Etiket Arşivleri: Rimadesio

Modern Yaşam Alanlarında Estetik

Organik ve Teknolojik Bir Marka: Rimadesio

Çağdaş ve Fonksiyonel Çözümler

Yaşam alanlarınızı düzenlemek ve daha yalın bir hale getirmek kendimizi iyi hissetmemize neden olur. Kendimizi mutlu hissedebileceğimiz evler yaratmak için gereksiz kalabalık eşyalarınızdan kurtulup daha modern ve uzun süreli kullanabileceğiniz mobilya ve aksesuarları tercih etmemiz gerekiyor.

Modern yaşam alanlarına estetik ve daha pratik çözümler ve ürünler üreten Rimadesio, dekorasyon dünyasının ve mimarların çok yakından tanıdığı bir markadır. Alan ve hareket kabiliyeti kaybetmeksizin çözüm formülü üretti. Modern kapı sistemleri, kayar paneller, saklama üniteleri, raf sistemleri, walk-in giyinme/soyunma mekânları-sistemleri ve tamamlayıcı mobilyalar üreten çok güçlü bir firma. Rimadesio’nun felsefesi cam ve metali yani organik teknolojik olan iki malzemeyi yan yana getiren estetikle buluşturmak ve yenilikçilik.  Dünyanın birçok yerinde seçkin projelerde yer alan Rimadesio, mimarların en büyük çözüm ortakları arasında olmakla birlikte Young & Design, KBB gibi birçok tasarım ödülünün de sahibi.

 

Rimadesio sistemleri, adeta sanat eseri gibi. Farklı seçeneklerde açılır-kapanır ve kayar sistemlerde üretirken, bütün bir panel olarak mekânı tek perspektifte kaplıyor. Lüks rezidans konseptlerinden flat’lerdeki pratik giyinme odalarına kadar her mekanda, düz kapı seçeneklerinden ziyade sofistike duvarlara ve onlarla bütünleşmiş kapılarla buluşturuyor. Ev ve ofisler için tasarladıkları mobilya ve duvar sistemlerine de taşıyan marka, özel ve toplu yaşam alanlarına çağdaş ve fonksiyonel çözümler getiriyor.

Yaşam alanları için mutfaktan banyoya, mobilyadan aydınlatmaya kadar pek çok alanda, tanınmış uluslararası markaları ve ürünleri aynı çatı altında buluşturan Sem Collections, Rimadesio’nun eşsiz ürünlerini Çiftehavuzlar’daki showroom’unda sergiliyor. Tüm bu avantajlarından faydalanmak ve hayatınızı kolaylaştırmak için sizde bir an önce açık dolap ve açık raf sistemlerinden faydalanmaya başlamalısınız.

 

Yaşantınızı organize eden lüks dokunuşlar

Minimalizm denince keskin hatlı, renksiz, soğuk, içinde yaşaması mümkün olmayan bir mekân hayal edenlerden misiniz? Evet, kavramın gelişim sürecinde belli bir noktada tam olarak bu sıfatları hak ettiği su götürmez bir gerçek. Ne mutlu ki dünya değişiyor, yeni nesiller eski fikirlere farklı bakıp onları dönüştürebiliyor. Duyarlılık çağından minimalizme bakınca karşımıza çıkan yeni kavram; hem işlevsel, hem estetik değerleri hem de konfor anlayışıyla kalpleri fethediyor.

Duyarlı minimalizmi; net çizgiler, düzenli, ferah bir atmosfer ve akışkan formların hayatın vazgeçilmez birer parçası haline gelmesi olarak tanımlayabiliriz. Beş duyuya ve ötesine hitap eden, anı yaşamak üzerine kurgulanmış, biraz Zen, biraz İskandinav, biraz İtalyan, endüstriyel, bir tutam bohem,  kesinlikle ve bolca Yüzyıl Ortası Modern… Showroom gibi gözüken, bildiğimiz minimal iç mekânların yanına yakışmayan, rahatlığın ön planda olduğu bir stil.

Orijinal anlamıyla minimalizm bir stilden çok bir yaşam biçimi, 60’larda ortaya çıkan bir isyan; “her şeye karşı olma” hali. Modern mimarinin yaratıcılarından Mies van der Rohe’nin meşhur lafı “Az çoktur”un uç noktada yorumlanış şekli. Bu aforizma birçok uzmana göre mimarlık tarihinin en fazla deforme edilmiş özlü sözü olma özelliğini taşıyor. İşin aslı söz Mies’e ait değil, büyük hayranlık duyduğu ustası Peter Behrens’in lafı. Mies bu sözü kendisine motto edinerek dönemin barok, art nouveau ve art deco gibi süsleme odaklı yapılarına karşı bir duruş yaratmak amacıyla kullandı. Behrens’in başlattığı işlevsel, sade, teknik detayların sanatsal estetiğini sergileyen yapı konseptini, ustasının dahi hayal edemediği bir noktaya taşıdı.

Genel bir tanımlama yapmak gerekirse duyarlı minimalizm, geçmişi geride bırakıp, gelecek kaygısını da minimumda tutup anı yaşamak üzerine kurulu bir mantık çevresinde gelişiyor. Kişinin kendi düşüncesi, mediatif süreçleri bu görüşün odak noktası. Kişinin içinde yaşadığı ortam, konsantrasyonu engellemek ya da desteklemek anlamında kritik noktada duruyor. Bu sebeple yaşama ve çalışma alanlarını dikkatli düzenlemek gerekiyor. Yeni jenerasyon konut projelerindeki en önemli ortak nokta, küçük metrekareler ve çözüm odaklı “alandan kazanma” mottosu. Bu hedef öyle bir fikir noktasına getiriyor ki mimarları, her noktada bir gizli dolap, bölme, raylar, yok olmalar, ortaya çıkmalar, sınırlandırmalar, bölümlemeler karşımıza çıkıyor. Depolama, görsel olarak da estetiği zorlayan bir kavram; dolayısıyla kentli evlerin sade makyajını da doğru yapmak gerekiyor.

Yaşamı düzenlemek, çevreye karşı duyarlı olmak ve kendimizi mutlu hissedebileceğimiz evler yaratmak için öncelikli olarak gereksiz eşyalardan kurtulup, uzun süre kullanabileceğiniz mobilyaları ve aksesuarları tercih etmelisiniz. Sahip olduğunuz her şeye bakarken ona neden ihtiyacınız olduğunu düşünün. Bir sebep bulamadığınız her şeyi hayatınızdan çıkarın. Fazlalıklardan kurtulmayı bir sanat haline getirin.

Eşyalar ile onların kozası olan saklama ve depolama çözümleri arasındaki sinerji, şaşırtan detaylarda tasarımların devreye girmesiyle daha da çarpıcı bir hale geliyor. Evin tüm odaları için düşünülmüş modüler veya birbirinden bağımsız olan bu ünitelerle zaman ve alan kazanarak daha düzenli bir yaşamın kapısını aralayabilirsiniz. Ünitenizi seçerken tüm eve yayılmış birçok parça yerine geniş bir duvarın önüne yerleştireceğiniz, renk paletinize uyumlu sistemlerden faydalanabilirsiniz. Adeta evin duvarlarından, zemininden çıkmış gibi görünecek bu parçalar hem mobilyanızın büyüklüğünü gizlemeye yardımcı olur hem de birçok eşyanızı içine alacak kadar yeriniz olur. Bizim tercihimiz stoklama için yeteri kadar kapalı çekmecesi ve kapakları olan ama aynı zamanda dekoratif objelerinizi sergileyebileceğiniz kadar açık raf ve vitrin alanlarına sahip kombinasyon ünitelerinden oluşan mobilyalardır.

Uluslarası tasarım dünyası, kolay bir çözüm formülü üretti ve yeni jenerasyon oda seperasyonları ve üniteleri ile hem mekânları birbirinden (alan, hareket kabiliyeti kaybetmeksizin) ayırdı hem de ışığı her noktaya taşıdı. Biraz geleceği tanıyalım:

Rimadesio, dekorasyon dünyasının çok yakından tanıdığı bir marka. Modern kapı sistemleri, kayar paneller, saklama üniteleri, raf sistemleri, walk-in giyinme/soyunma mekânları-sistemleri ve tamamlayıcı mobilyalar üreten çok güçlü bir firma. Modern mimariye eşlik eden ve inovatif gelişmeleri adım adım takip eden Rimadesio, cam ve metali yani organik ve teknolojik iki malzemeyi yan yana getiren işlevi estetikle buluşturan bir tasarım felsefesine sahip. Bugün dünyanın birçok yerinde seçkin projelerde yer alan Rimadesio, mimarların en büyük çözüm ortakları arasında olmakla birlikte Young & Design, KBB gibi birçok tasarım ödülünün de sahibi.
Özellikle mekânın bütün ruhunu değiştiren ve yüzey farklılıklarıyla çok stilize fonlar yaratan Rimadesio sistemleri, adeta sanat eseri gibi. Farklı seçeneklerde açılır-kapanır ve kayar sistemlerde üretirken, bütün bir panel olarak mekânı tek perspektifte kaplıyor. Bu da onu, lüks rezidans konseptlerinden flat’lerdeki pratik giyinme odalarına kadar her mekanda, sevimsiz kapı seçeneklerinden sofistike duvarlara ve onlarla bütünleşmiş kapılara götürüyor. Ev ve ofisler için tasarladığı mobilya ve duvar sistemlerine de taşıyan marka, özel ve toplu yaşam alanlarına sofistike, çağdaş ve fonksiyonel dokunuşlar ve çözümler getiriyor.

Yeni başlangıçlar mevsiminde minimal düzen matematiğine ayak uydurup hayatınızı kolaylaştırmak için sizde bir an önce fazlalıklardan kurtulmayı bir sanat haline getirmelisiniz.
Güzel bir yaşam dileğiyle!

TASARIMIN AYDINLANMA ÇAĞI

Günümüzde yaşam alanlarına ayrıcalıklı bir kimlik kazandıran aydınlatmalar, dekorasyonu tamamlayan kilit birer oyuncu haline dönüşüyor. Farklı stillerdeki tasarımlarıyla ikinci planda kalmayı reddeden aydınlatma elemanları ve taze kullanım fikirleri yeni heyecanlara ışık tutuyor.
A. Ozan EKŞİ

  

TASARIMIN AYDINLANMA ÇAĞI

Mimari tasarımlar kim ya da kimler için tasarlanıyor olursa olsun, ışığın tasarımdaki kullanımı son derece önemlidir. Müstakil bir ev, kullanışlı bir ofis veya ışıldamak isteyen bir mağaza… Dünyanın neresinde olursa olsun yapılar, ışıklandırmaya ihtiyaç duyarlar. Çünkü tüm mimari tasarımlar içinde yaşayacakları insanlar için tasarlanırlar ve insanların en büyük ihtiyaçlarından bir tanesi de ışıktır. Bu yüzden ışığın kullanımı mimarlıkta son derece önemli bir husus olarak karşımıza çıkar.

Işık ve aydınlık, insanlar için ihtiyaç olmasının yanı sıra aynı zamanda estetik bir unsurdur. Mimari tasarımlarda ışığın kullanımı,aydınlık insanlara ferahlık verir, onları psikolojik olarak iyi yönde etkiler. Bu yüzden ışığın kullanımı mimarların üzerinde en çok durdukları unsurların başında gelir. Işık kullanımı konusunda farklı bir yol izleyen Gotik mimari, mimarideki bu genel eğilimin aksine mekânların içinde de dışında da karanlığın ve karanlık alanların üzerine düşer. Gotik sanat akımının insanları suçluluk ve karamsarlığa ittiğini söylemeye gerek yok.

Günümüzde tasarım alanındaki gelişmelerin temelinde, pozitif bilimlerdeki gelişmeler yatmaktadır. Bu noktada pozitif bilimlerin gelişmesi, insan ile ilgili tüm alanlarda yapılan çalışmalarla birlikte, aydınlatmanın da yan bilgi olmanın çok ötesinde, başlı başına bir konu olduğunu ortaya koymuştur. Geçmişte aydınlatma teknolojileri alanındaki araştırmalarda göz ardı edilen konular, günümüzde sağlık sorunları olarak karşımıza çıkmaktadır. Verimlilik, performans, mekân algısı gibi konular, özellikle iç mekânların fiziksel ortam koşullarından kaynaklanan problemlerdeki artış nedeniyle göz ardı edilemez bir konuma gelmiştir. Bu noktada; ışığın geliştirilmesi, üretilmesi, satılması, uygulanması ve tasarlanması konularında, çalışan kişiler tarafından, ‘iyi görme koşullarının sağlanması için’ ışık uygulamak konusu, insan sağlığı çerçevesinde düşünülüp sağlıklı aydınlatmanın gereklerini yeniden belirlemesi gerekmektedir.

Sonuç olarak; özellikle görsel performans düzeyinin yüksek olmasının istendiği durumlarda mekânda yapılacak aydınlatma tasarımının da mekânla birlikte tasarlanması gerekmektedir. Bu amaca yönelik yapılacak aydınlatma tasarımlarında, zamanının büyük bir kısmını kapalı mekânlarda ve yapay ışıkla geçiren kişilerin, yapay ışıktan fizyolojik, biyolojik ve psikolojik bakımdan nasıl etkilendiklerini bilmek gerekmektedir. Bir mekânın mekânsal özellikleri ve yaratılmak istenen atmosfer en iyi ışık sayesinde vurgulanabilir. Daha iyi görme koşullarını sağlamanın ortamdaki aydınlık düzeyini yükseltmek olmadığı yeni nesil araştırmalarla anlaşılacak ve belki de günümüzde doğru olarak kabul ettiğimiz pek çok uygulama tarihte kalacaktır. Işık mekânın kimliğini ve mekânsal özelliklerini doğrudan etkilemekte ve oluşturmaktadır. Bu bakımdan aydınlığın karanlık yüzünü görmek, zamanımızın  büyük kısmını geçirdiğimiz iç mekânlara aydınlatma bakımından daha etkili yaklaşımlar getirecektir.

Yaratmak istediğiniz ambiyansın yolu, belirlediğiniz ışık miktarı ve stilden geçiyor.


PARLAYAN, YANSIYAN, YÜKSELTEN DEKO-ŞİFRELER

Klasiğin Vazgeçilmezliği

Her dönemin zamansız stillerinden olan klasik tasarım anlayışı, aydınlatmada birer mücevheri andıran çizgileri ile modası geçmeyen zevkleri yansıtıyor. Gösterişi ve şatafatı ile avant-garde bir duruş sergileyen dev sarkıtlar, sarkıtların en büyük tamamlayıcısı aplikler, masa üzeri aydınlatmalar ve lambaderler ile klasik tarzdaki yaşam alanınızda çarpıcı bir vurgu sağlayabilirsiniz.


Duvarda Işık Oyunları
Bölgesel aydınlatma ile desteklenen mekânların belki de en şık parçaları arasında yer alan aplikler duvara yansıttıkları ışık gölge oyunları ile adeta birer enstelasyona aracılık ediyor. Modernden klasiğe, bakırdan cama kadar her malzeme ve stile bürünen aplikler yaşam alanlarının her noktasına çok yakışıyor.

XL Yaşam

Yaşam alanlarımız büyüdükçe aydınlanma ihtiyaçları da aynı oranda artıyor. Yüksek tavanlı, geniş oturma gruplu ve büyük bir yemek masasının konumlandırıldığı bölümlerde yaşamımızı XL boyutlara sahip aydınlatmalar aydınlatıyor. İri sarkıtlar, uzun lambaderler, dev bahçe aydınlatmaları derken büyüklük hissi mekânlara da yeni bir boyut kazandırıyor.

Hayatı Durduran Banyolarda Yeni Yaklaşımlar

Gün geçtikçe biraz daha önem kazanan ve kişisel yenilenme mekânı olarak içeriğini hızla geliştiren banyolar, sadece teknoloji, işlev ve mobilya ile değil, teması, atmosferi, aurası ile de öne çıkıyor. Artık günümüzün banyo tasarımlarında su ile baş başa kalmanın, arınmanın ve rahatlamanın altı çiziliyor. Banyoların tanımı tümden değişti. 2018 sezonu için evinizin keyif sınırları genişlerken ön plana çıkan mimari özellikler ise başı çekiyor.

A.Ozan EKŞİ

 

Tüm mekânlarıyla ev yaşamının büyük resmine baktığımızda, tasarım dünyasının teknoloji gibi süratle yükselen bir yıldız ile organik yaşam ve rafineliğe sadakat arasında gidip gelmek yerine birleştiren ve buluşturan bir aksa girdiğini gözlemliyoruz. Banyolar bir süredir yeni yüzleriyle karşımıza çıkıyor. Firmalar günümüz banyolarını şekillendirirken mimari yaklaşımları, yükselen tasarım trendlerini ve tüketici tercihlerinde büyük etkiye sahip olan yaşam tarzlarını göz önünde bulunduruyor.

Bu sene Milano Tasarım Haftası dahilinde 243 katılımcının yeni banyo koleksiyonlarını sergilediği Uluslararası Banyo Sergisi’nden aldığımız ilhamla yaratıcılığın sınırlarını zorlayan fikirlere kucak açıyoruz.

İster muhteşem bir aromaterapi partisi yapın, ister jakuzide müzik eşliğinde uyuyun… Sonra raftan bir kitap seçin, day-bed’inize uzanın, arada sırada tv seyredin. Ve bunların tümünü banyonuzda yapın. Günümüz banyoları, kapıyı kapattığınız anda bunların tümünü yapabilmenizi sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Sadece duş alıp çıkmıyor, uzun uzun bakım yapıyorsunuz, bir oturma-dinlenme köşeniz mutlaka oluyor, ayrıca iPod, iPad, DVD seyredebileceğiniz veya kitap-magazin okuyabileceğiniz bir multimedya köşeniz oluyor. Dilerseniz masaj masanızı da buraya alabiliyorsunuz. Fonksiyonelliğin yanı sıra görselliği de önemseyen yeni jenerasyon banyolar, sınırlarını aşarak genişliyor ve katma işlevler kazanıyor. Nihai kullanıcılardan gelen talepler değiştikçe, firmaların ve tasarımcıların çalışmaları da ‘individual’s concepts’ yani bireye özgün konseptler yönünde oluyor, yeni ürünler yeni alışkanlıkları doğuruyor. Mimarlığın uzun zamandır bireyi, tasarımın merkezi olarak konumlamayı beklediği gerçeğinin altını çiziyoruz.

Bob Marley’nin ünlü sözü “Bazı insanlar yağmuru hisseder, diğerleri ise sadece ıslanır” cümlesini tasarım mottosu olarak banyo, aritmetiğine uyarlayan tasarımcılar, rasyonellikten uzaklaşarak duyulara hitap eden malzeme ve yüzey seçimlerinin peşine düşüyor. Rahatlama, arınma ve dış dünyadan izole olma olgularına işaret eden banyolar, yeni teknolojilerle meditatif kozalara evriliyor.

Mekâna dinamik bir çekicilik ve akıcılık kazandıran kıvrımlı formlar bu sene armatürlerden banyo küvetlerine ve lavabolara kadar banyo ve mutfaklarda tasarımcıların öncelikli tercihleri arasında.

Tasarım arenasının son yıllardaki gözdesi pirinç, 2018 banyolarında mermer, ahşap ve cam gibi yüzeylerle kombinlenerek karşımıza çıkıyor. Rafine ve nostaljik görünümleriyle girdiği mekana estetik bir boyut katan pirinç armatürler kişisel detaylarla vurgulanıyor. Tasarımcılar inovasyonla doğayı, minimalizmle sıcaklığı başarılı bir şekilde bir şekilde bir araya getiriyor.

Yüksek kalitede banyo mobilyası tasarlama amacıyla yola çıkan Antonio Lupi bugün tüm dünyanın en ünlü üreticilerinden biri konumuna gelmiş, bu süreçte ürün gamını da geliştirmiş bir marka. Salone del Mobile’de banyo dolaplarından aynalara, taş küvetlerden duş sistemlerine, aksesuarlardan halıya ve iç-dış mekân şömine sistemlerine kadar koleksiyonlarını sergiledi.

Kalitesinden asla ödün vermeyen, gelmiş geçmiş en favori malzeme mermer; son yıllarda modern bir trend olarak keskin dönüşüyle tekrar mekânlara ev sahipliği yaptığını görüyoruz. Gücünü doğadan alan bu ihtişamlı seçenek, bu yıl hiç olmadığı kadar popüler. Ama onu sadece zeminde ya da duvarda değil lavabo ve tezgahlarda, dolap kapaklarında da görebiliyoruz.

 
Paolo Ulian’ın Antonio Lupi için tasarlamış olduğu Intrecciomermer anlayışının modernize edilmesinin en iyi örneklerinden birisi. Bağımsız lavabo içerisindeki led aydınlatmalar ile dikkatleri üzerine topluyor. Klasik blok mermer lavabolarının aksine hafifliğiyle ön planda olan bu tasarım yalnızca 55 kilogram ağırlığında.

Yeni lüksler arasında salonlara özenen banyolar var. Metrekareleri genişleyen banyolarda proporsiyonlar arasındaki armoni dikkat çekiyor. Köşe sehpası, makyaj masası, kanepe veya koltuk gibi banyolarda görmeye alışık olmadığımız mobilyalarla yaratılan mizansenler zeminde ahşap görünümlü seramikler, duvarlarda ise bleu-blanc karolar veya nostaljik duvar kağıtlarıyla sentezleniyor. Ortaya mekânı bir yaşam alanına dönüştüren samimi ve davetkar kurgular çıkıyor.

Günümüz teknolojileri banyo aynalarını da etkiledi. Aynalar kendi kendine aydınlanıyor ve buhu tutmuyor. Yeni aynalarda en çok görülen özellik Led ışık teknolojisi. Ayrıca dijital saat, radyo ve hatta televizyonlu olanlar da var. Bazı aynalar ise kendilerini ısıtarak yüzeylerinde buhu oluşmasını engelliyorlar. Teknolojik yenilenmeyle beraber farklı noktalarda da aydınlatma sağlayabilen modüllerle aydınlanıyor. Tıpkı kendinden klozet ve rezervuarlarda olduğu gibi.

Kentli Evlerin Yeni Mottosu: Alandan Kazanma

Yeni jenerasyon konut projelerindeki en önemli ortak nokta, küçük metrekareler ve çözüm odaklı “alandan kazanma” mottosu. Bu hedef öyle bir fikir noktasına getiriyor ki mimarları, her noktada bir gizli dolap, bölme, yok olmalar, ortaya çıkmalar, sınırlandırmalar, bölümlemeler karşımıza çıkıyor. Depolama, görsel olarak da estetiği zorlayan bir kavram; dolayısıyla kentli evlerin sade makyajını da doğru yapmak gerekiyor.

A.Ozan EKŞİ

Dünyanın telafi edebileceğinin çok üzerinde bir tüketimçağındayız. Bu durum dünyadaki kaynakların hızla tükenmesine neden oluyor. Lagom kelimesi işte tam burada devreye giriyor. Türkçe karşılığı olmayan İsveççe kelimeyi “ne az, ne çok” ya da “kâfi miktarda” olarak çevirebiliriz. Pek uygulanabilir gibi gözükmeyen bu felsefe, ihtiyacınız olandan fazlasını istememeye ve kullanmamaya teşvik ediyor.

Daha az stres için yaşamımızı düzenlemek, çevreye karşı duyarlı olmak ve kendimizi mutlu hissedebileceğimiz mekânlarda yaşamak bu felsefenin başlıca fikirleri arasında. Dünyanın en mutlu insanları olduğu kabul edilen İsveçlilerin yaşam felsefelerini evlerimizde uygulamak mümkün. Bunun için öncelikli olarak dağınıklık yaratan gereksiz eşyalardan kurtulup, uzun süre kullanabileceğiniz mobilyaları ve aksesuarları tercih etmenizi öneriyoruz. Natürel tonların rahatlatıcı etkisini, doğal dokularla buluşturarak, zanaatın öne çıktığı el yapımı objeler kullanmak her zaman iyi bir fikir. Yaşam alanlarınızda yaratacağınız dinginlik ve yalınlık ile kendinize daha stressiz bir hayat kurgulayabilirsiniz.

 

Türkiye’nin bir tekstil ülkesi olması ve dahası, doğu Asya ülkelerinden ithal, ucuza imal edilen, uygun fiyatlı giysilerin birçok marka tarafında üretilip satılması da giysi sayımızı arttıran faktörlerden biri. Talebi geçen arz sebebiyle her geçen gün evlerimizde büyük bir yoğunluk oluşuyor. İhtiyacımız olmadığı hâlde aldığımız ayakkabılar, kıyafetler, dekorasyon malzemeleri, makyaj malzemeleri, bunların her biri depolanma gereksinimi ile yaşamımızı etkileyen başlıklar. Örneğin artık pek çoğumuz evinde gardırop yerine, giysi odası kullanmakta.

 

Giyinme odalarını ele alacak olursak; aslında amacın, küçük bir alandan maksimum faydayı sağlayacak düzenleme ve depolama kaygısı olduğunu fark ederiz. Bir bölüme girip bütün kıyafetlerinizi bir arada görmek, kombinasyonlarınızı vakitle yarışırken doğru şekilde yapabilmek yaşam kalitemizi arttırmakta ve bize zaman kazandırmakta.

 

İçinde dolapların olduğu odalar ulaşılabilirliği kolaylaştırmaktadır. Görsel ve psikolojik olarak tatmin eder. Bu sistemde en ufak bir boşluğu dahi doldurabilirken, kıyafetlerinizi kolaylıkla organize edebilirsiniz. Aynı zamanda takılarınız, aksesuarlarınız da bir düzen içinde sizi bekler.

Uluslararası tasarım dünyası, kolay bir çözüm formülü üretti ve yeni jenerasyon oda seperatörleri ve üniteleri ile hem mekânları birbirinden (alan, hareket kabiliyeti kaybetmeksizin) ayırdı hem de ışığı her noktaya taşıdı.

Biraz geleceği tanıyacak olursak:

Rimadesio, dekorasyon dünyasının çok yakından tanıdığı bir marka. Modern kapı sistemleri, kayar paneller, saklama üniteleri, raf sistemleri, walk-in giyinme/soyunma mekânları-sistemleri ve tamamlayıcı mobilyalar üreten çok güçlü bir firma. Modern mimariye eşlik eden ve inovatif gelişmeleri adım adım takip eden Rimadesio, cam ve metali yani organik ve teknolojik iki malzemeyi yan yana getirerek işlevi estetikle buluşturan bir tasarım felsefesine sahip. Bugün dünyanın birçok yerinde seçkin projelerde yer alan Rimadesio, mimarların en büyük çözüm ortakları arasında olmakla birlikte Young & Design, KBB gibi birçok tasarım ödülünün de sahibi.
Özellikle mekânın bütün ruhunu değiştiren ve yüzey farklılıklarıyla çok stilize fonlar yaratan Rimadesio sistemleri, adeta sanat eseri gibi. Farklı seçeneklerde açılır-kapanır ve kayar sistemlerde üretirken, bütün bir panel olarak mekânı tek perspektifte kaplıyor. Bu da onu, lüks rezidans konseptlerinden flat’lerdeki pratik giyinme odalarına kadar her mekanda, sevimsiz kapı seçeneklerinden sofistike duvarlara ve onlarla bütünleşmiş kapılara götürüyor. Ev ve ofisler için tasarladığı mobilya ve duvar sistemlerini de kapsayan marka, özel ve toplu yaşam alanlarına sofistike, çağdaş ve fonksiyonel dokunuşlar ve çözümler getiriyor.

 

Tüm bu avantajlarından faydalanmak ve hayatınızı kolaylaştırmak için sizde bir an önce açık dolap ve açık raf sistemlerinden faydalanmaya başlamalısınız.‘’Alandan kazandığınız’’ güzel bir yaşam dileğiyle!

Yatak Odalarına Yaz Geldi

Metropolitan hayatın yorucu temposu havaların ısınmasıyla birlikte bizleri uyku kozalarımıza çekiyor. Günümüz trendlerinde uyku yeniden tanımlanırken sağlıklı, keyifli, derin ve temiz bir uyku için doğru enstrümanları tanımamız şart. Doğayı merkezinde tutan yaşam fikri, huzurlu ve mutlu uyandığınız sabahlar için, tropikal konfor alanları ile oluşturulmuş keyif köşelerinde tazelenmek gerektiğine işaret ediyor. Doğanın uyanmaya başladığı bahar atmosferinde, dış mekânları sadece yemek yeme, dinlenme gibi dingin ihtiyaçlar için değil; toplantı ve sosyalleşme anlamında da kullanmak iyi gelecektir.

A.Ozan EKŞİ

Yatak odalarına yaz geldi!
Yatak odaları, bir anlamda sığınaklarımız. Artan mesai saatleri ve yoğun seyahatler evde geçirilen zamanı azalttığından, kendimize ayırdığımız bu zamanı daha kaliteli geçirmeye odaklanmamız gerekmekte. İnsan ömrünün yaklaşık üçte birinin uykuda geçtiğini düşünürsek, sağlıklı bir uyku için yatak odasının konforunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlayabiliriz. İnsanların konforlu uyku ile ilgili bilinci artarken, yatak odalarından beklentiler de yeniden şekillenmeye başlıyor. Huzur, tamamen kişisel bir duyum olduğu için yatak odaları da bireysel isteklere göre dekore edilmekte. Bu kişisel sığınaklar, karmaşalardan arındığınız mekânlar aslında. Ne kadar konforlu uyursanız güne o kadar iyi başlarsınız.

 

Estetik tasarımlarıyla dikkat çeken firmalar, kalite ve tasarım anlayışla evlerin uyku mabedi olan yatak odalarında, görsel hazinemizi güçlendiren fonksiyonel tasarımlarıyla karşımıza çıkıyor. Son yıllarda yatak odalarını geleneksel, beyaz renk ağırlıklı tek düze modellerden kurtarıp, modern tasarımları son teknolojik olanaklarla sunarak yatak odalarına yeni bir soluk getirmeyi başaran güçlü markalar var. Bizim tercihimiz olan, kurulduğu ilk günden itibaren lüks segmente hitap eden, tasarımlarıyla ezber bozan Bonaldo, İtalyan şıklığını rahatlık ve kalite ile harmanlayan sofistike ve huzur dolu yatak odaları sunuyor.

Bonaldo, 2018 koleksiyonunda lüks detaylardan aldığı ilhamı çağdaş ve minimalist çizgilerle birleştirerek yatak odalarına yeni bir bakış açısı getiriyor.

Güneşin sıcak kucağındaki keyif köşeleri, konformist alanları
İç mekân mobilyalarında olduğu gibi açık alan tasarımlarında da dayanıklılık, konfor ve görsellik konusunda şüphesiz büyük bir değişiklik yaşıyoruz. Evdeki rahatlık duygusu ve estetik anlayış dış mekânlarda da kendini ele veriyor.

Önümüzdeki yaz sezonunda, dış mekân mobilyalarının bahçe, balkon, teras, güneşlenme alanları ve farklı özel alanlar gibi farklı fonksiyonlara uygun olarak kurgulandıklarını görüyoruz. Sandalye, koltuk, kanepe, sehpa, masa ve şezlong olarak sınıflandırılabilecek yeni nesil serilerin tekli, ikili veya çoklu alternatiflerin de yan yana geldiklerinde grup oluşturabilmesi yoluna gidiliyor. Bu tip tasarımlarda fonksiyonel ve ergonomik bir estetiğin hedeflendiği oldukça belirgin olarak karşımıza çıkıyor.

Yaz mobilyalarının hafiflik arayışı içinde olmasından, ‘’less is bore’’ anlayışı ile yaratılmış minimum malzeme çeşitliliği ile bu malzemelerin minimalist detaylarla bir araya gelmesi; yalınlığı ergonomi ile buluşturuyor.

Bu doğrultuda klasikleşmiş marka ve formüllerin yanında; yeni, enerjisi yüksek, farklı ve geleceğe odaklanmış markaları da yakından tanımak gerekiyor. Özellikle genç çiftler ve modernist çizgiyi takip eden profesyoneller için bu konuyla ilgili tavsiye edebileceğimiz marka olarak Manutti; dış mekân için masa, sandalye, oturma grubu, şezlong ve aksesuar tasarımlarıyla tanınıyor. Bugünün ihtiyaçlarını önceden tahmin ederek yarattığı koleksiyonlar sayesinde 2018’de en çok takip edilen markalardan biri olmayı başaran Manutti’nin güçlü bir tasarımcı kadrosu bulunuyor.

Manutti’nin günümüz yaşam tarzına uygun tasarımları yaratırken ana hedefinin zanaat becerisini endüstriyel olanaklarla uyum içinde harmanlamak olduğunu belirtmemiz lazım. Dış mekânı sadece yemek yeme, dinlenme gibi dingin ihtiyaçlar için değil, toplantı ve sosyalleşme anlamında da kullanma isteğinin arttığı bir dönemde, Manuttigibi renkli, stil sahibi, endüstriyel tarzın kentli kimliğini ifade eden markalar biraz daha öne çıkıyor ve tercih ediliyor.

Kısacası siz siz olun, sadece pencereleri ve kapıları açmakla kalmayın, ruhunuzu ve bedeninizi pozitif enerji ile, renklerle, en önemlisi de gelecekle buluşturun.

Ev dekorasyonunda 2018 trendleri: Sakinlik ve Huzur

Yaşam alanlarında doğal dokular kullanmak isteyenlere hitap eden pek çok lüks mobilya tasarımı var. Bu tasarımlar, 2018 yılında da dekorasyon trendlerini takip edenlerin tercihleri arasında yer alacak gibi görünüyor… 2018 koleksiyonları nelermiş hep birlikte gözatalım…

SAKİN VE HUZURLU
Sonbahar dekorasyon trendleri arasında bu sene sakin ve huzurlu ortamlar bir adım öne çıkıyor. Yalın şekli ve dokusuyla kullanıldıkları ortamda dingin bir atmosfer yaratan modern mobilya tasarımları, yaşam alanlarında farklı bir atmosfer yaratıyor. Doğal ve pastel renkleri aksesuarlar kullanmak, bu ortamları sonbahara hazırlıyor. İthal mobilya markalarımız olan Alivar, Bonaldo, Busnelli, Benedetti, Longhi, Ulivi ve Rimadesio’nun 2018 koleksiyonları nı www.semcollections.com’dan inceleyebilirsiniz.

BAKIR VE PİRİNÇ
Doğadan ilham alan tasarımların çoğunlukta olduğu mekânlarda hafif bir parıltıya imza atmak isterseniz, 2018’e damga vuracak detaylar arasında pirinç ve bakır detaylar yer alıyor. Sofistik ve modern tarzı bir arada yansıtmak isteyenler için pirinç kaplı eşyalar şehir ışıklarına atıfta buluyor. Kadife kumaş kaplı koltuklara ise bakır renkli detaylar göz alıcı şekilde eşlik ediyor.

ŞIK VE KULLANIŞLI
Her an hareketliliğin hâkim olduğu, kalabalık evlerin vazgeçilmezleri arasında, kullanışlı yemek masaları demirbaş olarak adlandırılabiliyor. Dikdörtgen veya yuvarlak seçenekleri bulunan yemek masaları, büyüyebildikleri ölçüde tüketiciye kullanım kolaylığı sağlıyor. Klasiklerden vazgeçmeyenlere mavi ve gümüş renkler kullanıldıkları yaşam alanına ferahlık katarken, sonbaharda keyif yapmaya yarayacak konforlu koltuk ve kanepeler de evinizin kışa hazırlarken, şık lüks alternatifler arasında yer alıyor. Tasarımın dünya çapındaki lider lüks markalarını Türkiye’de başarıyla temsil eden Sem Collections ithal mobilyalarını tercih ederek 2018 koleksiyonlarına ayak uydurabilirsiniz.

Küçük Mekanlar İçin Dekorasyon Fikirleri

Odaları küçük olan evlerin dekorasyonu konusunda zorluk çekiyorsanız, sizler için 5 güzel fikrimiz var. Ev dekorasyonu konusunda bazı püf noktaları bilmeniz hem daha kullanışlı hem de şık bir eve sahip olmanızı sağlayacak.

1- Duvar nişi kullanın

dekorasyon-fikirleri

İç mekan tasarımı ve dekorasyon konusunda, en çok tercih edilen yapılardan biridir. Mutfaktan, yatak odasına her odada kullanabileceğiniz niş; hem farklı bir hava yakalamanızı sağlayacak hem de evinizi canlandırmak için kullandığınız dekorasyon eşyalarına ayırdığınız güzel bir köşe olacak.

2-Ahşap, iç içe giren sehpalar

dekorasyon-fikirleri

Son yıllarda oldukça trend olan dekorasyon fikirleri arasında kütük yani ahşap mobilyalar var. Hem göze hitap ediyor hem de salonunuzu diğer olağan salonlardan ayıran, akılda kalıcı bir hale getiriyor. Eskilerin zigon sehpası, şimdilerin farklı tasarımı ile kütük sehpalardan oluşuyor.

3-Renkli ve ruhu olan halılar

dekorasyon-fikirleri

Küçük odalara koyu renkli ve iç karartıcı bir dizayn tercih etmemelisiniz. Koyu renkli koltuklar ve duvarlar gün geçtikçe sizi mental olarak da olumsuz yönde etkileyebilir. Bu sebepten koltuk ve duvarlarınızı ferah ve açık renklerden seçerseniz, halınızın daha renkli olmasını tercih edebilirsiniz. Koltuklarınız renkli ve desenliyse, halınızın daha düz ve tek renk olmasına dikkat edin.

4-Dekoratif dolapları sevin

dekorasyon-fikirleri

Evinizin her yerinin dolap olması fikri biraz itici kabul ediyoruz. Ancak salonunuzda hem dekoratif hem de düzenleyici bir dolap olması salonunuzu şık gösterecektir. Salona açık renkler hakimse raflı dolabınızın ahşap olması çekici bir görüntü oluşturabilir. Antrede modern bir hava esiyorsa, dekoratif dolabınızı da modern tarzda tercih etmelisiniz.

5-Aynaların büyülü dünyası

dekorasyon-fikirleri

Küçük mekanların kurtarıcısının ayna olduğu, yadsınamaz bir gerçek. Hatta dekorasyon fikirlerinin en başında gelen bir kural. Boydan boya ya da geniş bir ayna salonunuzu geniş gösterme konusunda en tecrübeli dekorasyon fikridir. Aynanızın çerçevesini seçerken yine mobilyanıza uygun olmasına dikkat edin. Modern iç mimarinin en çok tercih ettiği aynalar ise geometrik şekillerden oluşuyor.

YENİLENEN YAŞAMLARIN ANAHTARI SEM COLLECTIONS’DA

YENİLENEN YAŞAMLARIN ANAHTARI SEM COLLECTIONS’DA

 

Sem Collections, ev yaşamına baharla birlikte taze nefesler katacak ve her metrekarede daha dinç, daha keyifli ve daha sıcakkanlı hissettirecek tasarımlarla yeni sezona ‘merhaba’ diyor.

 

Her geçen gün, bizi daha kaliteli, daha huzurlu, daha mutlu ve daha keyifli hissettirecek yeni yaşam alanları arıyoruz. Böyle mekanlarda yaşamak istiyoruz. Stresli kent yaşamından kurtulup kendimizi evimizde şımartmak istiyoruz. Kendimizi evimizin kollarına bırakmak istiyoruz.

Bunun için yenilenmek, gözü ve ruhu yoran tüm eskilerden vazgeçmek, derinlik, rahatlık ve şıklık katan yeni formüller yakalamak, evin çehresini değiştirmek gerekiyor.

Yani bize bizi baştan sona yeniden yaşam katacak bir adres lazım, hem de dünya markalarını ayağımıza getirerek…

O adres Sem Collections.

Yaşam alanları için mutfaktan banyoya, mobilyadan aydınlatmaya kadar pek çok alanda, tanınmış uluslararası markaları ve ürünleri aynı çatı altında buluşturan ve son yılların en önemli dekorasyon adreslerinden biri haline gelen Sem Collections, bahar sezonu ile birlikte evleri yenilenmeye, ihtiyaçları ve çözümleri buluşturacak çözümlerle farklılaştırmaya davet ediyor.

 

Kahvaltıdan uykuya

İyi yemek yapmak, ilginç reçeteler bulmak, unutulmaz menüler oluşturmak… Günümüz metropol insanı için mutfak, artık kişisel tapınak, ayrı kalınmaz bir labarotuvar gibi. Sem Collections’ın amiral markalarından olan Valcucine de, yeni jenerasyon yemek maestrolarina keyifli bir gastro deneyimi sunuyor. Sabahın ilk ışıklarında, kahvaltıyla birlikte Valcucine mutfaklar, “yeni” günün ilk durağı olarak bize enerji veriyor.

 

Salon, çalışma köşeleri, dinlenme alanları. Kısacası evi ev yapan her yerde yine karşımıza Sem Collections ve markaları çıkıyor: 1884 yılında Firenze Toscana’da kurulan Alivar, İtalyan mobilya pazarının en söz sahibi, en saygın markalarından biri. Minimalizme zarafet kazandıran ve mobilyaya mimari bir şıklık ile yaklaşan Alivar, şimdi Sem Collections çatısı altında, Türkiye’deki dekorasyon tutkunlarıyla buluşuyor. Diğer yandan sürgülü kapılar, saklama sistemleri, raf sistemleri, dolaplar, kitaplıklar, kapılar, giyinme odaları, büfeler/kabinetler ve sehpalar tasarlayan Rimadesio, İtalyan tasarımının yalınlığı güzellikle birleştiren, detaylarla devrim yaratan sıra dışı bir markası ve bu yıl 60. yaşını kutlamakta. Özellikle tasarım alanında yenilikleri hızlı kaydedemeyen ve stil konusunda uyum sağlamakta iç mimarları daima yoran kapı konusu Longhi ile tamamen değişiyor. Çünkü mekanı tamamlayan kapı tasarımlarıyla Longhi, farklı modelleri, farklı malzemeleri ve fonksiyonları buluşturarak birer exclusive mobilyaya dönüştürüyor. Alessandro La Spada, Enrico Cattaneo, Studio Opera gibi önemli tasarım imzaları ve ofisleri tarafından tasarlanan kapılar, ayna, deri, süet, cam, ahşap gibi malzemelerle tasarlanıyor ve lüksist desenlerle mekanın şıklığına uyum sağlıyor. Geleceğin wellness dünyasını kurgulamak ve insanı su ile farklı senaryolar eşliğinde buluşturacak teknolojiler tasarlamak amacıyla kurulan Carmenta, Sem Collections’ın bir başka İtalyanı. Banyo kavramını fiziksel ve ruhsal iyileşme, yenilenme ve tazelenme noktasına taşıyan Carmenta, mühendisler, tasarımcılar, teknisyenler ve sanatçıların birarada çalıştığı ve spa tanımını bireysel ihtiyaçlara göre geliştiren ve yönlendiren bir çizgide proje ve uygulama yaparak yol alıyor. Marka, buhar banyoları, hamamlar, saunalar, Himalaya tuz duvarları, reaksiyon duşları, biosauna, dinlenme alanları, kromoterapi kabinleri, masaj odaları, cilt ve vücut bakım odaları ve kum odaları ile spa keyfini evlere taşıyor.

Bu Dokunuşta Bir Tılsım Var

Valcucine / Meccanica Demode
Gabriele Centazzo imzası taşıyan bu mutfağın modern çatısını oluşturan demir tüpler, yapıştırıcı kullanılmadan -yine- demir eklemlerle birleşiyor ve bu sayede hafiflik kazanıyor, yeniden söküp takılması kolaylaşıyor.
ESKİDEN EVLERIN EN ŞIK ODALARI OLARAK DEKORE EDILEN SALONLARIN GÖLGESINDE KALAN MUTFAK VE BANYOLAR, ARTIK KENDILERI IÇIN ÖZEL ÜRETILEN MALZEMELERLE DONATILIYOR. KULLANIŞLI, MODERN, ERGONOMIK VE RENKLI TASARIMLAR EVLERINIZE ÇOK YAKIŞACAK.
Rimadesio / Stripe
Guiseppe Bavuso imzası taşıyan tüm sürgülü kapı modellerinden biri olan Stripe, adından da anlaşılabildiği gibi cam üzerine koyu renk çizgilerle tasarlanmış bir ürün.
Starpool / Sweetspa
Defalarca kez önemli tasarım ödülerine layık görülen Starpool, evde yaratılacak kişisel spa’lar için en doğru adreslerden biri.
Antonio Lupi / Bolo
AntonioLupi’nin yeni Ceramilux koleksiyonuna ait Bolo lavaboları, kalıplama tekniğine derinlikçi bir bakış açısı getiriyor ve her ihtiyaç için kare, dikdörtgen, elips ve daire şeklinde üretiliyor.