Etiket Arşivleri: sem

Güzellik yaratmak bir sanattır

Güzellik bir zevk meselesidir ancak güzellik yaratmak bir sanattır!
Günümüz kent yaşamının konut kulvarında önemli bir yenilik söz konusu. ‘Loft’ tipi daireler, bekar metropol insanının da, iki kişilik ailelerin de yaşam mekanı tercihlerinde ilk sıralara yerleşiyor. Hacim, plan ne olursa olsun yeni jenerasyon konut projelerindeki en önemli ortak nokta, küçük metrekareler ve çözüm odaklı alandan kazanma mottosu. Yaşam alanınızın ön plana çıkan özelliği metrekaresi değil, rahat, dekorasyonu iyi planlanmış ve akıllı çözümleriyle tasarlanması oluyor.

Genel olarak bu yeni yaşam tarzı öncelikle, ailelerinin apartman dairesi hayatından sıkılmış, dinamik ve iyi kazanan genç nesil tarafından ya da tempolu yaşayan yüksek gelirli profesyoneller tarafından tercih edildi ve edilmekte. Peki rahatına düşkün ve orijinal çözümler isteyen herkesin hayallerini süsleyen evler nasıl dekore edilebilir?

Yaşam alanında sürekli güzellik arayan estetik bir laboratuvar olan Driade, geniş kataloğunda; ev, bahçe ve kamusal alan mobilyalarını, günlük kullanım için sanat parçaları ve objeleri, birbirlerini uyumlu bir şekilde harmanlayan ruhlar içeriyor. Tüm bunlar, tasarım dünyasında Driade’yi benzersiz kılıyor.

Geniş hacimli, yüksek tavanlı ve büyük pencereli mekânlar için mobilya seçmek, dekorasyon yapmak, bir tarz tutturmak çok da kolay değil. Tek ve açık planlı mekân, dışarıda görünen kirişler, taşıyıcı kolonlar gibi unsurlar, dekoratif olarak fazla seçenek bırakmıyor. Örneğin klasist veya gösterişli bir dekorasyon tarzını seçmek işin doğasını bozuyor. Dolayısıyla gidilecek yolda modernist ve maskülenist davranmak, zaman zaman çağdaş sanat eserlerine veya tasarım heykellere yer vererek, vintage veya bir iki parça antika kullanarak yaşam gustosu olan bir denge kurmak gerekiyor. Elbette ki ‘rahatlık’ temasını göz önünde bulundurmak en önemli kriter: Bu noktada en konforlu yaşama, uyuma ve yemek yeme alanlarının belirlenmesi şart. Driade’de benzersiz, eklektik aynı zamanda şık ve zamansız tasarımları bulabilirsiniz. Hepsinden önemlisi bu ifade ve duyu araçları simyası içinde, neşe dolu ürünlerde herkes kendine benzeyen bir Driade bulur. Italian Creation Group bünyesinde olan 1968 yılında kurulan Driade ürünlerinden sandalye, masa, koltuk, yatak, kitaplık, aydınlatma ve ayna, halı gibi tamamlayıcı aksesuarlar dikkat çekmektedir.
Günümüzde birçok şirket tek başarısı ile hatırlanırken, Driade son 50 yıldır sadece tek bir proje ve tasarımıyla değil, sürekli gelişen bir estetik atölyesi, sanat fabrikası olmaya odaklanmasıyla anılmaktadır. Kurucuları markayı tanımlarken; “Üç temel unsurun sinerjisi: proje planlama, yürütme ve reklamcılık’tır.” diyor.


Driade Lab ekibinin yanı sıra uluslararası tasarım projeleri düzenleyen; Ed Annink, Bonaldo, Kartell, Magis, Moroso gibi önemli İtalyan tasarım şirketleri ile işbirliği yapan; Ron Arad, İngiliz avangard tasarımının öncü üsleri olarak uluslararası alanda tanınan Patrik Fredrikson ve Ian Stallard, İtalyan mimar ve tasarımcıların en önemlilerinden biri olarak kabul edilen; Carlo Colombo, zekâyı estetik oyunla birleştiren; Ron Gilad, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki çeşitli üniversitelerde öğretmenlik yapanToyo Ito ve Ludovica – Roberto Palomba gibi ünlü tasarımcılar da yer alıyor.
Kısaca, evlerimiz günümüzün adeta kişisel yaşam alanı değil de sahnesi gibi. Büyüklüğü, ferahlığı, akışkan alanları ve kokusuyla tam bir arena. Kentin tüm klişeleşmiş ve monotonlaşmış sistemine karşı bir jest gibi. Yani hayata bakışını değiştirmek ve akışını yönetmek isteyenler için kaçırılmaz bir deneyim. Neden olmasın ki?

Hayatı Durduran Banyolarda Yeni Yaklaşımlar

Gün geçtikçe biraz daha önem kazanan ve kişisel yenilenme mekânı olarak içeriğini hızla geliştiren banyolar, sadece teknoloji, işlev ve mobilya ile değil, teması, atmosferi, aurası ile de öne çıkıyor. Artık günümüzün banyo tasarımlarında su ile baş başa kalmanın, arınmanın ve rahatlamanın altı çiziliyor. Banyoların tanımı tümden değişti. 2018 sezonu için evinizin keyif sınırları genişlerken ön plana çıkan mimari özellikler ise başı çekiyor.

A.Ozan EKŞİ

 

Tüm mekânlarıyla ev yaşamının büyük resmine baktığımızda, tasarım dünyasının teknoloji gibi süratle yükselen bir yıldız ile organik yaşam ve rafineliğe sadakat arasında gidip gelmek yerine birleştiren ve buluşturan bir aksa girdiğini gözlemliyoruz. Banyolar bir süredir yeni yüzleriyle karşımıza çıkıyor. Firmalar günümüz banyolarını şekillendirirken mimari yaklaşımları, yükselen tasarım trendlerini ve tüketici tercihlerinde büyük etkiye sahip olan yaşam tarzlarını göz önünde bulunduruyor.

Bu sene Milano Tasarım Haftası dahilinde 243 katılımcının yeni banyo koleksiyonlarını sergilediği Uluslararası Banyo Sergisi’nden aldığımız ilhamla yaratıcılığın sınırlarını zorlayan fikirlere kucak açıyoruz.

İster muhteşem bir aromaterapi partisi yapın, ister jakuzide müzik eşliğinde uyuyun… Sonra raftan bir kitap seçin, day-bed’inize uzanın, arada sırada tv seyredin. Ve bunların tümünü banyonuzda yapın. Günümüz banyoları, kapıyı kapattığınız anda bunların tümünü yapabilmenizi sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Sadece duş alıp çıkmıyor, uzun uzun bakım yapıyorsunuz, bir oturma-dinlenme köşeniz mutlaka oluyor, ayrıca iPod, iPad, DVD seyredebileceğiniz veya kitap-magazin okuyabileceğiniz bir multimedya köşeniz oluyor. Dilerseniz masaj masanızı da buraya alabiliyorsunuz. Fonksiyonelliğin yanı sıra görselliği de önemseyen yeni jenerasyon banyolar, sınırlarını aşarak genişliyor ve katma işlevler kazanıyor. Nihai kullanıcılardan gelen talepler değiştikçe, firmaların ve tasarımcıların çalışmaları da ‘individual’s concepts’ yani bireye özgün konseptler yönünde oluyor, yeni ürünler yeni alışkanlıkları doğuruyor. Mimarlığın uzun zamandır bireyi, tasarımın merkezi olarak konumlamayı beklediği gerçeğinin altını çiziyoruz.

Bob Marley’nin ünlü sözü “Bazı insanlar yağmuru hisseder, diğerleri ise sadece ıslanır” cümlesini tasarım mottosu olarak banyo, aritmetiğine uyarlayan tasarımcılar, rasyonellikten uzaklaşarak duyulara hitap eden malzeme ve yüzey seçimlerinin peşine düşüyor. Rahatlama, arınma ve dış dünyadan izole olma olgularına işaret eden banyolar, yeni teknolojilerle meditatif kozalara evriliyor.

Mekâna dinamik bir çekicilik ve akıcılık kazandıran kıvrımlı formlar bu sene armatürlerden banyo küvetlerine ve lavabolara kadar banyo ve mutfaklarda tasarımcıların öncelikli tercihleri arasında.

Tasarım arenasının son yıllardaki gözdesi pirinç, 2018 banyolarında mermer, ahşap ve cam gibi yüzeylerle kombinlenerek karşımıza çıkıyor. Rafine ve nostaljik görünümleriyle girdiği mekana estetik bir boyut katan pirinç armatürler kişisel detaylarla vurgulanıyor. Tasarımcılar inovasyonla doğayı, minimalizmle sıcaklığı başarılı bir şekilde bir şekilde bir araya getiriyor.

Yüksek kalitede banyo mobilyası tasarlama amacıyla yola çıkan Antonio Lupi bugün tüm dünyanın en ünlü üreticilerinden biri konumuna gelmiş, bu süreçte ürün gamını da geliştirmiş bir marka. Salone del Mobile’de banyo dolaplarından aynalara, taş küvetlerden duş sistemlerine, aksesuarlardan halıya ve iç-dış mekân şömine sistemlerine kadar koleksiyonlarını sergiledi.

Kalitesinden asla ödün vermeyen, gelmiş geçmiş en favori malzeme mermer; son yıllarda modern bir trend olarak keskin dönüşüyle tekrar mekânlara ev sahipliği yaptığını görüyoruz. Gücünü doğadan alan bu ihtişamlı seçenek, bu yıl hiç olmadığı kadar popüler. Ama onu sadece zeminde ya da duvarda değil lavabo ve tezgahlarda, dolap kapaklarında da görebiliyoruz.

 
Paolo Ulian’ın Antonio Lupi için tasarlamış olduğu Intrecciomermer anlayışının modernize edilmesinin en iyi örneklerinden birisi. Bağımsız lavabo içerisindeki led aydınlatmalar ile dikkatleri üzerine topluyor. Klasik blok mermer lavabolarının aksine hafifliğiyle ön planda olan bu tasarım yalnızca 55 kilogram ağırlığında.

Yeni lüksler arasında salonlara özenen banyolar var. Metrekareleri genişleyen banyolarda proporsiyonlar arasındaki armoni dikkat çekiyor. Köşe sehpası, makyaj masası, kanepe veya koltuk gibi banyolarda görmeye alışık olmadığımız mobilyalarla yaratılan mizansenler zeminde ahşap görünümlü seramikler, duvarlarda ise bleu-blanc karolar veya nostaljik duvar kağıtlarıyla sentezleniyor. Ortaya mekânı bir yaşam alanına dönüştüren samimi ve davetkar kurgular çıkıyor.

Günümüz teknolojileri banyo aynalarını da etkiledi. Aynalar kendi kendine aydınlanıyor ve buhu tutmuyor. Yeni aynalarda en çok görülen özellik Led ışık teknolojisi. Ayrıca dijital saat, radyo ve hatta televizyonlu olanlar da var. Bazı aynalar ise kendilerini ısıtarak yüzeylerinde buhu oluşmasını engelliyorlar. Teknolojik yenilenmeyle beraber farklı noktalarda da aydınlatma sağlayabilen modüllerle aydınlanıyor. Tıpkı kendinden klozet ve rezervuarlarda olduğu gibi.

Kentli Evlerin Yeni Mottosu: Alandan Kazanma

Yeni jenerasyon konut projelerindeki en önemli ortak nokta, küçük metrekareler ve çözüm odaklı “alandan kazanma” mottosu. Bu hedef öyle bir fikir noktasına getiriyor ki mimarları, her noktada bir gizli dolap, bölme, yok olmalar, ortaya çıkmalar, sınırlandırmalar, bölümlemeler karşımıza çıkıyor. Depolama, görsel olarak da estetiği zorlayan bir kavram; dolayısıyla kentli evlerin sade makyajını da doğru yapmak gerekiyor.

A.Ozan EKŞİ

Dünyanın telafi edebileceğinin çok üzerinde bir tüketimçağındayız. Bu durum dünyadaki kaynakların hızla tükenmesine neden oluyor. Lagom kelimesi işte tam burada devreye giriyor. Türkçe karşılığı olmayan İsveççe kelimeyi “ne az, ne çok” ya da “kâfi miktarda” olarak çevirebiliriz. Pek uygulanabilir gibi gözükmeyen bu felsefe, ihtiyacınız olandan fazlasını istememeye ve kullanmamaya teşvik ediyor.

Daha az stres için yaşamımızı düzenlemek, çevreye karşı duyarlı olmak ve kendimizi mutlu hissedebileceğimiz mekânlarda yaşamak bu felsefenin başlıca fikirleri arasında. Dünyanın en mutlu insanları olduğu kabul edilen İsveçlilerin yaşam felsefelerini evlerimizde uygulamak mümkün. Bunun için öncelikli olarak dağınıklık yaratan gereksiz eşyalardan kurtulup, uzun süre kullanabileceğiniz mobilyaları ve aksesuarları tercih etmenizi öneriyoruz. Natürel tonların rahatlatıcı etkisini, doğal dokularla buluşturarak, zanaatın öne çıktığı el yapımı objeler kullanmak her zaman iyi bir fikir. Yaşam alanlarınızda yaratacağınız dinginlik ve yalınlık ile kendinize daha stressiz bir hayat kurgulayabilirsiniz.

 

Türkiye’nin bir tekstil ülkesi olması ve dahası, doğu Asya ülkelerinden ithal, ucuza imal edilen, uygun fiyatlı giysilerin birçok marka tarafında üretilip satılması da giysi sayımızı arttıran faktörlerden biri. Talebi geçen arz sebebiyle her geçen gün evlerimizde büyük bir yoğunluk oluşuyor. İhtiyacımız olmadığı hâlde aldığımız ayakkabılar, kıyafetler, dekorasyon malzemeleri, makyaj malzemeleri, bunların her biri depolanma gereksinimi ile yaşamımızı etkileyen başlıklar. Örneğin artık pek çoğumuz evinde gardırop yerine, giysi odası kullanmakta.

 

Giyinme odalarını ele alacak olursak; aslında amacın, küçük bir alandan maksimum faydayı sağlayacak düzenleme ve depolama kaygısı olduğunu fark ederiz. Bir bölüme girip bütün kıyafetlerinizi bir arada görmek, kombinasyonlarınızı vakitle yarışırken doğru şekilde yapabilmek yaşam kalitemizi arttırmakta ve bize zaman kazandırmakta.

 

İçinde dolapların olduğu odalar ulaşılabilirliği kolaylaştırmaktadır. Görsel ve psikolojik olarak tatmin eder. Bu sistemde en ufak bir boşluğu dahi doldurabilirken, kıyafetlerinizi kolaylıkla organize edebilirsiniz. Aynı zamanda takılarınız, aksesuarlarınız da bir düzen içinde sizi bekler.

Uluslararası tasarım dünyası, kolay bir çözüm formülü üretti ve yeni jenerasyon oda seperatörleri ve üniteleri ile hem mekânları birbirinden (alan, hareket kabiliyeti kaybetmeksizin) ayırdı hem de ışığı her noktaya taşıdı.

Biraz geleceği tanıyacak olursak:

Rimadesio, dekorasyon dünyasının çok yakından tanıdığı bir marka. Modern kapı sistemleri, kayar paneller, saklama üniteleri, raf sistemleri, walk-in giyinme/soyunma mekânları-sistemleri ve tamamlayıcı mobilyalar üreten çok güçlü bir firma. Modern mimariye eşlik eden ve inovatif gelişmeleri adım adım takip eden Rimadesio, cam ve metali yani organik ve teknolojik iki malzemeyi yan yana getirerek işlevi estetikle buluşturan bir tasarım felsefesine sahip. Bugün dünyanın birçok yerinde seçkin projelerde yer alan Rimadesio, mimarların en büyük çözüm ortakları arasında olmakla birlikte Young & Design, KBB gibi birçok tasarım ödülünün de sahibi.
Özellikle mekânın bütün ruhunu değiştiren ve yüzey farklılıklarıyla çok stilize fonlar yaratan Rimadesio sistemleri, adeta sanat eseri gibi. Farklı seçeneklerde açılır-kapanır ve kayar sistemlerde üretirken, bütün bir panel olarak mekânı tek perspektifte kaplıyor. Bu da onu, lüks rezidans konseptlerinden flat’lerdeki pratik giyinme odalarına kadar her mekanda, sevimsiz kapı seçeneklerinden sofistike duvarlara ve onlarla bütünleşmiş kapılara götürüyor. Ev ve ofisler için tasarladığı mobilya ve duvar sistemlerini de kapsayan marka, özel ve toplu yaşam alanlarına sofistike, çağdaş ve fonksiyonel dokunuşlar ve çözümler getiriyor.

 

Tüm bu avantajlarından faydalanmak ve hayatınızı kolaylaştırmak için sizde bir an önce açık dolap ve açık raf sistemlerinden faydalanmaya başlamalısınız.‘’Alandan kazandığınız’’ güzel bir yaşam dileğiyle!

Yatak Odalarına Yaz Geldi

Metropolitan hayatın yorucu temposu havaların ısınmasıyla birlikte bizleri uyku kozalarımıza çekiyor. Günümüz trendlerinde uyku yeniden tanımlanırken sağlıklı, keyifli, derin ve temiz bir uyku için doğru enstrümanları tanımamız şart. Doğayı merkezinde tutan yaşam fikri, huzurlu ve mutlu uyandığınız sabahlar için, tropikal konfor alanları ile oluşturulmuş keyif köşelerinde tazelenmek gerektiğine işaret ediyor. Doğanın uyanmaya başladığı bahar atmosferinde, dış mekânları sadece yemek yeme, dinlenme gibi dingin ihtiyaçlar için değil; toplantı ve sosyalleşme anlamında da kullanmak iyi gelecektir.

A.Ozan EKŞİ

Yatak odalarına yaz geldi!
Yatak odaları, bir anlamda sığınaklarımız. Artan mesai saatleri ve yoğun seyahatler evde geçirilen zamanı azalttığından, kendimize ayırdığımız bu zamanı daha kaliteli geçirmeye odaklanmamız gerekmekte. İnsan ömrünün yaklaşık üçte birinin uykuda geçtiğini düşünürsek, sağlıklı bir uyku için yatak odasının konforunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlayabiliriz. İnsanların konforlu uyku ile ilgili bilinci artarken, yatak odalarından beklentiler de yeniden şekillenmeye başlıyor. Huzur, tamamen kişisel bir duyum olduğu için yatak odaları da bireysel isteklere göre dekore edilmekte. Bu kişisel sığınaklar, karmaşalardan arındığınız mekânlar aslında. Ne kadar konforlu uyursanız güne o kadar iyi başlarsınız.

 

Estetik tasarımlarıyla dikkat çeken firmalar, kalite ve tasarım anlayışla evlerin uyku mabedi olan yatak odalarında, görsel hazinemizi güçlendiren fonksiyonel tasarımlarıyla karşımıza çıkıyor. Son yıllarda yatak odalarını geleneksel, beyaz renk ağırlıklı tek düze modellerden kurtarıp, modern tasarımları son teknolojik olanaklarla sunarak yatak odalarına yeni bir soluk getirmeyi başaran güçlü markalar var. Bizim tercihimiz olan, kurulduğu ilk günden itibaren lüks segmente hitap eden, tasarımlarıyla ezber bozan Bonaldo, İtalyan şıklığını rahatlık ve kalite ile harmanlayan sofistike ve huzur dolu yatak odaları sunuyor.

Bonaldo, 2018 koleksiyonunda lüks detaylardan aldığı ilhamı çağdaş ve minimalist çizgilerle birleştirerek yatak odalarına yeni bir bakış açısı getiriyor.

Güneşin sıcak kucağındaki keyif köşeleri, konformist alanları
İç mekân mobilyalarında olduğu gibi açık alan tasarımlarında da dayanıklılık, konfor ve görsellik konusunda şüphesiz büyük bir değişiklik yaşıyoruz. Evdeki rahatlık duygusu ve estetik anlayış dış mekânlarda da kendini ele veriyor.

Önümüzdeki yaz sezonunda, dış mekân mobilyalarının bahçe, balkon, teras, güneşlenme alanları ve farklı özel alanlar gibi farklı fonksiyonlara uygun olarak kurgulandıklarını görüyoruz. Sandalye, koltuk, kanepe, sehpa, masa ve şezlong olarak sınıflandırılabilecek yeni nesil serilerin tekli, ikili veya çoklu alternatiflerin de yan yana geldiklerinde grup oluşturabilmesi yoluna gidiliyor. Bu tip tasarımlarda fonksiyonel ve ergonomik bir estetiğin hedeflendiği oldukça belirgin olarak karşımıza çıkıyor.

Yaz mobilyalarının hafiflik arayışı içinde olmasından, ‘’less is bore’’ anlayışı ile yaratılmış minimum malzeme çeşitliliği ile bu malzemelerin minimalist detaylarla bir araya gelmesi; yalınlığı ergonomi ile buluşturuyor.

Bu doğrultuda klasikleşmiş marka ve formüllerin yanında; yeni, enerjisi yüksek, farklı ve geleceğe odaklanmış markaları da yakından tanımak gerekiyor. Özellikle genç çiftler ve modernist çizgiyi takip eden profesyoneller için bu konuyla ilgili tavsiye edebileceğimiz marka olarak Manutti; dış mekân için masa, sandalye, oturma grubu, şezlong ve aksesuar tasarımlarıyla tanınıyor. Bugünün ihtiyaçlarını önceden tahmin ederek yarattığı koleksiyonlar sayesinde 2018’de en çok takip edilen markalardan biri olmayı başaran Manutti’nin güçlü bir tasarımcı kadrosu bulunuyor.

Manutti’nin günümüz yaşam tarzına uygun tasarımları yaratırken ana hedefinin zanaat becerisini endüstriyel olanaklarla uyum içinde harmanlamak olduğunu belirtmemiz lazım. Dış mekânı sadece yemek yeme, dinlenme gibi dingin ihtiyaçlar için değil, toplantı ve sosyalleşme anlamında da kullanma isteğinin arttığı bir dönemde, Manuttigibi renkli, stil sahibi, endüstriyel tarzın kentli kimliğini ifade eden markalar biraz daha öne çıkıyor ve tercih ediliyor.

Kısacası siz siz olun, sadece pencereleri ve kapıları açmakla kalmayın, ruhunuzu ve bedeninizi pozitif enerji ile, renklerle, en önemlisi de gelecekle buluşturun.

Valcucine Yılbaşı Menüsü

Yeni yılı VALCUCINE’de kutlayalım, yılbaşı menüsünü VALCUCINE’den alalım!

Yılbaşı gecesi için dostlarınızı mutfağınızda muhteşem bir kutlamayla ağırlamaya ne dersiniz? Sem Collections marka ailesinin en önemli üyelerinden Valcucine, mutfağını 24 saat yaşayan ve mutfağını bir lezzet, sunum ve paylaşım üssü gibi kullanan herkese benzersiz bir deneyim, unutulmayacak bir yılbaşı anısı yaşamaya davet ediyor.

new-logica-system_valcucine-5

Mutfaktan banyoya, mobilyadan aydınlatmaya kadar pek çok alanda, dünyanın en önemli uluslararası markalarına ait koleksiyonlar ve ürünler sunan Sem Collections’ın çatısı altında satışa sunulan VALCUCINE, mutfak modelleri değil mutfak sistemleri yaratan özel ve önemli bir marka. Kendi alanının A++ segmentinde bulunan ve Hollywood ünlülerinden dünya çapındaki mimarlara ve iş dünyasının zirve isimlerine kadar çok özel bir kesime seslenen bu marka, mutfağına girdiği anda o alanın maestoru olmayı bilen ve yemek pişirmekten, hazırlamaktan ve sunmaktan sonsuz keyif alanları ağırlıyor.

Yeni yıl menüsü Valcucine’den çıkar, yılbaşı Valcucine’de kutlanır

Mutfak tasarımı üzerindeki çalışmalarını sadece stil-teknoloji ikilisi üzerine değil, insan ergonomisine uyumlu olma ve çevre duyarlılığına hassasiyet değerleri üzerine de kurgulayan, özel bir dünya markası olan VALCUCINE, mutfağını 24 saat kullanabilen, alanını bir lezzet, sunum, tadım, paylaşım üssü gibi kullanan tüm gurmeleri, yeni yıl kutlaması için de yine yanına çağırıyor.

Dostlarına özel bir menü hazırlamak isteyen, hatta onları mutfağında ağırlayarak unutulmaz bir yılbaşı gecesine imza atmak isteyenlere VALCUCINE’den bir de sürpriz var: Dünyaca ünlü restoran-market zinciri Eataly’nin marka olarak kendiyle özdeşleştirdiği ve kendi mekanlarında tercih ettiği VALCUCINE’nin Milano fuarındaki ev sahibi dünyaca ünlü şef, Davide Oldani’den yeni yıl kutlaması için işte size muhteşem bir reçete:

new-logica-system-blu-_valcucine-2

Dünyaca ünlü şef Davide Oldani’den Milanese Safranlı Risotto reçetesi

4 kişilik

Risotto için:

320 gr. carnaroli pirinç

160 gr. tuzsuz tereyağı

80 gr. rendelenmiş Grana Padano peyniri

1,5 litre sıcak tuzlu su

10 ml. beyaz üzüm sirkesi

Tuz

Safran sosu için:

100 ml. su

1 gr. safran

1 gr. tuz

5 gr. mısır nişastası, 22 ml. soğuk suya karıştırılmış olarak

 

Hazırlanışı:

Pirinci sıcak kuru bir tavaya koyun, 2-3 dakika hafifçe kavurarak çevirin.  Sıcak tuzlu suyu azar azar ilave edip karıştırın ve bunu pirinç pişene kadar yapın. Ocaktan alın. Küçük parçalara ayrılmış tereyağını, rendelenmiş peyniri, sirke ve baharatı arzu edilen şekilde ekleyin.

Safran sosu için: Suyu kaynatın ve nişastalı suyu ilave edin. Ocaktan alın, süzün, safranı ilave edip 5 dakika demlendirin. Arzuya göre tuz ekleyin. Pirinci dört porsiyona bölün, safran sosunu ekleyip servis edin.

2017’ye benzersiz güzellikte  bir kutlama ile merhaba demek ve mutfaktaki yaratıcılığınızı konuşturmak istiyorsanız, VALCUCINE’yi tanımalı ve SEM COLLECTIONS’ın Çiftehavuzlar mağazasını mutlaka görmelisiniz!

Doğal ve Dayanıklı

İtalyan dış mekan mobilya markası Talenti, SEM Collections’ın Türkiye’ye getirdiği markalar arasına katıldı. Tamamen doğal ve dayanıklı malzemeler kullanan Talenti, üretiminin her aşamasında kalite standartlarını yükseltmesi ve sektöre benzersiz tasarımlar sunmasıyla ünlü. Renkli, sağlam ve dayanıklı Talenti tasarımları, açık havada stil sahibi mekanlar kurgularken ilk tercih edilen markalardan biri olma yolunda. Pazar eğilimlerini önceden tahmin ederek yarattığı koleksiyonlar sayesinde takip edilen markalardan biri olan Talenti’nin, Karim Rashid, Roberto Semprini, Alessandro Fancelli, Studio Veneziano, Roberto Serio ve Lugia Pace gibi tasarımcıların imzalarını taşıyan ikonik tasarımları da bulunuyor.

HOMEART – AĞUSTOS 2015

2015 Yaz Sezonu, Yeni Lüks Formüllerinin Habercisi

Yeni sezonun sıcak rüzgarları, beraberinde trend tahmin ajanslarının “yeni lüks formülleri” ile ilgili anonslarını da getiriyor. Yorumlayacak olursak tümünün ortak noktası “kişisellik” teması üzerine kurulu. Evler artık hiç olmadığı kadar özgür. Ne istediğini bilen tüketici artık modayı takip etmek istemiyor. Kendi beğeni ve ihtiyaçlarını ön planda tutuyor. Kişiselleşen dekorasyon trendleri, doğaçlamaya açık düzenlemeleri de beraberinde getiriyor. Bu şekilde herkes kendi stilini oluşturma özgürlüğünü kullanıyor; herkes farklı kompozisyonlar kurguluyor. Yaz demek biraz da “kendini önemsemek” değil mi zaten?

 1. 2015 yaz renkleri-parlayan dore ve bakır tonları

Geçtiğimiz yılın bembeyaz evleri bu yaz renk paletinin belli duraklarına uğrayarak hareketleniyor. İpek Yolu’ndan ilham alan baharat tonları, mücevher renklerinin yükselişi gibi rüzgarlar ve Rusya-Ortadoğu satınalma kitlesinin büyümesi ile dore, bakır tonları neredeyse tavan etkisi yapmakta. Şıklık, parıltı, hareket, gösteriş, geleneksel lüks temasının modernize edilmiş yalın tasarımlarıyla gündeme yerleşiyorlar.

dore-bakir-tonlari

 

2. En konformist yıl

Sırf şık olmak için rahatımdan vazgeçmek mi, asla! Siz de aynı fikirdeyseniz bu yıl bizim yılımız. Evlerde maksimum konfor yaratmak için çalışan markalar sayesinde evimizde “rahatımıza bakacağız.” Keyif, ergonomi, iyi hissetmek gibi anahtar kelimelerin peşinde olun!

3. En gözde meslek: Zanattkârlık

El işçiliği (özellikle de mobilyada, ahşap işçiliğinde) dekorasyon dünyasının eskiden yeniye uzanan en önemli kahramanı. 2015, zanaatın günlük yaşama dahil olduğu yıllardan. Bu nedenle el işçiliği ile hazırlanmış ahşap iskeletler, deri kaplamalar, el işçiliğinin öne çıktığı mutfak sistemleri, seramik yüzeyler ve cam dokular “lüks”ün odağına yerleşiyor.

4. Eklenme+çoğalma+eksilme= Değişim

Bu yıl tasarımcıların ilgisini çeken tasarım kriterlerinden biri de değişkenlik ve modülerlik. Çok fonksiyonlu ya da büyüyüp küçülebilen mobilyalarla mekanın ihtiyacı olan formülleri bulmak biz kullanıcıya bırakılıyor. Kanepeye bir köşe ekleyip, sırt bölümünü arkaya iterek onu bir yatağa çevirebilir, rafların yerleriyle oynayarak kendi kütüphanenizi yaratabilirsiniz.

5. Köklere dönüş

Son yıllarda birbirine yakın duran zıt dekorasyon stillerini aynı mekanda uygulamak çok popüler. Doğu-Batı senteziyle başlayan eklektik akım, farklı yorumlarla her eve uygulanabiliyor. Çin vazolarından Afrika bambularına, Fransız dantellerinden İngiliz bahçelerine, Osmanlı motiflerinin coşkusundan İskandinav minimalizmine, Venedik aynalarından neo-barok yorumlara kadar pek çok öğe, zevke ve beğeniye göre kişiselleşen evlerde yerini alıyor.

6. Yılın muhteşem ikilisi: Ahşap ve cam

Dekorasyonda kullanılan en saf iki malzeme ahşap ve cam bu yıl, çevre dostu ve doğal kolajların yer aldığı evlerde sıkça kullanılıyor. Brüt beton, beyaz lâke mobilyalar, çelik ve metal aksamlı ahşap masalar, şeffaf ya da renkli cam aksesuarlarla bohem atmosferler yaratmanıza olanak tanıyor.

7. Ekosisteme dönüşen evler

Eskiden evi orkide, frezya, gala, ortanca gibi renkli çiçeklerle doldurmak modaydı. Bu günler gerçekten eskide kaldı çünkü artık çimenden, yeşil yapraklı çalılıklar ya da kaktüslere uzanan yeşil bir yol sizi bekliyor. Doğal ahşap mobilyaların ham ketenlerle kombine edildiği evler, yeşil bitkilerin entegre edildiği modern tasarımlarla renkleniyor.

8. Afrikaya genel bakış

Motifleri, renge olan tutkusu, zanaat teknikleri, vahşilik ve ilkellikte gizli güzelliği ile tüm zamanların ilham kaynağı Afrika, 2015’de yine yükselişte. Elizabeth Leriche’in Maison&Objet fuarında topladığı tasarımlar, kültürler arasındaki diyalogların ortaya muhteşem hazineler çıkardığını gösteriyordu. Özellikle Moroso’nun M’afrique koleksiyonuna kısa bir bakış, yükselişte olan bu eğilimi net bir biçimde açıklıyor.

semcollections

9. Benzersizi arama

Kendine güvenen, taklit edilmesi zor, ana hatları son derece sade ama teknolojik altyapısı oldukça karmaşık ve güçlü olan tasarımlar niş bir eğilim oluşturma yolundalar. Tek olana sahip olmanın verdiği haz hiçbir şeyin yerini tutmuyor. Sıradanlıktan son sürat kaçmak istiyoruz. Her yerde aynı şeyi görme fikri artık hoşumuza gitmiyor. Herkes yaşam tarzında, yaptığı ve sevdiği şeylerde seçme özgürlüğüne sahip olmayı arzuluyor. Farklı olma isteği banalliği yok eden ipuçları sunuyor bizlere. Stillerin pusulası “eşsiz” yönüne doğru gidiyor. Her birimiz yaşama sanatındaki başkalıkları ortaya çıkarmak için kendi özel işaretlerimize ve ritüellerimize sahip olmak istiyoruz ve artık uyumlu olmakla ilgilenmiyoruz.
10. Nordic tasarımların peşindeyiz

İskandinav ülkeleri sessiz, yumuşak ve sade dekorları, doğayla bütünleşen atmosferler yaratıyor. İlk sırayı daima işlevsel olmaya bırakan İskandinav bakış açısı, biraz rustik, biraz folklorik ama hep modern olmayı başarıyor.

LÜKS BANYO: ANTONIO LUPI

Lüks banyo kavramının içerisini dolduramayan markaların tasarımları, insanları daha farklı arayışlara sürükledi. Lüksün insan hayallerinde bulduğu karşılığı tatmin edecek lüks banyoların üretimi için ANTONİO LUPİ doğdu ve tüm dünyada stili rehber edenlerin tercihi oldu. 1950 senesinden beri banyo dekorasyon sektöründe lüks ve tasarımda zirveyi temsil ediyor .

Klasik nazarlarla insanlara sadece duş mekanı sunan banyo tarzları, alışılagelmişin dışına çıkmak isteyenleri tatmin etmiyor. Gerçek bir terapi etkisi gösteren banyoların yaşam alanlarındaki en güçlü temsilcisi italyan tasarımı ve lüksünü en iyi seviyede yansıtan ANTONİO LUPİ

ANTONİO LUPİ, evlerin lüks mekanlardaki banyo stillerinden daha fazlasına sahip olmasını sağlamış ve doğallığa, sadeliğe imza atan tasarımlarıyla evlerin banyolarını stilize etmiş bir marka.

Banyoları terapi merkezi olmasını sağlayan ANTONİO LUPİ markalı banyo tasarımları, duşa kabin sistemlerinden küvetlerine kadar, lüks banyo kavramının içerisini dolduracak kombinler sunuyor. Eski banyo tasarımlarının soğuk duvarlar, banel banyo aksesuarları ve dekorasyonu, banyoların çekici ve insan yaşamını zenginleştirici bir mekan olmasının önünü alıyordu. Değişen dünya ve tasarım anlayışı, insan hayatına sunulan her öğenin modern ve çağdaş ilkelerle bezemiş, yaratıcı, insan duygularına seslenen ve o duyguları diri tutan olmasını hedefliyordu.

Bu hedefin öncülerinden olan ANTONİO LUPİ, banyoların insan hayatında en önemli mekan olduğuna inandığından, yeni tasarım anlayışının uygulama alanı olarak banyo dekorasyonunun baştan aşağı stilize edilmesini sağladı. Tüm kombinlerinde bir noktaya dikkat eden ANTONİO LUPİ, sadelik, işlevsellik ve mükemmellik ilkeleri çerçevesinde, yeni bir banyo yaşamını insanlara sundu.

Hayata anlam katan banyolar…

Bir banyo için ünlü tasarım ve modacıları seferber eden ANTONİO LUPİ, bunu insana vermiş olduğu değerin bir gereği olarak yapıyor. Yaşam alanlarının en son mimari teknoloji ve tasarım ritüelleriyle hayat bulmasını amaçlayan ANTONİO LUPİ, ayrıca kullandığı malzemelerde insan sağlığına zarar vermeyen, doğa için geri dönüşümü mümkün malzemeler kullanıyor.

Yaşam stili lüks olan kişilerin lüks banyo tercihi ANTONİO LUPİ, sunduğu banyo modellerinde lake renklendirme kültürü, cam konseptler, ergonomik banyo dolapları, alışılmışın dışında banyo aksesuarları ve dekoratif şıklığa imza atan dizaynıyla, hayatınıza bir anlam daha kazandırıyor.

Şıklığı ve lüksist tasarım ayrıcalığını Sem Collections ile yaşa

Banyolarınızda elde etmek istediğiniz dekoratif ahenk ve tasarım için ANTONİO LUPİ markalı banyo modelleri, Sem Collections hizmet kalitesiyle yaşam alanlarınıza entegre ediliyor. Yaşam mimarınız olan Sem Collections, en ünlü markaların Türkiye temsilciliğini yürütüyor. Lüks banyo hayallerinizden daha fazlasını elde edeceğiniz ANTONİO LUPİ banyo konseptleri, hayat çizgisi lüks olan kişilerin ideal tercihi.

Buluşma Noktamız Mutfaklar

AYSHA DERGİSİ – EYLÜL 2014

Evin ana yaşam alanları için mobilya dünyasına sarılan tasarım trendleri, son yıllarda var gücüyle mutfaklara odaklanmış durumda. Gitgide büyüyen, oturma, dinlenme ve yemek bölümleriyle birleşerek 7/24 yeni yaşam alanları olarak konumlandırılmış ‘geleceğin mutfakları’ artık sadece bir istasyon değil, ev sahipleri ve konukları için bir buluşma noktası.

Son yıllarda –özellikle de dekorasyon ve iç mimarinin hayatlarımızda önem kazanması ve yeni konut dalgasında doğan evlerin de bu çizgide inşa edilmesiyle- ilk olarak mutfaklarda gelenekselcilik yıkıldı ve yerine gerçekten de ‘bir yaşam ve sosyalleşme alanı’ olarak tasarlanan geniş, çok sayıda depolama alanına sahip, insan ergonomisine uyumlu, çevre ve doğa dostu, oturma, dinlenme alanlarına sahip, yepyeni bir mutfak nesli aldı. Artık mutfakların sadece yemek yapmak için değil, evin içinde var olan yaşam konseptini kapsayan alanlar olarak tasarlandığını görüyoruz.

Bir yanda natüralist dokular, fonksiyonel üniteler, alışılagelmedik renkler ve materyaller, diğer yanda organik formlar,  maksimum verime dayalı teknolojiler, oturma alanlarıyla salona devam eden tasarımlar… İşte tüm bunlar ‘daha fazla vakit geçirilen mutfaklar’ için. Belki de bu yüzden yemek pişirme ve sunum estetiği gibi kavramlar gitgide popülerleşiyor.

2014 Milano Tasarım Haftası sonrasında ortaya çıkan mutfak haritasında, saklama çözümlerinin inovasyonda en fazla önem verilen noktalardan biri olduğunu görüyoruz. Genelde modüler olarak tasarlanan günümüz mutfaklarında, tüm depolama detayları düşünülerek tasarım yapılıyor. Öte yandan, kullanıldığı her mekâna sıcak bir atmosfer armağan eden mucizevi malzeme ahşap, doğallığıyla büyüleyen yeni nesil mutfaklarda daha modern hatlara bürünerek karşımıza çıkıyor. Çokça kullanılan parlak lâkeler önümüzdeki yıllarda yerini mat lâke ve doğal ahşaba bırakıyor. Yeni nesil kent yaşamını simgeleyen ‘süper sistem’ mutfaklar, net ve yalın çizgilere sahip, abartısız, rahat ve işlevsel unsurlara sahip. Adalı olarak tasarlanan mutfaklarda yemek yemenin dışında TV üniteleriyle birlikte tasarlanan kütüphaneler ve hobi alanları da yeni nesil mutfakların nasıl ‘mekânsal olarak çok işlevli’ olduğunun örneği adeta.

Yeni jenerasyon mutfak tasarımının en önemli dinamiklerinden biri de ‘renk’. Mutfağa enerji kazandırmak için renklerin gücünden faydalanan bu modellerde en çok rağbet gören tonlar arasında neon kırmızı, turuncu, sarı ve limon küfünü sıralayabiliriz. Bu tarz mutfak atmosferleri yeni teknoloji ve retrospektif bir çizgiyle üretilen klasik fırın, ocak ve davlumbazlarla tamamlanıyor.

Yine de yeni sezonun en gözde trend kodu, ‘yeşil’. Çevreci ve doğa dostu olmanın ötesinde ‘yeşil odaklı’ tasarlanmış mekanların popülerleşmesiyle, mutfaklarda taze otların yetiştirildiği raflar, adeta bir bahçe gibi düzenlenen bitki köşeleri ve botanik temalı duvar kağıtları/ paneller/separasyonlar, bu şovdaki yerlerini tek tek alıyor. Bu da yaşam alanı olarak kullanılan mutfaklara yeni ve taze bir doğa soluğu getiriyor.

Şunu unutmayın ki mutfak kavramı sağlıklı olmakla eşdeğer. Hem beslenmede hem mimari anlamda, sağlık deyince de akla ilk önce mutfaklar geliyor. Dolayısıyla malzemesiyle, kurgusuyla, teknolojisiyle, ergonomisiyle her mutfağın önce insan sağlığına seslenmesi gerekiyor. Dolayısıyla klasik mutfakların önceliklerini bir yana bırakıp mimarlara kulak vermek ve çoğul tercihlerin ne yönde ilerlediğini iyice öğrenmek gerekiyor.

‘Yaz Demek Su Demek’ Suyun Yön Verdiği Tasarımlar SEM Collections’da!

“YAZ DEMEK SU DEMEK”
SUYUN YÖN VERDİĞİ TASARIMLAR SEM COLLECTIONS’DA!

İyi tasarım ve maksimum fayda anlayışıyla hizmet veren ve bu nosyonla pek çok uluslararası markayı çatısı altında toplayan Sem Collections, temsil ettiği imzaları hem Bağdat Caddesi’ndeki mağazasında satışa sunuyor hem de mimari projelerde kullanıyor. Sem Collections’ın temsil ettiği markalar arasında Valcucine mutfaklar, Antonio Lupi banyolar, Starpool spa sistemleri Rimadesio dolap çözümleri, Dornbracht armatür, IPF parke, Devon&Devon vitrifiye ve Lualdi kapılar yer alıyor.

Yaz mevsiminin suyla birleşen yüzü için banyo ve mutfaklara değer katan tasarımları buluşturan Sem Collections’ın öncü markalarından biri İtalyan mutfak devi Valcucine.Valcucine, kişiye özel tasarlanabilen modelleriyle, stil sahibi ve ilham veren mekanlar yaratan ender mutfak markalarından biri. Genellikle lüks segment kullanıcıların tercih ettiği Valcucine, sadece kalite anlamında değil, insan ergonomisine uyumlu ve çevreci malzemelerle tasarlanmış mutfak sistemleriyle üstün avantajlara ve günümüz değerlerine sahip çıkan bir marka. Suya yön veren tasarım markalarından bir diğeri ise banyoların uluslararası devi Antoniolupi. Yaklaşık 50 yıl önce İtalya’nın Toskana bölgesinde kurulan ve yüksek kalitede banyo mobilyası tasarlama amacıyla yola çıkan Antoniolupi, bugün tüm dünyanın en ünlü üreticilerinden biri konumuna gelmiş, bu süreçte ürün gamını da geliştirmiş bir marka.

Banyo dolaplarından aynalara, taş küvetlerden duş sistemlerine, aksesuarlardan halıya ve iç-dış mekan şömine sistemlerine kadar banyoyu bir bütün olarak tasarlama anlayışı içinde çalışmak ve tüm bu sistem içinde yüksek kalitede ürünler sunmak, markanın öncelik verdiği konu başlıkları arasında yer alıyor. Carlo Colombo, Nevio Tellatin, Ricardo Fattori, Mauro Carlesi, Domenico de Palo ve Paolo Armenise gibi ünlü imzalarla çalışan markanın birinci sınıf kaliteyi hedefleyen üretim stratejisi, geleneksel İtalyan zarafeti ve işçiliği ile geleceğin teknolojilerini birleştirme üzerine kurulu. Halen bir aile firması olarak yönetilen Antoniolupi, bir banyoyu A’dan Z’ye tasarlayabilecek ve donatacak ürünleriyle çok farklı beğenilere hitap ediyor.

Sem Collections bünyesinde suya adeta nefes veren, şekil veren, gelecek veren markalardan bir diğeri ise Starpool. 1975 yılında geleceğin ‘wellness’ dünyasını kurgulamak ve insanı su ile farklı senaryolar eşliğinde buluşturacak teknolojiler tasarlamak amacıyla kurulan Starpool, neredeyse birer tutkuya dönüşen ürünleriyle sektörünün lider markası konumunda. Banyo kavramını fiziksel ve ruhsal iyileşme, yenilenme ve tazelenme noktasına taşıyan Starpool, 35 yıldır mühendisler, tasarımcılar, teknisyenler ve sanatçıların birarada çalıştığı ve spa tanımını bireysel ihtiyaçlara göre geliştiren ve yönlendiren bir çizgide proje ve uygulama yaparak yol alıyor. Marka, ticari mekanlar ve yaşam alanlarına yönelik iki grupta ürün sunuyor: Buhar banyoları, hamamlar, saunalar, tuz odaları, reaksiyon duşları, biosauna, dinlenme alanları, hepiderium, lacunium, masaj odaları, cilt ve vücut bakım odaları ve kum odaları ile defalarca kez önemli tasarım ödülerine layık görülen Starpool, evde kişisel spa yaratmak konusunda bir uzman.

Sem Collections, bu yaz herkesi bir su deneyimine davet ediyor ve yenilenen Çiftehavuzlar mağazasına bekliyor. Mağazanın farklı köşelerine gerçek birer ünite kuran Sem Collections’da buhar banyosundan buz şelalesine kadar istediğiniz her tasarımı kişisel olarak deneyimlemeniz mümkün.