yüzden bile bir pencere veya temiz havayla teması olan banyolar başka bir değerle seviliyor. Hatta manzrası olan banyolar bir evi satın alırken bile tercih nedeni. Eğer banyonuzun hemen yanında ya da karşısında bir bahçeniz varsa küvetinizin yanına koyarak manzaraya karşı duş alabilirsiniz. Hem gün ışığı, hem temiz hava, hem de pozitif enerji veren bir mekân aurası, yenilenme hareketine tamamlayan faktörler.

Ancak en iyi formül her şeyi dışarıya taşımak. Doğrudan bir görüş alanı içinde değilseniz, yani müstakil bir bahçeniz varsa, bu alanda bir köşe, kabin veya oda yaratabilir, bağımsız küvet veya duş teknesi ile kendi özel spanızı yaratabilirsiniz. Elbette bu alanı kullanmanız için hava sıcaklığının yüksek derecelerde seyrettiği bir bölgede yaşıyor olmalısınız.

Dış mekânlar için mutfak tasarımı

Açık hava alanlar için özel olarak tasarlanan mutfaklar ve ada çözümleri, atmosfer keyfini daha uzun süreli hale getiriyor. Eğer bahçede yeterli alana sahipseniz mutfak yapan firmalardan destek alarak bahçenize uygun bir mutfak ünitesi de tasarlatabilirsiniz. Bu tarz mutfaklar arasında en çok tercih edilen, dış kaplaması doğal taş olan modeller. Açık hava mutfaklarına da dış mekân için tasarlanan servis arabaları eşlik ediyor. Bahçeye taşınan ya da bahçeyle birleştirilen mutfaklar yine daha aşina olduğumuz bir kavram ancak profesyonel bir mutfağın bahçeye taşınması ise yeni bir kavram. Buradaki en önemli kriter ise mutfak malzemesinin dış mekân koşullarına uygun olması ve ‘durability’ güvenilirliği. Elbette ki kurgunun da yemek alanına uygun ve karşılıyor olması gerekiyor. Birbirinden kopuk pişirme ve yemek alanları yine trafik kaosu ve bölünme yaratıyor. Separasyonsuz mekânlarda hazırlanmış ‘aynı işlev-farklı köşeler’, bütün mekânın estetiğini dağıtabilir, oysa ki kompakt kurgulamanız daha hoş olacaktır.

Kısacası yazın gelmesi ve havaların ısınmasıyla dış mekândaki keyif süremizi artırmaya çalışıyoruz. Alışkanlıklarımızı takip eden tasarım dünyası da sürekli çözüm arayışında. Yeni sezonda kahvaltı öncesinden başlıyoruz dışarıya çıkmaya. Hatta gece bile orada uyuyoruz. Dolayısıyla gelecekte yatak odalarına benzeyen uyku köşelerine rastlarsanız ve yıldızları vaadeden tasarımlar görürseniz şaşırmayın.

Yılın Rengi: Living Coral

Kendi gösterişini denizlerin derinliklerine saklayarak elde edilmesi zor olanı oynuyor ancak gördüğünüz anda hem gözünüze hem ruhunuza hitap ediyor. 

 

Pantone Renk Enstitüsü, her yıl teknoloji, moda ve medya trendlerini araştırıyor ve buna göre zamanın ruhunu en iyi anlatan etkileri tespit ediyor. 2019 yılının rengini doğuştan gelen iyimserlik ve mutluluk arayışı ihtiyacımızı simgeleyen Living Coral olarak belirledi.

2016 yılında cinsiyet eşitliğini temsil eden Rose Quartz ve Serenity rengini, 2017’de doğayla bağ kuran ve yeni başlangıçları temsil eden Greenery rengini, 2018’de ise görsel düşünme ve gelecek gibi kavramları temsil eden Ultra Violet rengini seçen Pantone, 2019 için Yılın Rengi’ni doğuştan gelen iyimserlik ve mutluluk arayışı ihtiyacımızı simgeleyen Living Coral olarak belirledi.

Pantone, günlük hayatımızın her geçen gün artarak dijital teknoloji ve sosyal medya tarafından sarmalanmasına tepki olarak, insanlığın bağlanma ve samimiyet  kurmasına imkân sağlayan otantik ve kapsayıcı deneyim arayışını göz önünde bulundurarak 16-1546 kodlu Living Coral rengini bu yılın rengi olarak seçti. Pantone Renk Enstitüsü’nün Yönetici Direktör’ü Leatrice Eiseman renklerin doğal ve dijital gerçeklikler arasında dengeyi kurduğunu ve bunun özellikle insanileştirici ve cesaretlendirici özellikler taşıması sebebiyle, insan ilişkileri ve sosyal etkileşimi arzulayan tüketicilerin hassas noktalarına dokunan Canlı Mercan rengi için geçerli olduğunu söylüyor.

Girdiği mekânda hafiflik ve sakinlik hislerini yaratan bu rengi evinizde rahatlıkla kullanabilir, stil sahibi mekânlar kurgulayabilirsiniz. Kullanıldığı dekorasyon kurgularına optimist bir atmosfer kazandıran bu rengi ister duvar yüzeylerinde, ister mobilya ve aksesuarlarla evinize dahil edebilirsiniz. Pantone renk uzmanları  her şekilde mekanınıza canlılık ve otantik bir görünüm yükleyeceğinizin garantisini baştan veriyor.

Duvar boyası tercihinizi mercan tonlarından yana kullanın.

Mercan resiflerinin canlı pembesinden ilhamını alan Pantone rengini duvarınızda uygulayarak sofistike bir atmosfer kurgulayabilirsiniz. Hasır veya bambu mobilyalar bu renk ile uyumlu bir bütün oluşturuyor. Son dönemlerde popüler olan kuru çalılar, tüyler ve dallar ise rengin doğal çekiciliğini artıran objeler arasında.

Mercan rengini mekanınıza mobilyalarla dahil edin.

 

Şeftali, somon ve mercan renkleri arasında değişen bir koltuk veya kanepe girdiği mekâna canlılık katacak ve ortamın enerjisini yükseltecektir. Vintage stilindeki kurgular ile retro mobilyalara çok yakışan bu rengi kullanırken mercanın tonsurton renklerine de perde veya halı gibi diğer dekorasyon unsurlarında yer vererek etkisini artırabilirsiniz.

 

Mercanı adaçayı yeşili ve pirinç aksesuarla kombinleyin.

 

2018 sonlarında trend otoritelerinin yeni tasarımlar için işaret ettiği adaçayı yeşili, Pantone renk uzmanlarının 2019’un rengi olarak seçtikleri mercan rengiyle bir araya geldiğinde mekanda dengeli ve ruhu dinlendiren bir hava yaratıyor. Ayrıca mercan rengini pirinç yüzeylerle kombinlemek mekandaki zen ve hafiflik hissine lüks dokunuşlar katacaktır.

 

Mercan rengine fon olarak sakin ve soft tonlar seçin.

 

Mercan renginin etkisini artırmak için fon renginizi nötr ve soft tonlardan tercih edin. Örneğin zeminleri ve duvarları beyaza boyanmış bir mekânda kullanılan mercan renkli bir koltuk veya bej bir kanepe üzerine yerleştirilen mercan renkli yastıklar dekorasyonda odak noktası olacaktır.

 

Çalışma masanızda mercan renginin motivasyon artırıcı gücünden yararlanın.

 

Birçok boya firması Living Coral’ı “Pervasız, enerjik, neşe veren ve her türlü mekâna pozitif enerji katan canlı bir renk” olarak tanımlanıyor. Bu rengi çalışma alanınıza taşıyarak motivasyonunuzu artırabilir, seramik ve cam gibi doğal malzemelerle buluşturarak aurası yüksek bir ortam kurgulayabilirsiniz.

Doğaya yakın yaşamlar

Doğal, işlenmemiş, yontulmamış yapı anlamında kullanılan rustik, doğal yaşamla iç içe konumlanan dağ ve çiftlik evlerinde sık tercih edilen stiller arasında. Kır yaşamına özgü detaylarla hayat bulan rustik stili evler, her daim zamansız, samimi ve davetkar mekanlar yaratıyor. Vintage ve Provence tarzlara da kolaylıkla uyum sağlayan stil, zengin bir dekorasyon zevkinin de rafine yansıması.

Rustik tarzın en büyük ilham kaynağı doğadır. Doğayla her gün iletişimde olmak ve natürel ritimlere bağlı kalmak fiziksel ve ruhsal sağlığımızın yanında mutluluğumuz için de oldukça önem taşıyor. Rustik stil, doğanın verdiği huzuru dekorasyonunuza yansıtır ve evinizde doğanın enerjisiyle birlikte huzur bulmanızı sağlar.

Ham, işlenmemiş ahşap rustik stilin öne çıkan unsurudur. Ahşabın evin ısısını yükseltmekteki mahareti ise tartışılmaz. Eskidikçe daha dokulu ve karakteristik bir görünüm kazanan ahşap, uzun süreli kullanım avantajı, sıcak bir görünüm yaratması ve en önemlisi doğal bir malzeme olması nedeniyle çağdaş ve ekolojik evlerin vazgeçilmezleri arasında. Tasarımcılar artık ahşabın doğallığını daha vurgulu yansıtmak adına minimum işlemle ürünleri şekillendiriyor. Masa ortasından geçen bir çatlak ya da dolap kapağında yer alan bir yarık, kusur değil doğallık olarak tanımlanıyor. Şehrin kaotik ortamını geride bırakarak kendinizi doğanın iyileştirici, dinginleştirici ve pozitif enerji dolu kollarına teslim edebilirsiniz.

Rustik mekanın stil kodunun natürel konfor olduğunu unutmayın. Natüralist bir tema etrafında şekillenen rustik stilde, kıvrımlı hatlara sahip dönem mobilyalarının çağdaş versiyonları, kaşmir, keten ve keçe gibi dokularla birlikte kullanılıyor. Geniş ham ahşap masalar kadar bol yastıklı rahat kanepeler ve sedirler de önemli.
Rustik orman evlerine bakıldığında kütük dokusuna eşlik eden çok belirgin dekoratif detaylar var. Örneğin Windsor sandalyesi, ahşap sallanan sandalye, Amerikan patchwork yorganlar, hayvan başı aplik heykelleri, klasik oduncu ev tekstilleri, deri kaplı berjerler, Türk halıları ve abajurlar… Rustik dekorasyonda el yapımı ürünler, rattan ya da hasır gibi doğal ürünlerden imal edilen objeler, natürel ve dokulu tekstil ürünleri sıkça kullanılır. Klasik izler taşıyan desenli seramik ve karolar, eski çağ görüntüsü kazandırmak için mutfak ve banyo dekorasyonlarında sıkça kullanılır. Otantik desenler, klasik seramik ve porselenler rustik dekorasyonun vazgeçilmez ögeleridir.

Stilde kullanılan renk skalası genellikle nötr renkler ve toprak tonlarıdır. Bu tonlar zihninizin rahatlamasına ve huzur veren renk aralığı olarak karşımıza çıkar. Bu stilde dekore edilmiş evlerdeki ilk amaç aslında mekânın doğaya, huzura ve konfora yönelmesidir. Kullanılan her detay evin canlı bir ruh hâline bürünmesini sağlayacak şekildedir. Gri, bej ve kremle kombinlenen toprak tonları, yaşam alanlarınızdaki doğallık vurgusunu artırır.

Kırsal yaşamın katıksız doğallığını ve sadeliğini mekanlara taşıyan natüralist rustik stilde, doğaya ait ne varsa korkmadan mekanlara taşıyabilirsiniz. Gösterişten uzak, rahatlığa odaklanan mekanların her köşesine doğallık hakim olmalı.

Eski zamanların tadına bir türlü doyamayanlar; rustik stile özgü mutfakları tercih ediyor. Kütük ve taş dokusunun yanında masif ahşaptan mutfak tasarlayabilirsiniz. Mutfağınızın duvarlarına dev tabakları asabilirsiniz. Mutfağınız genişse ahşap oyma heykeller ve bedevi kilimlerle mekanınızı zenginleştirebilirsiniz. Biraz Provence etkisi getirip ferforje detaylar, eskitilmiş masif ahşap dolaplar, sandalye ve sepet yerleştirebilirsiniz. Türk ve İskandinav desenlerini bir arada kullanmayı deneyin. Yakaladığınız uyuma şaşıracaksınız.

İlhamını kırlardan alan bu stilde dış mekana ait aksesuarları iç mekanlarınıza dahil edebilirsiniz; yeşil bitkiler, saksılar, sulaklar gibi. Ahşabın tüm tonlarının kullanıldığı stilde daha aydınlık ve taze bir görünüm için beyaz-krem gibi tonlara banyonuzda yer verebilirsiniz. Ayrıca yeterli alanınız varsa ayaklı, döküm bir küvet kullanabilirsiniz.

Farklı dönemler, stiller ve ilham kaynaklarının bir araya gelmesi dekorasyona ihtiyacı olan yaşanmışlık hissini veriyor. Eski ile yeniyi, klasik ile moderni, işlenmemiş sert malzeme ile cilalı parlak parçaları birlikte kullanmaktan çekinmeyin. Eviniz, güzel görünen ve öyle de hissettiren parçaların harika bir kombinasyonu olmalı. Tıpkı harika bir kıyafet gibi size yakışmalı. Anlamlı, konforlu ve sizi ifade eden bir dekorasyon yaşamınızı güzelleştirir.

TASARIMIN AYDINLANMA ÇAĞI

Günümüzde yaşam alanlarına ayrıcalıklı bir kimlik kazandıran aydınlatmalar, dekorasyonu tamamlayan kilit birer oyuncu haline dönüşüyor. Farklı stillerdeki tasarımlarıyla ikinci planda kalmayı reddeden aydınlatma elemanları ve taze kullanım fikirleri yeni heyecanlara ışık tutuyor.
A. Ozan EKŞİ

  

TASARIMIN AYDINLANMA ÇAĞI

Mimari tasarımlar kim ya da kimler için tasarlanıyor olursa olsun, ışığın tasarımdaki kullanımı son derece önemlidir. Müstakil bir ev, kullanışlı bir ofis veya ışıldamak isteyen bir mağaza… Dünyanın neresinde olursa olsun yapılar, ışıklandırmaya ihtiyaç duyarlar. Çünkü tüm mimari tasarımlar içinde yaşayacakları insanlar için tasarlanırlar ve insanların en büyük ihtiyaçlarından bir tanesi de ışıktır. Bu yüzden ışığın kullanımı mimarlıkta son derece önemli bir husus olarak karşımıza çıkar.

Işık ve aydınlık, insanlar için ihtiyaç olmasının yanı sıra aynı zamanda estetik bir unsurdur. Mimari tasarımlarda ışığın kullanımı,aydınlık insanlara ferahlık verir, onları psikolojik olarak iyi yönde etkiler. Bu yüzden ışığın kullanımı mimarların üzerinde en çok durdukları unsurların başında gelir. Işık kullanımı konusunda farklı bir yol izleyen Gotik mimari, mimarideki bu genel eğilimin aksine mekânların içinde de dışında da karanlığın ve karanlık alanların üzerine düşer. Gotik sanat akımının insanları suçluluk ve karamsarlığa ittiğini söylemeye gerek yok.

Günümüzde tasarım alanındaki gelişmelerin temelinde, pozitif bilimlerdeki gelişmeler yatmaktadır. Bu noktada pozitif bilimlerin gelişmesi, insan ile ilgili tüm alanlarda yapılan çalışmalarla birlikte, aydınlatmanın da yan bilgi olmanın çok ötesinde, başlı başına bir konu olduğunu ortaya koymuştur. Geçmişte aydınlatma teknolojileri alanındaki araştırmalarda göz ardı edilen konular, günümüzde sağlık sorunları olarak karşımıza çıkmaktadır. Verimlilik, performans, mekân algısı gibi konular, özellikle iç mekânların fiziksel ortam koşullarından kaynaklanan problemlerdeki artış nedeniyle göz ardı edilemez bir konuma gelmiştir. Bu noktada; ışığın geliştirilmesi, üretilmesi, satılması, uygulanması ve tasarlanması konularında, çalışan kişiler tarafından, ‘iyi görme koşullarının sağlanması için’ ışık uygulamak konusu, insan sağlığı çerçevesinde düşünülüp sağlıklı aydınlatmanın gereklerini yeniden belirlemesi gerekmektedir.

Sonuç olarak; özellikle görsel performans düzeyinin yüksek olmasının istendiği durumlarda mekânda yapılacak aydınlatma tasarımının da mekânla birlikte tasarlanması gerekmektedir. Bu amaca yönelik yapılacak aydınlatma tasarımlarında, zamanının büyük bir kısmını kapalı mekânlarda ve yapay ışıkla geçiren kişilerin, yapay ışıktan fizyolojik, biyolojik ve psikolojik bakımdan nasıl etkilendiklerini bilmek gerekmektedir. Bir mekânın mekânsal özellikleri ve yaratılmak istenen atmosfer en iyi ışık sayesinde vurgulanabilir. Daha iyi görme koşullarını sağlamanın ortamdaki aydınlık düzeyini yükseltmek olmadığı yeni nesil araştırmalarla anlaşılacak ve belki de günümüzde doğru olarak kabul ettiğimiz pek çok uygulama tarihte kalacaktır. Işık mekânın kimliğini ve mekânsal özelliklerini doğrudan etkilemekte ve oluşturmaktadır. Bu bakımdan aydınlığın karanlık yüzünü görmek, zamanımızın  büyük kısmını geçirdiğimiz iç mekânlara aydınlatma bakımından daha etkili yaklaşımlar getirecektir.

Yaratmak istediğiniz ambiyansın yolu, belirlediğiniz ışık miktarı ve stilden geçiyor.


PARLAYAN, YANSIYAN, YÜKSELTEN DEKO-ŞİFRELER

Klasiğin Vazgeçilmezliği

Her dönemin zamansız stillerinden olan klasik tasarım anlayışı, aydınlatmada birer mücevheri andıran çizgileri ile modası geçmeyen zevkleri yansıtıyor. Gösterişi ve şatafatı ile avant-garde bir duruş sergileyen dev sarkıtlar, sarkıtların en büyük tamamlayıcısı aplikler, masa üzeri aydınlatmalar ve lambaderler ile klasik tarzdaki yaşam alanınızda çarpıcı bir vurgu sağlayabilirsiniz.


Duvarda Işık Oyunları
Bölgesel aydınlatma ile desteklenen mekânların belki de en şık parçaları arasında yer alan aplikler duvara yansıttıkları ışık gölge oyunları ile adeta birer enstelasyona aracılık ediyor. Modernden klasiğe, bakırdan cama kadar her malzeme ve stile bürünen aplikler yaşam alanlarının her noktasına çok yakışıyor.

XL Yaşam

Yaşam alanlarımız büyüdükçe aydınlanma ihtiyaçları da aynı oranda artıyor. Yüksek tavanlı, geniş oturma gruplu ve büyük bir yemek masasının konumlandırıldığı bölümlerde yaşamımızı XL boyutlara sahip aydınlatmalar aydınlatıyor. İri sarkıtlar, uzun lambaderler, dev bahçe aydınlatmaları derken büyüklük hissi mekânlara da yeni bir boyut kazandırıyor.