Etiket Arşivleri: trend

Hayatı Durduran Banyolarda Yeni Yaklaşımlar

Gün geçtikçe biraz daha önem kazanan ve kişisel yenilenme mekânı olarak içeriğini hızla geliştiren banyolar, sadece teknoloji, işlev ve mobilya ile değil, teması, atmosferi, aurası ile de öne çıkıyor. Artık günümüzün banyo tasarımlarında su ile baş başa kalmanın, arınmanın ve rahatlamanın altı çiziliyor. Banyoların tanımı tümden değişti. 2018 sezonu için evinizin keyif sınırları genişlerken ön plana çıkan mimari özellikler ise başı çekiyor.

A.Ozan EKŞİ

 

Tüm mekânlarıyla ev yaşamının büyük resmine baktığımızda, tasarım dünyasının teknoloji gibi süratle yükselen bir yıldız ile organik yaşam ve rafineliğe sadakat arasında gidip gelmek yerine birleştiren ve buluşturan bir aksa girdiğini gözlemliyoruz. Banyolar bir süredir yeni yüzleriyle karşımıza çıkıyor. Firmalar günümüz banyolarını şekillendirirken mimari yaklaşımları, yükselen tasarım trendlerini ve tüketici tercihlerinde büyük etkiye sahip olan yaşam tarzlarını göz önünde bulunduruyor.

Bu sene Milano Tasarım Haftası dahilinde 243 katılımcının yeni banyo koleksiyonlarını sergilediği Uluslararası Banyo Sergisi’nden aldığımız ilhamla yaratıcılığın sınırlarını zorlayan fikirlere kucak açıyoruz.

İster muhteşem bir aromaterapi partisi yapın, ister jakuzide müzik eşliğinde uyuyun… Sonra raftan bir kitap seçin, day-bed’inize uzanın, arada sırada tv seyredin. Ve bunların tümünü banyonuzda yapın. Günümüz banyoları, kapıyı kapattığınız anda bunların tümünü yapabilmenizi sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Sadece duş alıp çıkmıyor, uzun uzun bakım yapıyorsunuz, bir oturma-dinlenme köşeniz mutlaka oluyor, ayrıca iPod, iPad, DVD seyredebileceğiniz veya kitap-magazin okuyabileceğiniz bir multimedya köşeniz oluyor. Dilerseniz masaj masanızı da buraya alabiliyorsunuz. Fonksiyonelliğin yanı sıra görselliği de önemseyen yeni jenerasyon banyolar, sınırlarını aşarak genişliyor ve katma işlevler kazanıyor. Nihai kullanıcılardan gelen talepler değiştikçe, firmaların ve tasarımcıların çalışmaları da ‘individual’s concepts’ yani bireye özgün konseptler yönünde oluyor, yeni ürünler yeni alışkanlıkları doğuruyor. Mimarlığın uzun zamandır bireyi, tasarımın merkezi olarak konumlamayı beklediği gerçeğinin altını çiziyoruz.

Bob Marley’nin ünlü sözü “Bazı insanlar yağmuru hisseder, diğerleri ise sadece ıslanır” cümlesini tasarım mottosu olarak banyo, aritmetiğine uyarlayan tasarımcılar, rasyonellikten uzaklaşarak duyulara hitap eden malzeme ve yüzey seçimlerinin peşine düşüyor. Rahatlama, arınma ve dış dünyadan izole olma olgularına işaret eden banyolar, yeni teknolojilerle meditatif kozalara evriliyor.

Mekâna dinamik bir çekicilik ve akıcılık kazandıran kıvrımlı formlar bu sene armatürlerden banyo küvetlerine ve lavabolara kadar banyo ve mutfaklarda tasarımcıların öncelikli tercihleri arasında.

Tasarım arenasının son yıllardaki gözdesi pirinç, 2018 banyolarında mermer, ahşap ve cam gibi yüzeylerle kombinlenerek karşımıza çıkıyor. Rafine ve nostaljik görünümleriyle girdiği mekana estetik bir boyut katan pirinç armatürler kişisel detaylarla vurgulanıyor. Tasarımcılar inovasyonla doğayı, minimalizmle sıcaklığı başarılı bir şekilde bir şekilde bir araya getiriyor.

Yüksek kalitede banyo mobilyası tasarlama amacıyla yola çıkan Antonio Lupi bugün tüm dünyanın en ünlü üreticilerinden biri konumuna gelmiş, bu süreçte ürün gamını da geliştirmiş bir marka. Salone del Mobile’de banyo dolaplarından aynalara, taş küvetlerden duş sistemlerine, aksesuarlardan halıya ve iç-dış mekân şömine sistemlerine kadar koleksiyonlarını sergiledi.

Kalitesinden asla ödün vermeyen, gelmiş geçmiş en favori malzeme mermer; son yıllarda modern bir trend olarak keskin dönüşüyle tekrar mekânlara ev sahipliği yaptığını görüyoruz. Gücünü doğadan alan bu ihtişamlı seçenek, bu yıl hiç olmadığı kadar popüler. Ama onu sadece zeminde ya da duvarda değil lavabo ve tezgahlarda, dolap kapaklarında da görebiliyoruz.

 
Paolo Ulian’ın Antonio Lupi için tasarlamış olduğu Intrecciomermer anlayışının modernize edilmesinin en iyi örneklerinden birisi. Bağımsız lavabo içerisindeki led aydınlatmalar ile dikkatleri üzerine topluyor. Klasik blok mermer lavabolarının aksine hafifliğiyle ön planda olan bu tasarım yalnızca 55 kilogram ağırlığında.

Yeni lüksler arasında salonlara özenen banyolar var. Metrekareleri genişleyen banyolarda proporsiyonlar arasındaki armoni dikkat çekiyor. Köşe sehpası, makyaj masası, kanepe veya koltuk gibi banyolarda görmeye alışık olmadığımız mobilyalarla yaratılan mizansenler zeminde ahşap görünümlü seramikler, duvarlarda ise bleu-blanc karolar veya nostaljik duvar kağıtlarıyla sentezleniyor. Ortaya mekânı bir yaşam alanına dönüştüren samimi ve davetkar kurgular çıkıyor.

Günümüz teknolojileri banyo aynalarını da etkiledi. Aynalar kendi kendine aydınlanıyor ve buhu tutmuyor. Yeni aynalarda en çok görülen özellik Led ışık teknolojisi. Ayrıca dijital saat, radyo ve hatta televizyonlu olanlar da var. Bazı aynalar ise kendilerini ısıtarak yüzeylerinde buhu oluşmasını engelliyorlar. Teknolojik yenilenmeyle beraber farklı noktalarda da aydınlatma sağlayabilen modüllerle aydınlanıyor. Tıpkı kendinden klozet ve rezervuarlarda olduğu gibi.

Kentli Evlerin Yeni Mottosu: Alandan Kazanma

Yeni jenerasyon konut projelerindeki en önemli ortak nokta, küçük metrekareler ve çözüm odaklı “alandan kazanma” mottosu. Bu hedef öyle bir fikir noktasına getiriyor ki mimarları, her noktada bir gizli dolap, bölme, yok olmalar, ortaya çıkmalar, sınırlandırmalar, bölümlemeler karşımıza çıkıyor. Depolama, görsel olarak da estetiği zorlayan bir kavram; dolayısıyla kentli evlerin sade makyajını da doğru yapmak gerekiyor.

A.Ozan EKŞİ

Dünyanın telafi edebileceğinin çok üzerinde bir tüketimçağındayız. Bu durum dünyadaki kaynakların hızla tükenmesine neden oluyor. Lagom kelimesi işte tam burada devreye giriyor. Türkçe karşılığı olmayan İsveççe kelimeyi “ne az, ne çok” ya da “kâfi miktarda” olarak çevirebiliriz. Pek uygulanabilir gibi gözükmeyen bu felsefe, ihtiyacınız olandan fazlasını istememeye ve kullanmamaya teşvik ediyor.

Daha az stres için yaşamımızı düzenlemek, çevreye karşı duyarlı olmak ve kendimizi mutlu hissedebileceğimiz mekânlarda yaşamak bu felsefenin başlıca fikirleri arasında. Dünyanın en mutlu insanları olduğu kabul edilen İsveçlilerin yaşam felsefelerini evlerimizde uygulamak mümkün. Bunun için öncelikli olarak dağınıklık yaratan gereksiz eşyalardan kurtulup, uzun süre kullanabileceğiniz mobilyaları ve aksesuarları tercih etmenizi öneriyoruz. Natürel tonların rahatlatıcı etkisini, doğal dokularla buluşturarak, zanaatın öne çıktığı el yapımı objeler kullanmak her zaman iyi bir fikir. Yaşam alanlarınızda yaratacağınız dinginlik ve yalınlık ile kendinize daha stressiz bir hayat kurgulayabilirsiniz.

 

Türkiye’nin bir tekstil ülkesi olması ve dahası, doğu Asya ülkelerinden ithal, ucuza imal edilen, uygun fiyatlı giysilerin birçok marka tarafında üretilip satılması da giysi sayımızı arttıran faktörlerden biri. Talebi geçen arz sebebiyle her geçen gün evlerimizde büyük bir yoğunluk oluşuyor. İhtiyacımız olmadığı hâlde aldığımız ayakkabılar, kıyafetler, dekorasyon malzemeleri, makyaj malzemeleri, bunların her biri depolanma gereksinimi ile yaşamımızı etkileyen başlıklar. Örneğin artık pek çoğumuz evinde gardırop yerine, giysi odası kullanmakta.

 

Giyinme odalarını ele alacak olursak; aslında amacın, küçük bir alandan maksimum faydayı sağlayacak düzenleme ve depolama kaygısı olduğunu fark ederiz. Bir bölüme girip bütün kıyafetlerinizi bir arada görmek, kombinasyonlarınızı vakitle yarışırken doğru şekilde yapabilmek yaşam kalitemizi arttırmakta ve bize zaman kazandırmakta.

 

İçinde dolapların olduğu odalar ulaşılabilirliği kolaylaştırmaktadır. Görsel ve psikolojik olarak tatmin eder. Bu sistemde en ufak bir boşluğu dahi doldurabilirken, kıyafetlerinizi kolaylıkla organize edebilirsiniz. Aynı zamanda takılarınız, aksesuarlarınız da bir düzen içinde sizi bekler.

Uluslararası tasarım dünyası, kolay bir çözüm formülü üretti ve yeni jenerasyon oda seperatörleri ve üniteleri ile hem mekânları birbirinden (alan, hareket kabiliyeti kaybetmeksizin) ayırdı hem de ışığı her noktaya taşıdı.

Biraz geleceği tanıyacak olursak:

Rimadesio, dekorasyon dünyasının çok yakından tanıdığı bir marka. Modern kapı sistemleri, kayar paneller, saklama üniteleri, raf sistemleri, walk-in giyinme/soyunma mekânları-sistemleri ve tamamlayıcı mobilyalar üreten çok güçlü bir firma. Modern mimariye eşlik eden ve inovatif gelişmeleri adım adım takip eden Rimadesio, cam ve metali yani organik ve teknolojik iki malzemeyi yan yana getirerek işlevi estetikle buluşturan bir tasarım felsefesine sahip. Bugün dünyanın birçok yerinde seçkin projelerde yer alan Rimadesio, mimarların en büyük çözüm ortakları arasında olmakla birlikte Young & Design, KBB gibi birçok tasarım ödülünün de sahibi.
Özellikle mekânın bütün ruhunu değiştiren ve yüzey farklılıklarıyla çok stilize fonlar yaratan Rimadesio sistemleri, adeta sanat eseri gibi. Farklı seçeneklerde açılır-kapanır ve kayar sistemlerde üretirken, bütün bir panel olarak mekânı tek perspektifte kaplıyor. Bu da onu, lüks rezidans konseptlerinden flat’lerdeki pratik giyinme odalarına kadar her mekanda, sevimsiz kapı seçeneklerinden sofistike duvarlara ve onlarla bütünleşmiş kapılara götürüyor. Ev ve ofisler için tasarladığı mobilya ve duvar sistemlerini de kapsayan marka, özel ve toplu yaşam alanlarına sofistike, çağdaş ve fonksiyonel dokunuşlar ve çözümler getiriyor.

 

Tüm bu avantajlarından faydalanmak ve hayatınızı kolaylaştırmak için sizde bir an önce açık dolap ve açık raf sistemlerinden faydalanmaya başlamalısınız.‘’Alandan kazandığınız’’ güzel bir yaşam dileğiyle!

Yatak Odalarına Yaz Geldi

Metropolitan hayatın yorucu temposu havaların ısınmasıyla birlikte bizleri uyku kozalarımıza çekiyor. Günümüz trendlerinde uyku yeniden tanımlanırken sağlıklı, keyifli, derin ve temiz bir uyku için doğru enstrümanları tanımamız şart. Doğayı merkezinde tutan yaşam fikri, huzurlu ve mutlu uyandığınız sabahlar için, tropikal konfor alanları ile oluşturulmuş keyif köşelerinde tazelenmek gerektiğine işaret ediyor. Doğanın uyanmaya başladığı bahar atmosferinde, dış mekânları sadece yemek yeme, dinlenme gibi dingin ihtiyaçlar için değil; toplantı ve sosyalleşme anlamında da kullanmak iyi gelecektir.

A.Ozan EKŞİ

Yatak odalarına yaz geldi!
Yatak odaları, bir anlamda sığınaklarımız. Artan mesai saatleri ve yoğun seyahatler evde geçirilen zamanı azalttığından, kendimize ayırdığımız bu zamanı daha kaliteli geçirmeye odaklanmamız gerekmekte. İnsan ömrünün yaklaşık üçte birinin uykuda geçtiğini düşünürsek, sağlıklı bir uyku için yatak odasının konforunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlayabiliriz. İnsanların konforlu uyku ile ilgili bilinci artarken, yatak odalarından beklentiler de yeniden şekillenmeye başlıyor. Huzur, tamamen kişisel bir duyum olduğu için yatak odaları da bireysel isteklere göre dekore edilmekte. Bu kişisel sığınaklar, karmaşalardan arındığınız mekânlar aslında. Ne kadar konforlu uyursanız güne o kadar iyi başlarsınız.

 

Estetik tasarımlarıyla dikkat çeken firmalar, kalite ve tasarım anlayışla evlerin uyku mabedi olan yatak odalarında, görsel hazinemizi güçlendiren fonksiyonel tasarımlarıyla karşımıza çıkıyor. Son yıllarda yatak odalarını geleneksel, beyaz renk ağırlıklı tek düze modellerden kurtarıp, modern tasarımları son teknolojik olanaklarla sunarak yatak odalarına yeni bir soluk getirmeyi başaran güçlü markalar var. Bizim tercihimiz olan, kurulduğu ilk günden itibaren lüks segmente hitap eden, tasarımlarıyla ezber bozan Bonaldo, İtalyan şıklığını rahatlık ve kalite ile harmanlayan sofistike ve huzur dolu yatak odaları sunuyor.

Bonaldo, 2018 koleksiyonunda lüks detaylardan aldığı ilhamı çağdaş ve minimalist çizgilerle birleştirerek yatak odalarına yeni bir bakış açısı getiriyor.

Güneşin sıcak kucağındaki keyif köşeleri, konformist alanları
İç mekân mobilyalarında olduğu gibi açık alan tasarımlarında da dayanıklılık, konfor ve görsellik konusunda şüphesiz büyük bir değişiklik yaşıyoruz. Evdeki rahatlık duygusu ve estetik anlayış dış mekânlarda da kendini ele veriyor.

Önümüzdeki yaz sezonunda, dış mekân mobilyalarının bahçe, balkon, teras, güneşlenme alanları ve farklı özel alanlar gibi farklı fonksiyonlara uygun olarak kurgulandıklarını görüyoruz. Sandalye, koltuk, kanepe, sehpa, masa ve şezlong olarak sınıflandırılabilecek yeni nesil serilerin tekli, ikili veya çoklu alternatiflerin de yan yana geldiklerinde grup oluşturabilmesi yoluna gidiliyor. Bu tip tasarımlarda fonksiyonel ve ergonomik bir estetiğin hedeflendiği oldukça belirgin olarak karşımıza çıkıyor.

Yaz mobilyalarının hafiflik arayışı içinde olmasından, ‘’less is bore’’ anlayışı ile yaratılmış minimum malzeme çeşitliliği ile bu malzemelerin minimalist detaylarla bir araya gelmesi; yalınlığı ergonomi ile buluşturuyor.

Bu doğrultuda klasikleşmiş marka ve formüllerin yanında; yeni, enerjisi yüksek, farklı ve geleceğe odaklanmış markaları da yakından tanımak gerekiyor. Özellikle genç çiftler ve modernist çizgiyi takip eden profesyoneller için bu konuyla ilgili tavsiye edebileceğimiz marka olarak Manutti; dış mekân için masa, sandalye, oturma grubu, şezlong ve aksesuar tasarımlarıyla tanınıyor. Bugünün ihtiyaçlarını önceden tahmin ederek yarattığı koleksiyonlar sayesinde 2018’de en çok takip edilen markalardan biri olmayı başaran Manutti’nin güçlü bir tasarımcı kadrosu bulunuyor.

Manutti’nin günümüz yaşam tarzına uygun tasarımları yaratırken ana hedefinin zanaat becerisini endüstriyel olanaklarla uyum içinde harmanlamak olduğunu belirtmemiz lazım. Dış mekânı sadece yemek yeme, dinlenme gibi dingin ihtiyaçlar için değil, toplantı ve sosyalleşme anlamında da kullanma isteğinin arttığı bir dönemde, Manuttigibi renkli, stil sahibi, endüstriyel tarzın kentli kimliğini ifade eden markalar biraz daha öne çıkıyor ve tercih ediliyor.

Kısacası siz siz olun, sadece pencereleri ve kapıları açmakla kalmayın, ruhunuzu ve bedeninizi pozitif enerji ile, renklerle, en önemlisi de gelecekle buluşturun.

HAYATI DURDURAN BANYOLAR

Gün geçtikçe biraz daha önem kazanan ve kişisel yenilenme mekânı olarak içeriğini hızla geliştiren banyolar, sadece teknoloji, işlev ve mobilya ile değil, teması, atmosferi, aurası ile de öne çıkıyor. Artık günümüzün banyo tasarımlarında su ile baş başa kalmanın, arınmanın ve rahatlamanın altı çiziliyor. Banyoların tanımı tümden değişti. 2018 sezonu için evinizin keyif sınırları genişlerken ön plana çıkan mimari özellikler ise başı çekiyor.

A.Ozan EKŞİ

İster muhteşem bir aromaterapi partisi yapın, ister jakuzide müzik eşliğinde uyuyun… Sonra raftan bir kitap seçin, day-bed’inize uzanın, arada sırada tv seyredin. Ve bunların tümünü banyonuzda yapın. Günümüz banyoları, kapıyı kapattığınız anda bunların tümünü yapabilmenizi sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Sadece duş alıp çıkmıyor, uzun uzun bakım yapıyorsunuz, bir oturma-dinlenme köşeniz mutlaka oluyor, ayrıca iPod, iPad, DVD seyredebileceğiniz veya kitap-magazin okuyabileceğiniz bir multimedya köşeniz oluyor. Dilerseniz masaj masanızı da buraya alabiliyorsunuz. Fonksiyonelliğin yanı sıra görselliği de önemseyen yeni jenerasyon banyolar, sınırlarını aşarak genişliyor ve katma işlevler kazanıyor. Nihai kullanıcılardan gelen talepler değiştikçe, firmaların ve tasarımcıların çalışmaları da ‘individual’s concepts’ yani bireye özgün konseptler yönünde oluyor, yeni ürünler yeni alışkanlıkları doğuruyor. Mimarlığın uzun zamandır bireyi, tasarımın merkezi olarak konumlamayı beklediği gerçeğinin altını çiziyoruz.

Teknolojik alanlar

Teknolojinin akıl almaz hızı banyolarda birçok yeniliği beraberinde getiriyor. Suyun sıcaklığını hesaplayan, klozetlerde su basıncı ve çıkışı sayesinde kişiye özel yıkama seçenekleri sunan ve daha az su kullanımıyla tasarruf ettiren armatürler, neredeyse varlığı hissedilmeyen rezervuarlar, su akışını kolaylaştıran hemzemin duş kanalları, yağmur duşları gibi teknolojik ürünler sayesinde banyolar ‘smart’ bir kimlik kazanıyor.

Koku ve ışık efektleriyle farklı atmosferlere dönüşebilen duşların çoğalan alternatifleri, dokunmatik ekran özellikli banyo aynaları gibi teknolojik ekipmanlar sayesinde banyolarda çok fonksiyonlu kullanımı mümkün.

Bir yaşam alanı olarak ıslak hacimler

Tasarımda sadece soğuk görünümlü öğelerinden öte, daha sıcak bir etki oluşturacak ahşap kaplamalar, duvar kağıtları gibi malzemeler, aplikler ve gizli ışıklarla sağlanabilecek gözü yormayan doğru aydınlatmalar kullanılarak banyolar konforlu yaşam alanlarına dönüşüyor.

Çevreye saygılı armatürler

Armatür seçiminde kullanılan teknoloji estetiğin önüne geçer oldu. Formla su arasındaki organik iletişimden yola çıkan tasarımlar, su tüketimini en aza indiren tasarruflu, ergonomik ve dayanıklı armatür tasarımlarıyla kullanıcıların hayatını kurtarıyor.

Monoblok dönemi

Banyolardaki lavabo tercihi çok önemli. Çünkü lavabolar, banyolar için görkemli bir atmosfer yaratmak için öncelikli tercihler arasında yer alıyor. 2018’de banyolarında fark yaratmak isteyenler için modern ve inovatif tasarım anlayışıyla hayata geçen monoblok lavabolar ön plana çıkacak.

Ekstra alana ihtiyaç duyan kullanıcılar için estetik görünümlü yaratıcılığın ön planda olduğu tasarımlar göz dolduruyor. Ünite içi çamaşır depolama işlevi gören tekerlekli puflar, duvara monte edilebilen makyaj üniteleri bunlardan yalnızca birkaçı…

Bağımsız küvetler

Bağımsız küvetleri geniş mekânlarda tercih etmek, hem modeli daha iyi sergilemeye hem de dört yanı açık olması gereken tasarımları daha işlevsel kullanmaya avantaj sağlayacaktır.

Açık plan banyolarda rahatlama ve arınma

Geleceğin yaz evlerinin profiline baktığımız zaman, sadece iç mekânlar için değil, dış mekânlarda da bir banyo bölümünün kurgulandığını ve doğa ile buluşan, renkleri ve enerjisiyle özgür, mutlu ve huzurlu alanlar yaratıldığını görüyoruz.

Trendlere bakıldığı zaman dış mekân banyo keyfini yaşamak isteyenler için yağmur duşlarına ve paslanmaz çelik malzemeden üretilen ve endüstriyel tarzıyla güncel modernizmi temsil eden ürünlere çok sık rastlıyoruz. İnce yapısı, bağlantısız -freestanding- kullanılabilmesi gibi özellikleri olan banyolar, açık hava alanları için benzersiz bir deneyim sunuyor.

Diğer yandan wellness kavramını dışarıya taşıyanlar da var. Wellness cabin konsepti içinde geçen saunaları ve buz-tuz kabinleri de özellikle havuz çevresinde ve manzara odaklı olarak kurgulanıyor ve tercih ediliyor. Doğa ve su birlikteliği için benzersiz banyo deneyimleri sunuyor.

Home ofisler için stil çözümleri

Beyni uyanıkken hiç durmayanlar ve işi ofiste bırakmayanlar, kendilerinde evlerinin uygun bir alanında keyifli,
konforlu ve motive edici bir çalışma köşesi yaratmalıdır.

Kalabalık ofislerin verimliliği düşürdüğü, keyif alınmayan işin yapılmak istenmemesi, şirket içi hiyerarşiler, ofis planı, koltuk ergonomisi, ekran ışığı, havalandırma sistemi, ofisin açık ya da kapalı olmasının dezavantajları tartışılmaya devam edilsin, yaşam alanı içerisinde oluşturulan çalışma ortamı, verim ve keyif unsurlarını kendi içerisinde çözüyor. Hem de kişisel stilin, ihtiyaç duyulan ergonominin ve fonksiyonel detayların oluşturulduğu bir alan olarak. Trendleri ve ofis ihtiyaçlarını aynı çatı altında buluşturan dekorasyon guruları, evde ofis fikrine stil sahibi dokunuşlar yapıyor.

Işık, ses ve his

Üç adımda uzun vadede verim sağlayan bir mekân için ipuçları;

  1. Işığın mekânda kullanılacak diğer renkler ile ve dekorasyon ile olan ilişkisi iyi ayarlanmalı, gölge yaratan, az ya da çok yansıyan bir sistem oluşturulmamalıdır.
  2. Yaşam alanı içerisinde kurguladığınız ofis ortamının akustiğinin iyi olmasının önemini unutmayın. Zeminde kullandığınız halılardan duvardaki panellere kadar seçilen malzemelerin ses emici özelliğinin olmasına özen azami özen gösterin.
  3. Çalışma alanınızdan zamanla sıkılabileceğinizi ya da değişiklik yapmak isteyeceğinizi unutmayın. Birbirinden bağımsız mobilyalar seçmenin avantajını bu noktada yakalayabilirsiniz.

Not: Odanızı tasarlarken öncelikle kendinize şu soruları sorun: Çalışma odanızı ne sıklıkla ve ne amaçla kullanacaksınız? Burası ara sıra bir şeyler yapacağınız bir köşemi yoksa uzun saatler geçireceğiniz bir ev-ofis mi olacak? Düzenlemeyi bu sorulara vereceğiniz yanıtlara göre yapmanızda fayda var…

SEM Collections ile 2016 Trendlerine Bakış

“Son yıllarda dekorasyonun en önemli ilham kaynağı sanat ve seyahat. Kubizm etkisindeki ilginç kesimler, Toscana ruhundaki konformizm, vahşi hayatı hatırlatan derin ve kasvetli renkler 2016 kış sezonunda öne çıkacak trendler arasında görünüyor. Minimalizmin daha da -incecikleştiğini- ve bakırın var gücüyle sahalara yayılacağını görüyoruz. Ancak temel yaşamımızın “azaltmak/birleştirmek” amacı üzerine kurgulanacağını söyleyebilirim: İhtiyaçlarımızı birleştirmek, estetik değerleri birleştirmek, tarzları birleştirmek… Diğer yandan, konfor tutkusu, tembellik ve rahatça düşünecek alan yaratma gibi ihtiyaçlar da karşılığını 2016 da bulacak gibi. Dev yastıklar ile beş-altı kişilik deri kanepeler, uzun day-bed’ler hep bu dinlenme-yayılma-misafir etme kararlarının sonunda tasarlanmakta. Kısaca, ottoman puflardan, organik formlu day-bed’lere kadar her şey tembellik üzerine kurgulanıyor. Mutfak ve banyolarda yaratılan yeni dünyalara bakacak olursak: Mutfak ve banyoların, evlerdeki yeni misyonları, bütünüyle “ben varım” diyen mekanlar üzerine. Artık köşeye sıkışmış, bir eviye iki dolapla görevini tamamlamış mutfaklar rağbet görmüyor. Banyolar ise armatürleri, dolap ve lavabo formları, duşakabin ve küvet yetenekleri ve hatta ışıklandırmalarıyla gerçek birer “yeniden doğuş” merkezi.
Mutfak, banyo, mobilya, kapı ve aydınlatma sektörlerindeki uluslararası markalarıyla günümüzün en önemli dekorasyon adreslerinden biri olan Sem Collections, temsil ettiği imzaları hem Bağdat Caddesi’ndeki mağazasında satışa sunan hem de mimari projelerde kullanarak güncel yaşam alanlarına kazandırıyor.
sem-collections-logoSem Collections bünyesinde yer alan pek çok marka, 2015-2016 koleksiyonlarıyla göz doldururken yeni modeller, sistemler ve tasarımlar da geleceğin vizyonuna liderlik ediyor. Özel projelerin ve ünlü isimlerin vazgeçemediği bu markalar “yeni ev yaşamları”nı anlatırken, teknoloji, çevrecilik, insan üçgenine de değer katıyorlar. Sem Collections, marka çatısı altındaki 4 dünya devi, kendi kategorilerinin çizgi üstü ve VIP imzaları olarak bilinmekte.
Bilinçli kullanıcıların tercihi Valcucine Doğa ve insan ergonomisi odaklı tasarımı günümüzün modern-lüks çizgileriyle birleştirerek yeni bir tasarım anlayışı doğuran Valcucine, hem mutfak sistemleri hem de yaşam alanı çözümleriyle dünya starlarının liste başı konumunda. Modeller değil konseptler dahilinde tasarlanan Valcucine ortaya daima seçkin tasarımlar ortaya koyarak günümüz modern insanının hem fonksiyon hem sadelik hem de lüks beklentisini gerçek anlamda birleştiriyor, ferah ve aydınlık ev atmosferleri hazırlıyor.
Dünyanın en önemli mutfak ve yaşam alanı markalarından biri olan Valcucine’nin 2015 için sunduğu ‘sosyalleşmek için mutfakta olmak lazım’ sloganı da geleceğin bu anlamdaki habercisi: Günümüzün modern evleri ve bilinçli kullanıcıları, artık doğal olana saygı duyan ve çevreci ürünleri/malzemeleri tercih ediyor ve yaşam alanlarını organik formlu, işlenerek özelliğini kaybetmemiş dokular, doğayı çağıran renklerle tasarlıyor. İşte Valcucine’de, bu mottoyu kullanarak hem salon, oturma ve tv odası gibi yaşam alanları için hem de zamanın büyük bölümünün geçtiği mutfaklar için ahşap modeller öneriyor.
2016-trend
Antoniolupi ile banyoda minimalizm Sem Collections bünyesinde bulunan ve yaklaşık 50 yıl önce İtalya’nın Toskana bölgesinde kurulan Antoniolupi, yüksek kalitede banyo mobilyası tasarlama amacıyla yola çıkmış, bugün tüm dünyanın en ünlü üreticilerinden biri konumuna gelmiş, bu süreçte ürün gamını da geliştirmiş bir marka.
İyi tasarım ve maksimum fayda anlayışıyla hizmet veren ve pek çok uluslararası markayı çatısı altında toplayan Sem Collections, temsil ettiği ünlü firmaları hem Bağdat Caddesi’ndeki mağazasında satışa sunuyor hem de imza attığı mimari projelerde kullanıyor.
Sem Collections ile baştan sona yeni bir ev yaşamı Star markaların buluşma noktası Valcucine, Genius Loci sistemi. Ulivi Salotti, My Luxury koleksiyonu.
Antoniolupi, il Bagno serisi.
Banyo dolaplarından aynalara, taş küvetlerden duş sistemlerine, aksesuarlardan halıya ve şömine sistemlerine kadar banyoyu bir bütün olarak tasarlama anlayışı içinde çalışmak ve tüm bu sistem içinde yüksek kalitede ürünler sunmak, markanın öncelik verdiği konu başlıkları arasında yer alıyor. Markanın 2015-2016 yılları için sunduğu, çeşitli dünya fuarlarında gösterimi yapılan ve banyo dünyasında birer devrim olarak kabul edilen ürünlerden özellikle il Bagno serisi, nostaljiye çağdaş bir yorum kazandırarak karakteristik banyo mekanları yaratmak isteyenler için parlayan bir yıldız olarak kabul ediliyor.
antoniolupi
İtalyan derisinde işçilik farkı: Ulivi Salotti
Sem Collections’nın bir diğer mücevher markası da Ulivi Salotti. 1972 yılında Toscana’da kurulan ve el işçiliğindeki kalite yaklaşımını geçmişe saygı duyan duruşuyla birleştiren Ulivi Salotti özellikle koltuk ve kanepe sahasında kısa zamanda lider markalar arasına girmesiyle ünlü. 40 yılı aşmış kariyerinde, ahşap ve deriyi kendisi için ‘marka kültürünün ve çizgisinin temeli olan materyaller’ ilan etmiş ve halen bu çizgisini istikrarla devam ettiriyor. Bu süre içinde mükemmel bir deri ve ahşap işçiliğine ulaşıyor Ulivi Salotti ve dünya pazarlarında ‘nesiller boyunca kullanılabilen mobilyalar’ kazandırmasıyla tanınıyor.Bugün İtalya’nın mobilya devi olarak görülmesinde bu tanımın faydası çok büyük. Hammadde ve işçilikteki seçici tavrını çağdaş, zamansız çizgilerle birleştiren ve tüm bunlara lüksist, aristokrat, ağırbaşlı ve saygın bir kimlik veren Ulivi Salotti, profesyonelliğini çevreyi koruyan üretim politikasıyla da sürdürüyor: Doğal yöntemlerle kurutulan ve güneşlendirilen deri materyaller yine doğal yağlarla ve cilalarla korunuyor; tamamı el işçiliği ile proseslendiriliyor. Bu marka bilinci, onu en iyi İtalyan üreticileri arasına sokmakta. Markanın 2015 ‘Lounge Times’ teması için önerdiği My luxury koleksiyonu, salonları son zamanların en populer form ilhamı olan organik çizgilere taşıyor ve geometric olarak yumuşatılmış formları yine natürel tonlardaki deri, suet gibi kumaşlar ve ahşapla buluşturuyor. Beyaz, gri, cappucino ve taş renklerindeki koleksiyon, mekanlara sonbaharın sportif ve dinamik ruhunu taşıyarak, yeni lüksizmin konforla buluştuğunun müjdesini veriyor.
sem-collections-3
Her dönem bir numara olan Alivar
Sem Collection marka şemsiyesinin en son ve önemli değerlerinden biri ise son derece tanıdık bir isim, Alivar. 1984 yılında kurulan ve modern mobilya tasarımında İtalya’yı gururlandıran markalardan biri olmayı kısa zamanda başaran Alivar, kendi sektörünün teknoloji anlamında en dikkatli ve çalışma temposu olarak en dinamik firmalarından biri olarak tanınıyor. Üstelik bu şöhretini sadece tasarıma değil, başarıyla sonuçlanmış ev projelerine de borçlu. Zaman içinde kendi özgün materyal ve renk orkestrasyonunu kuran marka, bir evi baştan sona kurgulayabilecek bir mobilya kompartmanına sahip: Kanepeler, masalar, sandalyeler, kitaplık ve raf sistemleri, TV üniteleri, yataklar ve yatak odası mobilyaları… Pürist formları, deri-krom-ahşap öncelikli malzeme paleti ve fonksiyon odaklı tasarım yetenekleri sayesinde %100 yüksek kalite İtalyan çizgisi. Bu dört önemli imzanın yanında pek çok farklı kategoride markanın da temsilciliğini yapmakta olan Sem Collections, showroom’unda satışa sunduğu markalarda “pazar lideri ve vizyon öncüsü” olma niteliğini mutlaka arıyor.
alivar