Etiket Arşivleri: yeni

Hayatı Durduran Banyolarda Yeni Yaklaşımlar

Gün geçtikçe biraz daha önem kazanan ve kişisel yenilenme mekânı olarak içeriğini hızla geliştiren banyolar, sadece teknoloji, işlev ve mobilya ile değil, teması, atmosferi, aurası ile de öne çıkıyor. Artık günümüzün banyo tasarımlarında su ile baş başa kalmanın, arınmanın ve rahatlamanın altı çiziliyor. Banyoların tanımı tümden değişti. 2018 sezonu için evinizin keyif sınırları genişlerken ön plana çıkan mimari özellikler ise başı çekiyor.

A.Ozan EKŞİ

 

Tüm mekânlarıyla ev yaşamının büyük resmine baktığımızda, tasarım dünyasının teknoloji gibi süratle yükselen bir yıldız ile organik yaşam ve rafineliğe sadakat arasında gidip gelmek yerine birleştiren ve buluşturan bir aksa girdiğini gözlemliyoruz. Banyolar bir süredir yeni yüzleriyle karşımıza çıkıyor. Firmalar günümüz banyolarını şekillendirirken mimari yaklaşımları, yükselen tasarım trendlerini ve tüketici tercihlerinde büyük etkiye sahip olan yaşam tarzlarını göz önünde bulunduruyor.

Bu sene Milano Tasarım Haftası dahilinde 243 katılımcının yeni banyo koleksiyonlarını sergilediği Uluslararası Banyo Sergisi’nden aldığımız ilhamla yaratıcılığın sınırlarını zorlayan fikirlere kucak açıyoruz.

İster muhteşem bir aromaterapi partisi yapın, ister jakuzide müzik eşliğinde uyuyun… Sonra raftan bir kitap seçin, day-bed’inize uzanın, arada sırada tv seyredin. Ve bunların tümünü banyonuzda yapın. Günümüz banyoları, kapıyı kapattığınız anda bunların tümünü yapabilmenizi sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Sadece duş alıp çıkmıyor, uzun uzun bakım yapıyorsunuz, bir oturma-dinlenme köşeniz mutlaka oluyor, ayrıca iPod, iPad, DVD seyredebileceğiniz veya kitap-magazin okuyabileceğiniz bir multimedya köşeniz oluyor. Dilerseniz masaj masanızı da buraya alabiliyorsunuz. Fonksiyonelliğin yanı sıra görselliği de önemseyen yeni jenerasyon banyolar, sınırlarını aşarak genişliyor ve katma işlevler kazanıyor. Nihai kullanıcılardan gelen talepler değiştikçe, firmaların ve tasarımcıların çalışmaları da ‘individual’s concepts’ yani bireye özgün konseptler yönünde oluyor, yeni ürünler yeni alışkanlıkları doğuruyor. Mimarlığın uzun zamandır bireyi, tasarımın merkezi olarak konumlamayı beklediği gerçeğinin altını çiziyoruz.

Bob Marley’nin ünlü sözü “Bazı insanlar yağmuru hisseder, diğerleri ise sadece ıslanır” cümlesini tasarım mottosu olarak banyo, aritmetiğine uyarlayan tasarımcılar, rasyonellikten uzaklaşarak duyulara hitap eden malzeme ve yüzey seçimlerinin peşine düşüyor. Rahatlama, arınma ve dış dünyadan izole olma olgularına işaret eden banyolar, yeni teknolojilerle meditatif kozalara evriliyor.

Mekâna dinamik bir çekicilik ve akıcılık kazandıran kıvrımlı formlar bu sene armatürlerden banyo küvetlerine ve lavabolara kadar banyo ve mutfaklarda tasarımcıların öncelikli tercihleri arasında.

Tasarım arenasının son yıllardaki gözdesi pirinç, 2018 banyolarında mermer, ahşap ve cam gibi yüzeylerle kombinlenerek karşımıza çıkıyor. Rafine ve nostaljik görünümleriyle girdiği mekana estetik bir boyut katan pirinç armatürler kişisel detaylarla vurgulanıyor. Tasarımcılar inovasyonla doğayı, minimalizmle sıcaklığı başarılı bir şekilde bir şekilde bir araya getiriyor.

Yüksek kalitede banyo mobilyası tasarlama amacıyla yola çıkan Antonio Lupi bugün tüm dünyanın en ünlü üreticilerinden biri konumuna gelmiş, bu süreçte ürün gamını da geliştirmiş bir marka. Salone del Mobile’de banyo dolaplarından aynalara, taş küvetlerden duş sistemlerine, aksesuarlardan halıya ve iç-dış mekân şömine sistemlerine kadar koleksiyonlarını sergiledi.

Kalitesinden asla ödün vermeyen, gelmiş geçmiş en favori malzeme mermer; son yıllarda modern bir trend olarak keskin dönüşüyle tekrar mekânlara ev sahipliği yaptığını görüyoruz. Gücünü doğadan alan bu ihtişamlı seçenek, bu yıl hiç olmadığı kadar popüler. Ama onu sadece zeminde ya da duvarda değil lavabo ve tezgahlarda, dolap kapaklarında da görebiliyoruz.

 
Paolo Ulian’ın Antonio Lupi için tasarlamış olduğu Intrecciomermer anlayışının modernize edilmesinin en iyi örneklerinden birisi. Bağımsız lavabo içerisindeki led aydınlatmalar ile dikkatleri üzerine topluyor. Klasik blok mermer lavabolarının aksine hafifliğiyle ön planda olan bu tasarım yalnızca 55 kilogram ağırlığında.

Yeni lüksler arasında salonlara özenen banyolar var. Metrekareleri genişleyen banyolarda proporsiyonlar arasındaki armoni dikkat çekiyor. Köşe sehpası, makyaj masası, kanepe veya koltuk gibi banyolarda görmeye alışık olmadığımız mobilyalarla yaratılan mizansenler zeminde ahşap görünümlü seramikler, duvarlarda ise bleu-blanc karolar veya nostaljik duvar kağıtlarıyla sentezleniyor. Ortaya mekânı bir yaşam alanına dönüştüren samimi ve davetkar kurgular çıkıyor.

Günümüz teknolojileri banyo aynalarını da etkiledi. Aynalar kendi kendine aydınlanıyor ve buhu tutmuyor. Yeni aynalarda en çok görülen özellik Led ışık teknolojisi. Ayrıca dijital saat, radyo ve hatta televizyonlu olanlar da var. Bazı aynalar ise kendilerini ısıtarak yüzeylerinde buhu oluşmasını engelliyorlar. Teknolojik yenilenmeyle beraber farklı noktalarda da aydınlatma sağlayabilen modüllerle aydınlanıyor. Tıpkı kendinden klozet ve rezervuarlarda olduğu gibi.

Kentli Evlerin Yeni Mottosu: Alandan Kazanma

Yeni jenerasyon konut projelerindeki en önemli ortak nokta, küçük metrekareler ve çözüm odaklı “alandan kazanma” mottosu. Bu hedef öyle bir fikir noktasına getiriyor ki mimarları, her noktada bir gizli dolap, bölme, yok olmalar, ortaya çıkmalar, sınırlandırmalar, bölümlemeler karşımıza çıkıyor. Depolama, görsel olarak da estetiği zorlayan bir kavram; dolayısıyla kentli evlerin sade makyajını da doğru yapmak gerekiyor.

A.Ozan EKŞİ

Dünyanın telafi edebileceğinin çok üzerinde bir tüketimçağındayız. Bu durum dünyadaki kaynakların hızla tükenmesine neden oluyor. Lagom kelimesi işte tam burada devreye giriyor. Türkçe karşılığı olmayan İsveççe kelimeyi “ne az, ne çok” ya da “kâfi miktarda” olarak çevirebiliriz. Pek uygulanabilir gibi gözükmeyen bu felsefe, ihtiyacınız olandan fazlasını istememeye ve kullanmamaya teşvik ediyor.

Daha az stres için yaşamımızı düzenlemek, çevreye karşı duyarlı olmak ve kendimizi mutlu hissedebileceğimiz mekânlarda yaşamak bu felsefenin başlıca fikirleri arasında. Dünyanın en mutlu insanları olduğu kabul edilen İsveçlilerin yaşam felsefelerini evlerimizde uygulamak mümkün. Bunun için öncelikli olarak dağınıklık yaratan gereksiz eşyalardan kurtulup, uzun süre kullanabileceğiniz mobilyaları ve aksesuarları tercih etmenizi öneriyoruz. Natürel tonların rahatlatıcı etkisini, doğal dokularla buluşturarak, zanaatın öne çıktığı el yapımı objeler kullanmak her zaman iyi bir fikir. Yaşam alanlarınızda yaratacağınız dinginlik ve yalınlık ile kendinize daha stressiz bir hayat kurgulayabilirsiniz.

 

Türkiye’nin bir tekstil ülkesi olması ve dahası, doğu Asya ülkelerinden ithal, ucuza imal edilen, uygun fiyatlı giysilerin birçok marka tarafında üretilip satılması da giysi sayımızı arttıran faktörlerden biri. Talebi geçen arz sebebiyle her geçen gün evlerimizde büyük bir yoğunluk oluşuyor. İhtiyacımız olmadığı hâlde aldığımız ayakkabılar, kıyafetler, dekorasyon malzemeleri, makyaj malzemeleri, bunların her biri depolanma gereksinimi ile yaşamımızı etkileyen başlıklar. Örneğin artık pek çoğumuz evinde gardırop yerine, giysi odası kullanmakta.

 

Giyinme odalarını ele alacak olursak; aslında amacın, küçük bir alandan maksimum faydayı sağlayacak düzenleme ve depolama kaygısı olduğunu fark ederiz. Bir bölüme girip bütün kıyafetlerinizi bir arada görmek, kombinasyonlarınızı vakitle yarışırken doğru şekilde yapabilmek yaşam kalitemizi arttırmakta ve bize zaman kazandırmakta.

 

İçinde dolapların olduğu odalar ulaşılabilirliği kolaylaştırmaktadır. Görsel ve psikolojik olarak tatmin eder. Bu sistemde en ufak bir boşluğu dahi doldurabilirken, kıyafetlerinizi kolaylıkla organize edebilirsiniz. Aynı zamanda takılarınız, aksesuarlarınız da bir düzen içinde sizi bekler.

Uluslararası tasarım dünyası, kolay bir çözüm formülü üretti ve yeni jenerasyon oda seperatörleri ve üniteleri ile hem mekânları birbirinden (alan, hareket kabiliyeti kaybetmeksizin) ayırdı hem de ışığı her noktaya taşıdı.

Biraz geleceği tanıyacak olursak:

Rimadesio, dekorasyon dünyasının çok yakından tanıdığı bir marka. Modern kapı sistemleri, kayar paneller, saklama üniteleri, raf sistemleri, walk-in giyinme/soyunma mekânları-sistemleri ve tamamlayıcı mobilyalar üreten çok güçlü bir firma. Modern mimariye eşlik eden ve inovatif gelişmeleri adım adım takip eden Rimadesio, cam ve metali yani organik ve teknolojik iki malzemeyi yan yana getirerek işlevi estetikle buluşturan bir tasarım felsefesine sahip. Bugün dünyanın birçok yerinde seçkin projelerde yer alan Rimadesio, mimarların en büyük çözüm ortakları arasında olmakla birlikte Young & Design, KBB gibi birçok tasarım ödülünün de sahibi.
Özellikle mekânın bütün ruhunu değiştiren ve yüzey farklılıklarıyla çok stilize fonlar yaratan Rimadesio sistemleri, adeta sanat eseri gibi. Farklı seçeneklerde açılır-kapanır ve kayar sistemlerde üretirken, bütün bir panel olarak mekânı tek perspektifte kaplıyor. Bu da onu, lüks rezidans konseptlerinden flat’lerdeki pratik giyinme odalarına kadar her mekanda, sevimsiz kapı seçeneklerinden sofistike duvarlara ve onlarla bütünleşmiş kapılara götürüyor. Ev ve ofisler için tasarladığı mobilya ve duvar sistemlerini de kapsayan marka, özel ve toplu yaşam alanlarına sofistike, çağdaş ve fonksiyonel dokunuşlar ve çözümler getiriyor.

 

Tüm bu avantajlarından faydalanmak ve hayatınızı kolaylaştırmak için sizde bir an önce açık dolap ve açık raf sistemlerinden faydalanmaya başlamalısınız.‘’Alandan kazandığınız’’ güzel bir yaşam dileğiyle!

Yatak Odalarına Yaz Geldi

Metropolitan hayatın yorucu temposu havaların ısınmasıyla birlikte bizleri uyku kozalarımıza çekiyor. Günümüz trendlerinde uyku yeniden tanımlanırken sağlıklı, keyifli, derin ve temiz bir uyku için doğru enstrümanları tanımamız şart. Doğayı merkezinde tutan yaşam fikri, huzurlu ve mutlu uyandığınız sabahlar için, tropikal konfor alanları ile oluşturulmuş keyif köşelerinde tazelenmek gerektiğine işaret ediyor. Doğanın uyanmaya başladığı bahar atmosferinde, dış mekânları sadece yemek yeme, dinlenme gibi dingin ihtiyaçlar için değil; toplantı ve sosyalleşme anlamında da kullanmak iyi gelecektir.

A.Ozan EKŞİ

Yatak odalarına yaz geldi!
Yatak odaları, bir anlamda sığınaklarımız. Artan mesai saatleri ve yoğun seyahatler evde geçirilen zamanı azalttığından, kendimize ayırdığımız bu zamanı daha kaliteli geçirmeye odaklanmamız gerekmekte. İnsan ömrünün yaklaşık üçte birinin uykuda geçtiğini düşünürsek, sağlıklı bir uyku için yatak odasının konforunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlayabiliriz. İnsanların konforlu uyku ile ilgili bilinci artarken, yatak odalarından beklentiler de yeniden şekillenmeye başlıyor. Huzur, tamamen kişisel bir duyum olduğu için yatak odaları da bireysel isteklere göre dekore edilmekte. Bu kişisel sığınaklar, karmaşalardan arındığınız mekânlar aslında. Ne kadar konforlu uyursanız güne o kadar iyi başlarsınız.

 

Estetik tasarımlarıyla dikkat çeken firmalar, kalite ve tasarım anlayışla evlerin uyku mabedi olan yatak odalarında, görsel hazinemizi güçlendiren fonksiyonel tasarımlarıyla karşımıza çıkıyor. Son yıllarda yatak odalarını geleneksel, beyaz renk ağırlıklı tek düze modellerden kurtarıp, modern tasarımları son teknolojik olanaklarla sunarak yatak odalarına yeni bir soluk getirmeyi başaran güçlü markalar var. Bizim tercihimiz olan, kurulduğu ilk günden itibaren lüks segmente hitap eden, tasarımlarıyla ezber bozan Bonaldo, İtalyan şıklığını rahatlık ve kalite ile harmanlayan sofistike ve huzur dolu yatak odaları sunuyor.

Bonaldo, 2018 koleksiyonunda lüks detaylardan aldığı ilhamı çağdaş ve minimalist çizgilerle birleştirerek yatak odalarına yeni bir bakış açısı getiriyor.

Güneşin sıcak kucağındaki keyif köşeleri, konformist alanları
İç mekân mobilyalarında olduğu gibi açık alan tasarımlarında da dayanıklılık, konfor ve görsellik konusunda şüphesiz büyük bir değişiklik yaşıyoruz. Evdeki rahatlık duygusu ve estetik anlayış dış mekânlarda da kendini ele veriyor.

Önümüzdeki yaz sezonunda, dış mekân mobilyalarının bahçe, balkon, teras, güneşlenme alanları ve farklı özel alanlar gibi farklı fonksiyonlara uygun olarak kurgulandıklarını görüyoruz. Sandalye, koltuk, kanepe, sehpa, masa ve şezlong olarak sınıflandırılabilecek yeni nesil serilerin tekli, ikili veya çoklu alternatiflerin de yan yana geldiklerinde grup oluşturabilmesi yoluna gidiliyor. Bu tip tasarımlarda fonksiyonel ve ergonomik bir estetiğin hedeflendiği oldukça belirgin olarak karşımıza çıkıyor.

Yaz mobilyalarının hafiflik arayışı içinde olmasından, ‘’less is bore’’ anlayışı ile yaratılmış minimum malzeme çeşitliliği ile bu malzemelerin minimalist detaylarla bir araya gelmesi; yalınlığı ergonomi ile buluşturuyor.

Bu doğrultuda klasikleşmiş marka ve formüllerin yanında; yeni, enerjisi yüksek, farklı ve geleceğe odaklanmış markaları da yakından tanımak gerekiyor. Özellikle genç çiftler ve modernist çizgiyi takip eden profesyoneller için bu konuyla ilgili tavsiye edebileceğimiz marka olarak Manutti; dış mekân için masa, sandalye, oturma grubu, şezlong ve aksesuar tasarımlarıyla tanınıyor. Bugünün ihtiyaçlarını önceden tahmin ederek yarattığı koleksiyonlar sayesinde 2018’de en çok takip edilen markalardan biri olmayı başaran Manutti’nin güçlü bir tasarımcı kadrosu bulunuyor.

Manutti’nin günümüz yaşam tarzına uygun tasarımları yaratırken ana hedefinin zanaat becerisini endüstriyel olanaklarla uyum içinde harmanlamak olduğunu belirtmemiz lazım. Dış mekânı sadece yemek yeme, dinlenme gibi dingin ihtiyaçlar için değil, toplantı ve sosyalleşme anlamında da kullanma isteğinin arttığı bir dönemde, Manuttigibi renkli, stil sahibi, endüstriyel tarzın kentli kimliğini ifade eden markalar biraz daha öne çıkıyor ve tercih ediliyor.

Kısacası siz siz olun, sadece pencereleri ve kapıları açmakla kalmayın, ruhunuzu ve bedeninizi pozitif enerji ile, renklerle, en önemlisi de gelecekle buluşturun.

ANTONIOLUPI Introverso

introverso
Fotoğraftaki ürün, Paolo Ulian’ın Antoniolupi projesinin başından itibaren eşlik ettiği bir fikirdi. İlk kaba taslak mermer heykeller tarafından gözlemlenerek üretilen bir proje olup, üç boyutlu şekli, bilgisayar kontrollü bir makine tarafından yönetilen düzenli kesim dizisi ile özetlenmiştir. Dış kenarlarındaki bir zamanlar kırılmış ince mermer şeritler, içindeki gizlenmiş ham heykelleri ortaya çıkarır.

07

08

 

 

 

VALCUCINE V-Motion

Yaptığımız her şeyde merkeze insanları ve onların kendi sağlıklarını ön planda tutarız; her günkü aktivitelerinde onların duygularını uyarırız.

Tüketicinin günlük rahatlığına ve kişinin hareket özgürlüğüne katkıda bulunmak için mutfak tasarlıyoruz. Mutfakları kullananların ihtiyaçlarını karşılamak için yapılmış fonksiyonel mutfaklardır. Çevreye ve kullanıcıya zarar vermeyen toksik elementler kullanılmayan dokulu materyalli mutfaklardır. Kolay kullanılabilen ve kullanıcının ihtiyaçlarına adapte olacak dinamik mutfaklardır.

valcucine

Yaptığımız her şeyde merkeze insanları ve onların kendi sağlıklarını ön planda tutarız; her günkü aktivitelerinde onların duygularını uyarırız.

Son jenerasyona mutfak tasarımları yapıyoruz, zamansız ve modaya uygun mutfaklar..

Formlar ve materyallerin devamlı icadıyla pişirmeyi olağanüstü bir tecrübe haline dönüştürüyoruz.

İnsanlara ve içinde yaşadıkları çevreye odaklanıyoruz.
Yaşam için yenilikler yaratıyoruz.

Yaptığımız her şeyde merkeze insanları ve onların kendi sağlıklarını ön planda tutarız; her günkü aktivitelerinde onların duygularını uyarırız.

2015 Yaz Sezonu, Yeni Lüks Formüllerinin Habercisi

Yeni sezonun sıcak rüzgarları, beraberinde trend tahmin ajanslarının “yeni lüks formülleri” ile ilgili anonslarını da getiriyor. Yorumlayacak olursak tümünün ortak noktası “kişisellik” teması üzerine kurulu. Evler artık hiç olmadığı kadar özgür. Ne istediğini bilen tüketici artık modayı takip etmek istemiyor. Kendi beğeni ve ihtiyaçlarını ön planda tutuyor. Kişiselleşen dekorasyon trendleri, doğaçlamaya açık düzenlemeleri de beraberinde getiriyor. Bu şekilde herkes kendi stilini oluşturma özgürlüğünü kullanıyor; herkes farklı kompozisyonlar kurguluyor. Yaz demek biraz da “kendini önemsemek” değil mi zaten?

 1. 2015 yaz renkleri-parlayan dore ve bakır tonları

Geçtiğimiz yılın bembeyaz evleri bu yaz renk paletinin belli duraklarına uğrayarak hareketleniyor. İpek Yolu’ndan ilham alan baharat tonları, mücevher renklerinin yükselişi gibi rüzgarlar ve Rusya-Ortadoğu satınalma kitlesinin büyümesi ile dore, bakır tonları neredeyse tavan etkisi yapmakta. Şıklık, parıltı, hareket, gösteriş, geleneksel lüks temasının modernize edilmiş yalın tasarımlarıyla gündeme yerleşiyorlar.

dore-bakir-tonlari

 

2. En konformist yıl

Sırf şık olmak için rahatımdan vazgeçmek mi, asla! Siz de aynı fikirdeyseniz bu yıl bizim yılımız. Evlerde maksimum konfor yaratmak için çalışan markalar sayesinde evimizde “rahatımıza bakacağız.” Keyif, ergonomi, iyi hissetmek gibi anahtar kelimelerin peşinde olun!

3. En gözde meslek: Zanattkârlık

El işçiliği (özellikle de mobilyada, ahşap işçiliğinde) dekorasyon dünyasının eskiden yeniye uzanan en önemli kahramanı. 2015, zanaatın günlük yaşama dahil olduğu yıllardan. Bu nedenle el işçiliği ile hazırlanmış ahşap iskeletler, deri kaplamalar, el işçiliğinin öne çıktığı mutfak sistemleri, seramik yüzeyler ve cam dokular “lüks”ün odağına yerleşiyor.

4. Eklenme+çoğalma+eksilme= Değişim

Bu yıl tasarımcıların ilgisini çeken tasarım kriterlerinden biri de değişkenlik ve modülerlik. Çok fonksiyonlu ya da büyüyüp küçülebilen mobilyalarla mekanın ihtiyacı olan formülleri bulmak biz kullanıcıya bırakılıyor. Kanepeye bir köşe ekleyip, sırt bölümünü arkaya iterek onu bir yatağa çevirebilir, rafların yerleriyle oynayarak kendi kütüphanenizi yaratabilirsiniz.

5. Köklere dönüş

Son yıllarda birbirine yakın duran zıt dekorasyon stillerini aynı mekanda uygulamak çok popüler. Doğu-Batı senteziyle başlayan eklektik akım, farklı yorumlarla her eve uygulanabiliyor. Çin vazolarından Afrika bambularına, Fransız dantellerinden İngiliz bahçelerine, Osmanlı motiflerinin coşkusundan İskandinav minimalizmine, Venedik aynalarından neo-barok yorumlara kadar pek çok öğe, zevke ve beğeniye göre kişiselleşen evlerde yerini alıyor.

6. Yılın muhteşem ikilisi: Ahşap ve cam

Dekorasyonda kullanılan en saf iki malzeme ahşap ve cam bu yıl, çevre dostu ve doğal kolajların yer aldığı evlerde sıkça kullanılıyor. Brüt beton, beyaz lâke mobilyalar, çelik ve metal aksamlı ahşap masalar, şeffaf ya da renkli cam aksesuarlarla bohem atmosferler yaratmanıza olanak tanıyor.

7. Ekosisteme dönüşen evler

Eskiden evi orkide, frezya, gala, ortanca gibi renkli çiçeklerle doldurmak modaydı. Bu günler gerçekten eskide kaldı çünkü artık çimenden, yeşil yapraklı çalılıklar ya da kaktüslere uzanan yeşil bir yol sizi bekliyor. Doğal ahşap mobilyaların ham ketenlerle kombine edildiği evler, yeşil bitkilerin entegre edildiği modern tasarımlarla renkleniyor.

8. Afrikaya genel bakış

Motifleri, renge olan tutkusu, zanaat teknikleri, vahşilik ve ilkellikte gizli güzelliği ile tüm zamanların ilham kaynağı Afrika, 2015’de yine yükselişte. Elizabeth Leriche’in Maison&Objet fuarında topladığı tasarımlar, kültürler arasındaki diyalogların ortaya muhteşem hazineler çıkardığını gösteriyordu. Özellikle Moroso’nun M’afrique koleksiyonuna kısa bir bakış, yükselişte olan bu eğilimi net bir biçimde açıklıyor.

semcollections

9. Benzersizi arama

Kendine güvenen, taklit edilmesi zor, ana hatları son derece sade ama teknolojik altyapısı oldukça karmaşık ve güçlü olan tasarımlar niş bir eğilim oluşturma yolundalar. Tek olana sahip olmanın verdiği haz hiçbir şeyin yerini tutmuyor. Sıradanlıktan son sürat kaçmak istiyoruz. Her yerde aynı şeyi görme fikri artık hoşumuza gitmiyor. Herkes yaşam tarzında, yaptığı ve sevdiği şeylerde seçme özgürlüğüne sahip olmayı arzuluyor. Farklı olma isteği banalliği yok eden ipuçları sunuyor bizlere. Stillerin pusulası “eşsiz” yönüne doğru gidiyor. Her birimiz yaşama sanatındaki başkalıkları ortaya çıkarmak için kendi özel işaretlerimize ve ritüellerimize sahip olmak istiyoruz ve artık uyumlu olmakla ilgilenmiyoruz.
10. Nordic tasarımların peşindeyiz

İskandinav ülkeleri sessiz, yumuşak ve sade dekorları, doğayla bütünleşen atmosferler yaratıyor. İlk sırayı daima işlevsel olmaya bırakan İskandinav bakış açısı, biraz rustik, biraz folklorik ama hep modern olmayı başarıyor.